Çocukları dağa kaçırılan annelerin, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki acılı bekleyişleri, sekizinci gününde devam etti. Terör örgütü PKK ve siyasi uzantısı HDP’ye isyan eden aile sayısı yeni katılımlarla 21’e çıktı. HDP’nin ölüm tehditlerine rağmen “Gerekirse burada ölürüz ama çocuklarımızı almadan gitmeyiz” diyerek evlatlarını isteyen aileler, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “O annelerin çözüm adresi bir partinin kapısı değil, devletin kapısıdır” sözlerine de cevap verdi. Acılı aileler, kendilerinden koparılıp ellerine silah verilen çocuklarının terör baronlarına hizmet eden HDP’nin organizasyonuyla dağa kaçırıldığını belirterek, çözüm yerinin de burası olduğuna dikkat çekti.

KOD ADI BİLE VERMİŞLER
 20 yaşındaki oğlu Mehmet’in HDP’nin yardımıyla dağa kaçırıldığını belirten Diyarbakırlı baba Salih Aylu, bu yıl nevruz etkinliğinden sonra evladına bir daha ulaşamadığını belirtti. Aylu, şunları kaydetti: Görüştüğüm bir kişi nevruzdan sonra oğlumun dağa gittiğini, çocuğumun dağda olduğunu söylüyor. Oğluma verilen kod isme kadar bana söyledi. Bu kişinin sürekli HDP kongrelerine katıldığını gördüm. Çocuğumu arayarak, tehdit ederek nevruza götürüyorlar. 22 Mart’tan sonra bir daha çocuğuma ulaşamadım. Çocuğumu geri istiyorum. Orada kalmasını istemiyorum. O kişi, ‘Beni neden polislere şikâyet ettin? Türkiye Cumhuriyetinden korkmuyorum.’ dedi. Oğlumun Irak’ın Metina bölgesinde olduğunu ve kod adını söyledi. HDP’ye başvurdum. ‘Buraya boşuna geliyorsun, biz siyasi partiyiz, bu konularla ilgilenmiyoruz.’ dediler. Ama benim oğlum orada. Ben oğlumu geri istiyorum. Sonuç ne olursa olsun, oğlumun terörist olmasını istemiyorum.

HDP İNKÂR, ŞOFÖR KABUL ETTİ
 Latife Ödümlü de Dicle Üniversitesi (DÜ) Kimya Bölümünde okuyan ve 10 aydır haber alamadığı oğlu Özgür (23) için Ordu’dan geldiğini kaydederek, evladının üç arkadaşıyla kandırıldığını ve terör örgütüne katıldığını söyledi. Oğlunu bulmak için kapı kapı dolaştığını dile getiren Ödümlü, şöyle konuştu: Telefonla aradım cevap vermedi. Buraya geldim, yurt dışına gittim. Kapı kapı dolaştım, oğlumu bulamadım. İki sefer bu binaya geldim. ‘Çocuğumu siz götürdünüz.’ dedim. Onlar, ‘Biz götürmedik’ dedi. Onu götüren şoförü buldum. Irak sınır kapısına kadar götürdüğünü söyledi. Ben de Kuzey Irak’a üç defa gittim. Mahmur’a gittim. Onu bulamadım. Çocuğumun arkadaşları da kayıp, onlar da gitmiş. Bu anneleri televizyonda gördüm. Ben de geldim. On aydır oğlumdan hiçbir haber alamıyorum.

NE DEMİŞTİ?
İYİ Parti lideri Akşener, Diyarbakır’da acılı bekleyişle ilgili yaptığı açıklamada “O annelerin feryadının çözüm adresi, bir partinin kapısı değil, devletin kapısıdır” ifadelerini kullanmıştı. Ne HDP ne de PKK’dan söz eden Akşener’in bu yaklaşımı büyük tepki toplamıştı.