Seçilmiş hükûmete yargı üzerinden darbe indirmek için peydahlanan 17/25 Aralık sürecinde FETÖ’nün yayın organı gibi hareket eden Sözcü gazetesinin yazar ve yöneticileri dün İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Gazetenin genel yayın yönetmeni Metin Yılmaz, internet yayın yönetmeni Mustafa Çetin, internet haber koordinatörü Yücel Arı ile yazarlar Emin Çölaşan ve Necati Doğru savunmasını yaptı. İlk olarak Çölaşan dinlendi.

İSTİFALAR İÇİN YAZMIŞ

Çölaşan, SEGBİS ile Ankara’dan bağlandığı mahkemede “FETÖ ve herhangi bir terör örgütüyle hayatım boyunca ilgim olmadı. 42 yıllık gazeteciyim. Cemaat hakkında binlerce yazı yazdım. Herhangi biri adına dava vs. olmadı. Sizin huzurunuzda bulunmak benim için incitici ve rencide edici bir durumdur. FETÖ’cülüğü de cemaatçiliği de reddediyorum” dedi.

Mahkeme başkanının “17-25 Aralık’ta FETÖ yargı eli ile darbe girişiminde bulundu. Bu girişimden sonra 24 Aralık’ta ‘Bizim başaramadıklarımızı cemaat başardı’ başlıklı yazılarınız var. Ne amaçla yazdınız’ diye sorması üzerine Çölaşan “O sırada yapılan operasyonlarla 4 bakan istifa ettirildi veya görevden alındı” dedi ve bu istifalar sebebiyle “Biz başaramadık” dediğini savundu.

DARBE OLUNCA GÖRDÜK

Hakim, Çölaşan’a Zaman gazetesine kayyum atanırken yazdığı “Şimdi cemaati savunma zamanı” yazısını da sordu. Sözcü yazarı “O yazıdan bir gün önce cemaatin bütün yayın organları polis tarafından TOMA’larla basılmıştı. Kim olursa olsun gazetelerin bu şekilde polis tarafından basılmasına, bugün de yandaş medyanın başına gelse tepkimi ortaya koyarım. O güne kadar devlet bunların terör örgütü olduğunu açıklamamıştı. En sonunda MGK tarafından resmî kararlar alındı ve darbe olayında gördük ki gerçekten terör örgütüydü. Biz terör örgütü diyorduk ama bunu gösteren belge yoktu elimizde. Darbe olduğu zaman biz de gerçekleri gördük. Gerek Fetullah ve gerekse cemaatin en amansız düşmanlarından biriyim” diye konuştu. 

LEKELENİYORMUŞ

Yazar Necati Doğru da 15 Temmuz darbe girişiminden iki gün sonra yazdığı “Naylon Darbe” yazısının başlığını savunamadı. 249 kişinin canını ortaya koymasını görmeyen Doğru, 15 Temmuz’un tezgâh olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmişti. Savcı iddianamede Doğru’nun FETÖ’yü aklamaya çalıştığını ifade etmişti. Doğru dün mahkemede “Benim inancım, yaşama biçimim FETÖ’ye yardımcı olmak ile arama dağlar koyar. ‘FETÖ’ye kasıtlı yardım etti’ diye suçlamak beni ve yazarlığımı lekelemektir. Şerefli yaşama hakkımı elimden almaktır” dedi.

Duruşma sonunda Sözcü gazetesinin firari sahibi Burak Akbay ile 3 sanığın dava dosyalarının birleştirilmesine karar verildi. Davada sanık sayısı 9’a yükselirken, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için duruşma 12 Mart’a ertelendi.

KÖTÜ BİR ÖRGÜT OLDUĞUNU BİLİYORDUK

 

Sözcü’nün yayın yönetmeni Metin Yılmaz FETÖ için “Biz bunların çok kötü bir örgüt olduğunu biliyoruz. Manşetlerimiz hep bunlar. FETÖ’cüler darbe yapacak dedik. Uyardık” dedi. İnternet yayın yönetmeni Mustafa Çetin, FETÖ’cülerin gizli hesabı “Fuat Avni”den neden paylaşım yaptıklarıyla ilgili soruya “Fuat Avni 2014 ve 2015’te paylaşımları doğru çıktığı için fenomen olan bir hesaptı. Siyasilerin polemik yaparak büyüttüğü biri oldu. “Fuat Avni yine bildi” şeklinde haberler yapıyorduk” karşılığını verdi. İnternet yayın koordinatörü Yücel Arı da “1988’de İzmir’de FETÖ ile ilgili ilk haberi ben yaptım. Yeni Asır’da yayınlandı” ifadesini kullandı. Sanıkların hepsi de FETÖ düşmanı olduklarını ifade etti ancak kimse neden 17/25 Aralık’tan sonra FETÖ’ye destek çıktıklarını açıklayamadı.