İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Bolu'da düzenlenen "Terörle Mücadele Şube Müdürleri Değerlendirme Çalıştayı"na katıldı.

Burada konuşan Soylu, nasıl bir coğrafyada yaşadıklarını bildiklerini belirterek, "Bir tarafta Orta Doğu'yu bir savaş ve çatışma alanına döndürmek isteyenler diğer tarafta etrafımızdaki bütün coğrafyayı ateş çemberine döndürmek isteyenler diğer tarafta yüzlerce yıldır yaşadığımız bu coğrafyayı huzur, istikrar, birlik ve kardeşlikten ayırmak isteyenler ve diğer tarafta bu büyük medeniyetin, güçlü devlet anlayışımızın ve bütün dünyaya örnek olan, coğrafyamıza örnek olan millet anlayışının etkisizleştirilmesi için Anadolu'muza, Türkiye'mize karşı kurulan oyunlar ve kumpaslar var. 21. yüzyılın belki de en yakıcı meselelerinden biri olan terörle bizi imtihan etmelerinin tam göbeğinde bulunuyoruz." ifadesini kullandı.

Soylu, mesai arkadaşlarına ve ailelerine teşekkür ederek, "Türkiye'ye oyun kurmaya çalışanların kafasına bu oyunu geçiren güçlü bir ekipsiniz. Hepinizi ayakta alkışlıyorum ve tebrik ediyorum. Allah sizlerden razı olsun. Kendinizi çok geliştirdiniz, devletimizin kapasitesini çok geliştirdiniz ve belki de dünyada terörle mücadelenin nasıl yapılabileceği konusunda bütün dünya ülkelerine ders verebilecek bir niteliğe geldiniz." diye konuştu.

"Her şeyin sebebini bilir de söyleyemezdik"
Bir gözlerinin kendi işlerinde olduğunu, diğer gözlerinin, akıllarının ve dikkatlerinin dünyadaki resimde olduğunu dile getiren Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu mecburiyetin sebebini elbette ki hepiniz biliyorsunuz. Bu ülkenin haritada nerede olduğunu biliyorsanız, etrafındaki coğrafyayı biliyorsanız, bu ülkenin tarihini, bu ülkenin inancını, bu ülkenin medeniyetini ve bu ülkenin millet kodlarını biliyorsanız ve tanıyorsanız bunu bilirsiniz. Bize yıllarca izlettikleri resim şuydu; dünyanın 2 süper gücü var, ayrıca bir de Avrupa var. Orta Doğu çatışma bölgesidir, Filistin'de zulüm, Afganistan'da savaş, İran ve Irak'ta gerilim var. Suriye'de PKK kampları vardır. Başka ülkelerde de vardır ama açık açık söyleyemeyiz. PKK'nın para ve silah desteğini kimin verdiğini biliriz ama söylemeyiz. Darbeleri kimin yaptırdığını biliriz ama söyleyemeyiz, terörden en büyük acıyı ve maliyeti çekeriz ama sadece o olayın dairesine ve çerçevesine bakarız. Resmin tamamına sanki bakmamız yasaklanmıştır. Bakamayız, vatandaşımıza söylediğimiz tek şey, 'Olay sonrasında geniş çaplı operasyon başlatıldı ve kanı yerde kalmayacaktık'. Bir de klasik, 'bıçak kemiğe dayandı' söylemidir. Her şeyin sebebini bilir de söyleyemezdik, adım atamazdık çünkü korkularımız vardı, bize korkular yaşattırıyorlardı."

Soylu, Terörle Mücadele Daire Başkanlığının hazırladığı videoyu hep beraber izlediklerine işaret ederek, şöyle devam etti:

"Sanki bir korku tüneli gibi ölümler, patlamalar, terör olayları ve bunların her birini yaşayan bir millet, her birini yaşayan ekonomi, her birini yaşayan bir siyaset, her birini yaşayan bir devlet... 'Amerika ne der, Avrupa ne der?' kaygısına göre sınırlandırılmış, çerçevesi vesayet kurumlarıyla belirlenmiş bir alan içerisindedir. Sadece o alanda sorunlarımızı çözmeye çalışırdık. İçerde güvenlik birimlerimiz, sizden önceki kardeşlerimiz, büyüklerimiz, canlarını cebine koyar, uğraşırlar, mücadele ederler, gayret ederler ama bir sınıra gelirler, bir adım ötesine gidemezler. Teşbihte hata olmaz; o büyük resme tıpkı resim sergisi gezer gibi sadece bakıp çıktığımız için 2 fırça da biz orada atamadığımız için ne acılarımızı dindirebildik ne de arzu ettiğimiz noktaya gelebildik.

19 yılda olan biteni tek bir cümleyle 21. asrın başından itibaren olan biteni tek cümleyle anlatayım; Recep Tayyip Erdoğan resim fırçasını eline aldı, önce bu ülkeye, sonra da bu dünyaya yeni bir resim çizdi. Olan bitenin net tarifi budur. Türkiye önce altyapısını ve demokrasini tahkim ederek bir güç oluşturdu. Sonra bu güçle birlikte bir strateji ortaya koydu ve uyguladı."

"Türkiye büyüdükçe Türkiye'yi terörle sınayacaklardır"
Bakan Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ülkenin başında olduğu sürece Türkiye'nin büyümeye, zenginleşmeye, ilgi alanlarını etki alanlarına döndürmeye, güçlü yarınlarını, medeniyetini dünyanın bütün ülkelerine aktarmaya devam edeceğini söyledi.

Türkiye'yi çekemeyen ve hazmedemeyenlerin ise tehditlerini alenen sürdüreceğine işaret eden Soylu, "O yüzden siz uyumayacaksınız arkadaşlar. Türkiye büyüyecek. Sizin göreviniz; bu tehditleri bertaraf edecek aklı, gücü, cesareti, istihbari gücü en üst seviyeye çıkarmaktır. Türkiye büyüdükçe, zenginleştikçe, ürettikçe, eğitim seviyesi, medeniyetini bütün dünyaya yayma kabiliyeti, ilgi alanları etki alanlarına dönüştükçe Türkiye'yi terörle sınayacaklardır." diye konuştu.

Soylu, kimsenin bunlara aldanmaması gerektiğinin altını çizerek, "Bugün Türkiye'de terör örgütü PKK'nın sayısını 320'nin altına kadar düşürdük. Yaz-kış operasyonlarımız devam ediyor. Eren-5'e başladık, mağara mağara giriyoruz. Bulacağız ve onları imha edeceğiz. Burada hiçbir tedirginliğimiz söz konusu değildir. Türkiye içerisinde vücut bulduramadıkları, güç veremedikleri PKK terör örgütüne, Irak'ın kuzeyinde ve aynı zamanda Suriye'de uluslararası destekle güç verdirmeye çalışıyorlar. Arkasında Amerika'nın, Avrupa'nın olduğunu hepimiz biliyoruz. Eskiden Türkiye'de olan terör kamplarını Suriye'de kurduklarını, oradaki aileleri tehdit edip o ailelerin çocuklarını PKK/PYD terör örgütüne kattıklarını, onlara uluslararası sistemden gelen aylıklarını verdiklerini hepimiz biliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Bütün operasyonların kendine ait bir sebebi var"
İçişleri Bakanı Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde terörle mücadelede büyük mesafe aldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ama yığınağın Suriye'ye yapıldığını, Türkiye'nin Afrin, Cerablus, Azez, Mare, Çobanbey, aynı zamanda Tel Abyad, Resulayn, bu noktalara yaptığı operasyonların temel anlamının burada yattığını, uluslararası bir sistemin, hemen yanı başımızda kuzu postuna büründürmeye çalıştıkları, içerisinde kendi bütün karakterlerini barındıran canavarları besleyen bir alan oluşturmaya çalıştıklarını hep beraber biliyoruz."

Bütün operasyonların kendine ait bir sebebi olduğuna dikkati çeken Soylu, "Bu, bizim etrafımızda ve içimizde örülmek istenen, bizi hareketsiz ve istikrarsız bırakmak isteyen o anlayışı yıkma ve Türkiye'yi coğrafyasıyla birlikte ilelebet özgür, hür ve güçlü bir ülke yapabilme kabiliyetidir." dedi.

Soylu, hala Türkiye'nin büyüklüğünü anlamayanların olduğunu dile getirerek, "Bu nesil bir sınav neslidir. Bir sınavın içerisindeyiz. Bu sınavın içerisinden Allah'ın izniyle başarılı şekilde çıkarsak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü şekilde çıktığımız andan itibaren tecrübeler gelecek nesillere aktarılacak ve gelecek Türkiye'si büyük ve güçlü olacaktır." diye konuştu.

Soylu, Esenyurt'ta HDP'nin ilçe binasında karşılaşılan manzarayı hep birlikte gördüklerini belirterek, "Aslında bizim o görüntüler üzerine burada herhangi bir şey söylememiz, çıkıp konuşma yapmamız da gerekli değildir. Allah'ınızı seversiniz; birileri sabahtan akşama kadar konuşuyor, hiç Esenyurt'ta HDP binasındaki terör manzaralarından bahsettiler mi? Bir cümle bahset, Allah rızası için bir cümle bahset. Benim valime, kaymakamıma, yargıcıma 'militan' diyenler, bir tek cümle bahset, Allah rızası için bahset. Bu kadar mı koptunuz Türkiye'den? Esenyurt'ta ve Diyarbakır'da HDP binasında çıkan manzaraların hiçbirisine en ufak bir ses çıkarmıyor. Biz aynı milletin evlatları değil miyiz? Ne çabuk sizi kandırdılar, aklınızı çeldiler, koltuklarla, iktidar hırsıyla aklınızı başınızdan aldılar?" diye konuştu.

Birtakım çevrelerin devlete saldırmayı maharet sandığına işaret eden Soylu, şöyle devam etti:

"Ben 2 yıl önce söylemişim. Halka açık bir toplantıda, 'Terör örgütüne en fazla militanın devşirildiği yer, Esenyurt HDP binasıdır.' demişim. Bir kere merak ettiniz de sordunuz mu? İşte gördük. Bunları bildiğimiz için terör örgütüne katılım 2020 yılı içerisinde 53'e düşmüştür. Son yerel seçimlerden sonra terörle iltisaklı olduğu için görevlendirme yaptığımız aynı partinin belediye başkanlarına koşa koşa 'geçmiş olsun'a gidenler Esenyurt'a kadar giderler mi, onu bilmiyorum. Gitmelerini bekliyorum, geç kaldılar. Esenyurt HDP binasına gidip, 'geçmiş olsun' desinler bence. Demeleri lazım, ayıp ediyorlar. Ortaklarına yanlış yapıyorlar. PKK'nın desteğiyle ortaya koymuş oldukları sonuçları kendilerine oluşturanlara yanlış yapıyorlar. Gitsinler, bu kadar zor zamanda yalnız bırakılır mı insanlar? Yanlarında olsunlar, sosyal mesafeye uyarak birlikte çay içsinler.

Buradaki fotoğraf nettir. Bugün vali ve kaymakamlarımıza, jandarmamıza, polisimize 'militan' diyenlerin bu fotoğrafa ne diyeceklerini duymak, elbette ki bizim hakkımızdır. Bu teşkilatın evladını şehit veren anne, babanın ve bu milletin hakkıdır. İçişleri Bakanı olarak sormak istiyorum; buna daha ne kadar göz yumacaklar, bunu daha ne kadar görmezden gelecekler? Maske uyarısı yapan bir polisin ağzından çıkan tek bir yanlış cümleyi günlerce sosyal medyada linç malzemesi yapanlar, Esenyurt'taki bu hadiseye hiçbir şey söylemeyecekler mi? Bir siyasi partinin ilçe binasının duvarında PKK terör örgütünün bayraklarının, sözde liderinin posterlerinin olmasına sözleri yok mu?"

"İlkokulda okudukları İstiklal Marşı'nı unutanlara yazıklar olsun"
Polis ve jandarmanın attığı adımların bile sayıldığına, valinin, kaymakamın ağzından çıkan her kelimenin, attığı her tweetin, çektirdiği her fotoğrafın takip edildiğine dikkati çeken Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O ilçe binasındaki fotoğrafı neden yok sayıyorlar? PKK'ya, terör örgütüne deva bulmaya çalışanlar niye sesiniz çıkmıyor? Koştura koştura şehit ailelerimize gitmeyip orada terör örgütüne destekçilik yapanların evine gidip Türkiye Cumhuriyeti devletini ve kahraman evlatlarımızı dünyaya, haksız bir yere şikayet etmeye çalışanlar, hadi koştura koştura Esenyurt binasına gitsenize, PKK'ya deva bulsanıza... HDP binasına gidin. Geçen gün milletvekilinin oradan çıkarken o annelere yaptığı edepsiz davranış gibi belki siz de bir davranış yaparsınız. Terörle mücadeleyi siyaset alanına taşımaya çalışanlara buradan sesleniyorum; az buçuk ülke sevginiz varsa bu alandan çıkın. Buranın siyasetini yapmayın. Bir muhalefet lideri de 'Garipsedim' diyebilmiş. Lanetleyemediniz mi, diliniz varmadı mı? Bu mudur? Bu kadar mı tepki verebildiniz?

PKK bayraklarını, posterlerini parti binasına asanlara değil, onlara sessiz kalanlara ve garipseyenlere söylüyorum; bu milletin, şehit ve gazilerin ahını alırsınız. Öyle her şey ucuz değil. Bu evlatların, inlerine nasıl girdiğini biliyor musunuz? Ölümüne giriyorlar oraya. Onlar ilkokulda okudukları İstiklal Marşı'nı unutmadılar, onun için giriyorlar. İlkokulda okudukları İstiklal Marşı'nı unutanlara yazıklar olsun, 'yuh' olsun. Sen devletin valisine 'militan' diyeceksin... 'Militan' doğru, sen evinde rahat rahat uyurken gece gündüz polisiyle jandarmasıyla sağlıkçısıyla vatandaşıma bir şey olmasın diye salgınla mücadele ettiği için 'militan.' Aman bir tane asayiş olayı olmasın diye emniyet müdürüyle jandarma komutanıyla kafa kafaya verip acaba ilimizin huzurunu çok daha iyi nasıl sağlarız dediği için 'militan.' Türkiye bunlara rağmen bu başarıları elde etti ve buna devam edecek."

"Yerli ve milli hava araçlarını ürettik"
Türkiye'nin her şeye rağmen başarılar elde ettiğini dile getiren Soylu, "Yerli ve milli hava araçlarını ürettik, onları kullanacak evlatları eğittik ve netice aldık. Bu araçlardaki etkinliğimiz uçuş saatlerimiz bakımından 2016'da 2 bin 219 saatti, 2020'de 47 bin 763 saat oldu." ifadesini kullandı.

Bakan Soylu, sınır güvenlik sistemlerini modernize ettiklerini ve sistemin inşasının büyük çoğunluğunun tamamlandığını anlatarak, "Bunun sonucunda 2018 yılından bugüne kadar yurt dışından giriş yaptığı değerlendirilen terörist sayısı 408'den 118'e geriledi. Bu ciddi bir şekilde terör örgütünü baskıladığımız anlamına gelir. 2017-2020 yıllarında görülme duyumları yüzde 77 azaldı, yani hareket kabiliyetleri azaldı. Aynı şekilde telsiz kestirmeleri de 2016'da 14 bin 582 idi, 2020 sonu itibarıyla 443'e düşmüştür. Ürküyorlar, korkuyorlar. Telsizde konuşuruz da yerimiz anlaşılır bizi imha ederler diye sıçan gibi davranıyorlar." dedi.

DEAŞ, PKK ve FETÖ ile mücadele
İçişleri Bakanı Soylu, 4 yıldır ülkede eylem gerçekleştirememesine rağmen sıkı takipte olunan DEAŞ terör örgütüne yönelik geçen yıl düzenlenen 1332 operasyonda, 292 kişinin etkisiz hale getirildiğini ve 2 bin 798 şüphelinin gözaltına alındığını aktardı. Süleyman Soylu, şu bilgileri paylaştı:

"Yine devletin içine sızmış ve hala kalıntıları olan, 15 Temmuz dün olmuş gibi teyakkuzda olduğumuz FETÖ ile mücadelemiz, devletimize ve milletimize aynı sadakatle devam etmektedir. Bu örgüte yönelik olarak 2020'de 13 bin 516 operasyon yaptık. İçeride eylem kabiliyetleri büyük oranda bitirilmiş olmasına rağmen hala bir yapılanma arayışı içerisinde olduklarını, yurt dışından destek gördüklerini ve karmaşık bir yapılanma içerisinde olduklarını biliyoruz.

Şunu söyleyeyim, FETÖ'yü sınırlarımızın dışarısına ittik. Tehlike bitti mi, bitmedi. PKK'yı sınırlarımızın dışına ittik, tehlike bitti mi, bitmedi. Niye? Sınırlarımızın dışına ittik ama onlarla kucak kucağa olanların yanındalar. Tehlike devam ediyor. Avrupa'da terör örgütlerine nasıl sahip çıkıldığını anlatsak, paramotor, drone ve havacılık eğitimlerini nasıl verdiklerini, yeni teknoloji silahlarını nasıl kullandıklarını anlatsak milletimiz sabah akşam onları lanetler."

İdlib'de yaşanan gelişmelerin ve Sincar'daki durumun dikkatli bir takip gerektirdiğine değinen Soylu, Türkiye'nin yetişmiş kadroları, tecrübesi, devlet gücü ve güçlü liderliği sayesinde, terörle mücadelede dünyanın en başarılı ülkelerinden biri olarak ayakta kalacağını vurguladı.

Soylu, önemli bir süreçten ve dönemden geçildiğine işaret ederek, Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılında, sözü herkes tarafından dinlenen bir Türkiye'yi hep birlikte gerçekleştirebilmeyi hedeflediklerini, bunun için teşkilata da büyük görevler düştüğünü sözlerine ekledi.