BM 75. Genel Kurulu Başkanı Bozkır, TBMM Genel Kurulu’nda milletvekillerine bilgi verdi. Bozkır, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun, küçük büyük ülke farkı gözetmeksizin bütün ülkelerin eşit temelde temsil edildiği yegane demokratik platform ve karar alma organı olma niteliğini taşıdığını belirterek, “Bu görevi üstlenen ilk Türk vatandaşı olmaktan dolayı, özellikle de bunu Birleşmiş Milletlerin kuruluşunun 75'inci yılında ifa ediyor olmaktan dolayı da ayrıca büyük bir mutluluk duyuyorum. Göreve başladığım andan itibaren Türk Bayrağı'mız makam odamda Birleşmiş Milletler bayrağıyla birlikte yer alıyor ve bütün toplantılarımda da bu iki bayrağın bir arada olmasına özel önem atfediyorum” ifadelerini kullandı.

Bozkır, Katar’ın ön sırada yer almasına ilişkin olarak, “Davet edilen ülkelere göre bir sıralamada gidiyoruz, davet geldi ve de Katar, Birleşmiş Milletler bütçesine en önemli katkıyı yapan ülkelerden bir tanesidir dolayısıyla ilk tur için de orayı göreve aldık” şeklinde konuştu.

Bozkır şöyle konuştu:
“Görevi devraldığımda 4 öncelik saptadık, bunu sizler de biliyorsunuz. İlk öncelik, Birleşmiş Milletlerin ve küresel faaliyetlerin mutlaka çok taraflılık ilkesi içinde yürümesi şartı var. Eğer bunu ortadan kaldırırsak o zaman tek taraflı kararlarla Birleşmiş Milletlerin yönlendirilmesi, dünya sorunlarına tek ülke üzerinden çözüm bulunma çabası ortaya çıkıyor. Onun için çok taraflılık en önemli unsurlarından birisi ve bunu bugüne kadar gerçekleştirdik. İkinci unsur: Dünyada muhtaç durumda olan ülkeler; bunların sorunlarının mutlaka Genel Kurulda dile getirilmesi, Genel Kurula güven duyulması. Genel Kurulun bu az gelişmiş, sahili olmayan ada devletlerin, orta gelir düzeyindeki ülkelerin, bizim mazlum ülkeler diye tabir ettiğimiz ülkelerin sesi olması önemli olduğu için ben buna da önceliklerim arasında yer verdim. Diğer bir husus: Kadınların yaşam standartlarının iyileştirilmesi, hayatın içinde tüm alanlarda daha eşit biçimde yer alması, güçlendirilmesi konusuna da önceliklerimiz arasında yer verildi. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2021 yılında 235 milyon kişi insani yardıma ihtiyaç duyacak ve bunlar arasında en savunmasız durumdaki 160 milyonun insani ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için 35 milyar dolar kaynak gerekiyor. Yaklaşık 690 milyon insan yetersiz beslenme tehlikesiyle karşı karşıya ve 22 ülkede 72 milyon insanın mücadele ettiği açlığın kökeninde de çatışma ve ihtilaflar yer alıyor. Ciddi bir kıtlık tehlikesi söz konusu ve özellikle Yemen bu kıtlık tehlikesini en çok hisseden ülkelerden bir tanesi ve bütün bu ihtiyaçların karşılanması için 4 milyar dolara ihtiyaç duyuluyor. Ülkede 16 milyon insanın bu yılın ilk yarısında açlıkla yüz yüze geleceği tahmin ediliyor. Myanmar'da şiddetten kaçan 860 bin Rohingyalı Müslümanın Bangladeş'te sığındığı Cox's Bazar dünyanın en büyük mülteci kampı hâline gelmiş durumda. Bölgede iki hafta önce meydana gelen yangında zaten zor koşullarda yaşayan bu kardeşlerimizin -45 bin kişi daha- kampsız, yerleşecek yeri olmayan bir duruma gelmesine neden oldu. İnşallah bundan sonraki ziyaretimi de Bangledeş'e yaparak Rohingyalı Müslüman kardeşlerimizin oradaki statülerini, durumlarını gözden geçirip oradan mesaj vermeyi arzu ediyorum.”

Myanmar’daki askeri darbeye işaret eden Bozkır, “Myanmar'daki askeri darbenin Covid salgını göz önüne alındığında Rohingya Müslümanlarının içinde bulunduğu durumu daha da kötüleştirmesinden endişe duyuyorum. Myanmar'daki askeri darbe gerek benim gerek Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin ve Güvenlik Konseyinin kuvvetli mesajlarıyla telin edildi ve bununla ilgili olarak da Birleşmiş Milletler Genel Kurulunu toplandım ve askeri darbenin kınanması ve oradaki seçilmiş başbakan ve liderin süratle tutukluluklarının sona erdirilmesi çağrılarında bulunduk. Birleşmiş Milletler olarak size şunu garanti edebilirim ki benim Başkanlığım döneminde hiçbir ülkedeki askeri darbe destek bulmayacaktır” değerlendirmesini yaptı.