Dernekten yapılan açıklamada, Dendias'ın, Batı Trakya Türklerine yönelik ifade ettiği çirkin ve skandal sözlerin devlet ciddiyetinden uzak ve habis duygu ve düşüncelerin ürünü bir zihniyetle bağdaştığı belirtildi.

Birleşmiş Milletler Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı tutum ve düşünceye sahip tüm kurum ve fikirlerin kınandığı ve bu sözleşmelerde imzası olanların sözlerine sadık olmasının beklendiği aktarılan açıklamada, "Balkan Türkleri olarak ne kimlik ne aidiyet ne de benlik konusunda şüpheye düşmeyecek olan bir toplumu, bu tür agresif eylemlerle yıldıracağını düşünen zihniyetin bundan vazgeçmesini temenni ediyoruz. Yunan devletini temsil eden kişi ve kurumların tutum ve davranışları yukarıda bahsettiğimiz habis huylu düşünceye meyil ediyorsa dünyanın neresinde olursa olsun gerekli cevabı her zaman alacaktır." ifadeleri kullanıldı.

Sivil toplum kurumu olarak, Türkiye ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun verdiği gerekli ve yeterli izahatları anlamak istemeyenlere bir kez daha seslenildiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Balkanlar'da Türkler vardır, var olacaktır ve toplumsal barışa her daim gerek ulusal gerek uluslararası antlaşma ve sözleşmeler çerçevesinde katkı sunacaklardır. İnkar ve yok sayma politikalarını güdenler kaybetmeye her daim mahkum olacaklardır. Batı Trakya'dan Tuna'ya, Adriyatik'ten Doğu Türkistan'a kadar her yerde, dilimizin konuşulduğu her karışta bizleri hissetmeniz temennisiyle."