Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler kapsamında Ankara Keçiören'de konuştu. Erdoğan, “CHP’nin bir özelliği var. Kiminle el ele, kiminle kol kola? Kandil’in desteklediği HDP, İYİ Parti, Saadet ve FETÖ. Bunlarla el ele yürüyor. Bunların zillet, illet ittifakı var. Bizim de Cumhur İttifakımız var” dedi.

Sözlerini sürdüren Erdoğan,”Bize 15 Temmuz darbe girişiminde bulunanlara karşı bütünleştik. Orada CHP, HDP var mıydı? Orada diğerleri var mıydı? Yoktu. Bu kardeşiniz gecenin saat 01.15’inde Atatürk Havalimanı'na indiğinde milletiyle iç içeydi. 23.15’te de Bay Kemal oraya gelmiş, tankların koruması altında oradan ayrılarak Bakırköy Belediyesine gitmiş. Sonra da, bana da haber verseydiler gelirdim diyor. Milyonlar meydanlara dökülmüş sen hala bana da haber verseydiler diyorsun, özel sipariş mi gerekiyor. Bu bir vatan meselesidir. 7 Ağustos’ta kendisini davet ettik. Cuma akşamına kadar bize haber vermedi, en son baskılara dayanamadı ve Cuma akşamı geleceğini bildirdiler. Ondan sonra da Yenikapı ruhu dediğimiz olaya tahammül edemedi. Zaten bizlerle beraber olamazdı. Şimdi biz azami müştereklerimiz olduğu cumhur ittifakı ile bu yolda yürüyoruz. Bu mesele sıradan bir mesele değil. Vatanseverlik rastgele bir olay değil. Ankaralılar siyaset mühendisliklerine prim vermez, başkentliler lafa değil icraata, birikime, tecrübeye, ehliyete bakar. Bu adaylarımızla belediye hizmetlerinde çıtayı düşürmek değil, daha yükseğe çıkarmak için Ankaralıların desteğine talibiz. Bizim bildiğimiz, tanıdığımız, 17 yıldır içinde yaşadığımız Ankara aday diye öne sürülen projeyi 31 Mart’tan sonra evine geri gönderecektir. Yenimahalle’ye de Altındağ ilçemizin başarılı belediye başkanı Veysel Tiryaki başkanımızı aday gösterdik. Altındağ’daki başarısını Yenimahalle’de kendisinden alacağız. Ankara Büyükşehir Belediyemizin Genel Sekreterini Altındağ Belediye Başkan Adayı olarak çıkardık. Buralardaki o başarılı süreç aynen devam etsin ama Yenimahalle’deki düşüşü de tersine çevirelim” ifadelerini kullandı.

"Bu hisseyi hazineye er veya geç devredeceğiz" 

Türkiye’nin pek çok sorunu ve sıkıntısı olduğuna dikkat çeken Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: 
"Bunların en başında gelenlerin biri CHP sorunudur. Tek parti CHP’sinin bu ülkeye maliyeti öylesine büyüktür ki aradan geçen bunca zamana rağmen hala o dönemin yanlışlarının faturalarını ödemeye devam ediyoruz. Ankara’nın dili olsa da tüm bu süreci anlatsa. Baktık ki dün CHP’nin başındaki zat çıkmış bir sürü zırvayla milletimizin kafasını karıştırmaya çalışıyor. CHP’nin ittifak yaptığı partileri sayıyor ama asıl büyük ittifak içinde olduğu parti ve onun arkasındaki terör örgütünü gizliyor. Asıl büyük ittifakı bölücü örgütün güdümündeki partiyle yaptılar. Kandil’deki terör baronlarının açıklamalarından biliyoruz. Bu zat çözüm üretmekten bahsediyor. Halbuki hem Türkiye’nin hem de yapılan tartışmalardan anlıyoruz ki partisinin çözmesi gereken en büyük sorun kendisi olmuş haberi yok. Türkiye’nin tefecilere teslim edildiğinden söz ediyor. Dünyadaki en büyük tefeci IMF’dir. Bu ülkede IMF ile ilk anlaşmayı CHP yapmıştır. Bu ülkeyi senelerce IMF kapılarında CHP süründürmüştür. Türkiye’yi IMF cenderesinden kim kurtarmıştır? Biz kurtardık biz. İktidara geldiğimizde IMF’ye olan borç 23,5 milyar dolar. Bunu kucağımızda bulduk. Hem dünyanın en büyük yatırımlarını gerçekleştirdik, 2013 yılı Mayıs ayında IMF defterini kapattık. Şu anda IMF ile bir işimiz yok. Onlar bizden borç istediler. CHP’lilerin söylediklerine bakacak olursak şayet ülke yönetimini ele geçirirlerse ilk yapacakları iş Türkiye’yi yeniden IMF’ye teslim etmek olacak. Dünyada Atatürk’ün mirasını amacı dışında kullanmakta ısrar ederek banka hissedarı tek parti olma sıfatı CHP’nin bu işlere yatkınlığını biliyoruz, İş Bankası’nın yüzde 28,5 gibi ortağıdır. Ama onu da Gazi’ye uygun olarak atacağız adımları ve bu hisseyi hazineye er veya geç devredeceğiz. Konu CHP olunca demokrasilerde asla yeri olmayan parti-banka ilişkisine bile kılıf bulanlar ülkemizin IMF’ye teslimini de alkışla karşılayacaklardır. Böyle bir durumda bırakınız sebze meyve fiyatlarındaki yükselişi, Türkiye’nin tüm sanayisini, ticaretini, tarımını, ihracatını çökertecek adımlar ardı ardına gelecektir. Ülke olarak bunların hepsini geçmişte yaşadık. Savunma Sanayimizi hedeflerine uygun bir şekilde büyütüyoruz. Göreve geldiğimizde savunma sanayi yüzde 20 itibariyle yerliydi, şimdi yüzde 65-70’e çıktı. Çıkmış hala yalan yanlış şeyler söylüyor. Arifiye’deki palet fabrikasını bizim satmamızdan bahsediyor. Eline diline dursun, böyle bir satış söz konusu değil. Sadece Katar ve Türk ortaklığı buranın işletmesini 25 yıllığına biz bu oluşuma devrettik. Bu oluşum buraya yaklaşık 40-50 milyon dolar yatırım yapacak. Devlet bunu yürütemiyorsa ve burada daha başarılı adımlar atmamız gerekiyorsa biz bu adımı atarız.”