Ebru Karatosun
ANKARA

Türkiye’nin gündemine 2007 yılında İstanbul Ümraniye’de bir gecekonduda 27 el bombasının bulunmasıyla giren Ergenekon davasında geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme yaşandı. Savcı, Yargıtay’ın bozmasının ardından yeniden görülen 235 sanıklı davada mütalaasını açıkladı. 658 sayfalık mütalaada, Ergenekon terör örgütünün varlığının ispat edilemediği, bu yüzden sanıkların örgüte üyeliğinin ve örgüt adına suç işlenmesinin mümkün olmadığı belirtildi ve bu kişilere terör suçundan ceza verilmemesi talep edildi. Savcı Abdurrahman Hacısalihoğlu, aralarında eski kuvvet komutanları Şener Eruygur, Hasan Iğsız, Hurşit Tolon ile Tuncer Kılınç, Veli Küçük, Tuncay Özkan, Kemal Gürüz, Kemal Alemdaroğlu gibi birçok ünlü ismin beraatini istedi. Oysa sanıklar arasında gerçekten FETÖ kumpasına maruz kalanlar da vardı, o dönem mitinglerle, kışkırtıcı yayınlarla, internet andıçlarıyla, irticayla mücadele eylem planlarıyla ve karanlık eylemlerle ülkeyi dizayn etmeye kalkıştıkları ayyuka çıkanlar da...

DARBE PLANI VAR, DELİL YOK
Özden Örnek’e ait günlüklerde ifade edilen Ayışığı, Sarıkız, Yakamoz ve Eldiven isimli darbe planlarının varlığının kabul edildiği mütalaada “Ancak yazılanların dosyaya ve iddiaya konu terör örgütü ile irtibatının maddi delillerle ilişkilendirilemediği değerlendirilmiştir” denildi. İrticayla mücadele eylem planına ilişkin hazırlanan raporların elde edilişinin ve aramaların hukuka uygun yapılmadığı bu yüzden belgelere itibar edilemeyeceği, belgeleri ele geçirenlerin de FETÖ’den yargılandığı ifade edildi. İnternet andıcı olarak bilinen faaliyetin de “cebir ve şiddet” içermediği kaydedildi. Hükûmet karşıtı mitingler ve toplantılar düzenleyen bazı dernek ve komitelerin söylemleri ise ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirildi.

VİCDANLARI TATMİN ETMEDİ
Peki Türkiye’nin Ergenekon davasıyla ilgili talep gerçekçi mi? Avukat Cüneyt Toraman’a göre, hükûmet aleyhine düzenlenen ve ordunun göreve çağrıldığı Cumhuriyet mitingleri, Ergenekon yapısının ürünüydü. Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi Başkanı Avukat Dr. Mehmet Sarı’ya göre, o mitingler devlet içerisinde derin yapılanmaların harekete geçirilmesiyle birlikte icra icra edildi. Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Cavit Tatlı’nın görüşü ise “Bir kişi suçu işlemiş bile olsa bu tam olarak ispatlanamıyor ise o kişiye ceza verilmez. Ama o kişinin suçsuz olduğu gerçeğini, o topluma ihanet ettiği gerçeğini ve kamu vicdanında cezalandırıldığı gerçeğini de değiştirmez” yönünde.

KİM NE DEDİ?

Sapına kadar gerçekti
TBMM Başkanı Binali Yıldırım, geçtiğimiz yıllarda “Darbeciler, Balyozcular, Ergenekoncular sırasını savdı, FETÖ’cülere görevi devretti. Ergenekon ve Balyoz sapına kadar gerçekti, FETÖ’cüler sulandırdı” şeklinde açıklamalarda bulunmuştu.

O mitingler derin yapılanma işiydi
Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi Başkanı (TÜRKAD) Avukat Dr. Mehmet Sarı: Seçilmiş siyasal iktidar, olağanüstü yöntemlerle yıkmaya teşebbüs edildi. FETÖ’nün bir bütün olarak Ergenekon davası diye bir süreci suistimal ettiği aşikârdır. Ama bu bize zaman içerisindeki 27 Nisan e-muhtırasını, zaman zaman hazırlanan eylem planlarını, 2007 yılında AK Parti’ye açılan kapatma davası gibi olağanüstü süreçlerin olmadığını göstermez. Adı FETÖ de olsa, başka bir şey de olsa sonuç itibariyle devlet içerisindeki cunta ve demokrasi dışı hareketlerin tamamına karşıyız.

Delil bulunamaması darbecileri aklamaz
Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Cavit Tatlı: Bir suç tam olarak ispatlanamıyorsa kişiye ceza verilmez. Ama o kişinin o topluma ihanet ettiği gerçeğini ve kamu vicdanında cezalandırıldığı gerçeğini değiştirmez. Bugün mahkemenin ya da savcılığın darbe suçunu işleyenleri bulamaması ve onlara ceza verilemeyecek olması, darbecilerin ve darbe hazırlıkların olduğu ve asker içerisinde darbecilerin bulunduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz.

FETÖ sulandırmasa davalar çökmezdi
“2007 yılındaki Cumhuriyet mitingleri, AK Parti’ye kapatma davası açılması, cumhurbaşkanının seçtirilmemesi Ergenekon yapısının ürünüdür. Ergenekon ve Balyoz davalarının çökmesinin temel nedeni bu soruşturmaları ve yargılamaları bir terör örgütü olan FETÖ’nün yapmış olmasıdır. Davada beraat kararı verilmesi geçmişte böyle bir örgütün olmadığı, hükûmeti düşürmek için hiçbir eylem yapmadığı, anayasayı değiştirmeye çalışmadığı anlamına gelmez. Zaten son darbe 28 Şubat kontgerillanın, diğer adıyla Ergenekon’un eseridir.”