Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuksuz olarak yargılanan sanıklar ve taraf avukatları katıldı.

Kazanın yaşandığı bölgede makasçı olarak görev yapan Osman Yıldırım’ın eğitimsiz olduğu yönündeki iddiaları reddeden Apaydın, “Osman Yıldırım 20 yıldır TCDD’de çalışan biri. Aynı görevi Samsun’da da yapıyordu. Buradaki yaptığı iş daha kolaydı. Ev hanımlarının çamaşır makinesini çalıştırmasından daha kolay bir iş. Eğitimsizlik diye bir şey söz konusu değil." dedi.

"MAKASÇI İŞİNİ YAPMAMIŞ"
"Makasçı işini yapmamış. Makinist de Hat 1’in açık olduğunu bilmesini rağmen Hat 2’den gidiyor. Yani bu kırmızı ışıkta geçmek gibi bir şey." diyen Apaydın, "Böyle olunca da kaza kaçınılmaz oluyor. Yani kaza insan hatası sonucu meydana gelen bir kaza. Makasçı işini doğru yapsaydı, makinist hata yapmasaydı bu kaza olmazdı” diye konuştu.

Sinyalizasyon sistemi tamamlanmadan hattın neden açıldığı yönündeki soruya cevap veren Apaydın, “Kayaş-Sincan kısmı ana aksı oluşturuyor. Yani bütün trenler burayı kullanıyor. Yaklaşık 2 yıl bu hatta banliyö ve şehirlerarası taşımacılık yapamadık. Bu da çok sayıda şikayetlere neden oldu. Biz burayı açtığımızda çok büyük bir rahatlama oldu. Hattın açılması yönünde kimsenin bir talimatı olmadı. Bu tamamen TCDD yönetiminin aldığı ortak karardır. Bu konuyla ilgili Ulaştırma Bakanlığı ya da üst düzey bürokratlardan herhangi bir talimat alınmadı” dedi.

Avrupa ile Türkiye arasında yatırım konusunda büyük farklılıklar olduğunu, Türkiye’nin tren işletmeciliği konusunda yaklaşık 50 yıl geriden geldiğini söyleyen Apaydın, “İnsanın olduğu her yerde hata vardır. Tam otomatik makinist ya da makasçı yapma şansımız yok. Böyle bir işletme yok. Kazalar maalesef oluyor. 10 yıldır Hızlı Tren İşletmeciliğindeki tek kaza bu. Tamamen insan kaynaklı” şeklinde konuştu.

Trenin kara kutusunun bilirkişi tarafından incelenmesini talep eden sanık avukatlarının kararını kabul eden mahkeme heyeti, dinlenmeyen bazı tanıkların da dinlenmesine karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.