12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 41 sene geçti. Darbe sonrası cezaevlerinde işkence sonucu 171 kişi olmak üzere yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi ise idam edildi. O dönem Ülkücülerin önde gelen isimlerinden Mahir Damatlar, 1980’de mahkûm edildiği ve şimdi müze olan Ankara Ulucanlar Cezaevini ziyaret etti. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte Ülkü Ocakları yöneticilerinden olan Damatlar, Ulucanlar Cezaevinin ibretlik bir yer olduğunu dile getirdi. Damatlar “Gerçekten olmaması gereken olaylar 1980 öncesinde hepimizin yolunu bir şekilde buraya düşürüyordu. Yaşadığımız ihanetlerin değişik bir şekli de o zaman vardı. Ortada bir devlet görüntüsü olmadığı için bizler hem okullarımızda okuyabilmek için hem evlerimize rahat gidebilmek için mecburen tedbirler alıyorduk. O tedbirler olayları getiriyordu. Çatışma oluyordu mutlaka ve o çatışmalarda da kanun devreye giriyordu, biz buralara mahkûm olarak getiriliyorduk” dedi.

“KAFASINDA TAKKE VAR DİYE ARKADAŞIMI ŞEHİT ETTİLER”
Türkiye’nin o dönem yapılan darbe sonucu on yıllarca geriye gittiğini vurgulayan Mahir Damatlar “O zamanın FETÖ’sü Kenan Evren ve arkadaşları o şerefli silahlı kuvvetleri sevk ederek bu milletin evlatlarına bu zulmü yaptı” yorumunda bulundu. Damatlar, o dönem cezaevlerinde uygulanan işkenceleri de şöyle anlattı: Ben sorgulanırken yanımda 16 yaşında Bekir Bağ isimli bir kardeşimizi şehit ettiler. Kendimden bahsedersem ona saygısızlık etmiş olurum, çünkü o işkencede öldürüldü. Sonra da götürdüler Mamak Cezaevine, ‘kendini astı, intihar etti’ diye ailesine haber verdiler. Bunun dışında Malatya’da Aydın Demirkol isimli öğretmen kardeşimizi işkenceyle öldürüp 5. kattan aşağıya attılar. Mamak Cezaevinde Hüseyin Kurumahmut isimli kardeşimizi kafasında namaz takkesi var diye copla vurup şehit ettiler, hem de 1987 yılıydı. Bunların yanında kendimize yapılan işkenceyi anlatırsak haksızlık olur. Yanımıza 13 yaşındaki bir kız çocuğuna, dayısının yerini söylemedi diye en adi işkenceleri yaptılar. Bunun için aklını oynattı o çocuk.

Bakan Koca'dan '12 Eylül' mesajı Bakan Koca'dan '12 Eylül' mesajı 12 Eylül 1980 darbesinin yıldönümü sebebiyle bir mesaj paylaşan Bakan Koca, darbelerin Türkiye'nin yıllarına mal odluğunu belirterek, bir daha asla yenisinin olamayacağını söyledi.
1980 darbesinin üzerinden 41 yıl geçti 1980 darbesinin üzerinden 41 yıl geçti Demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 41 yıl geçti. Türkiye’yi her alanda geri götüren 12 Eylül darbesi idam, kötü muamele ve insan hakları ihlalleriyle aradan geçen uzun yıllara rağmen zihinlerdeki yerini koruyor.

BU ÜLKEDE DARBE YOLLARI ARTIK KAPANDI
Siyasiler, 12 Eylül 1980 askerî darbesinin 41. yılı sebebiyle açıklamalarda bulundu. Darbeleri kınayan bürokratlar şunları kaydetti:

TBMM Başkanı Mustafa Şentop:  Bugün Türkiye Cumhuriyeti, bazı dış odakların ‘bizim çocuklar’ dediği yapıların aklına esince darbe yaptığı bir ülke değildir ve artık asla olmayacaktır. İçlerinde dikta hevesini besleyen ve bunu ancak askerî darbe, cunta gibi yollarla gerçekleştirebileceğini düşünen bedbahlara bu yolun artık bütünüyle kapandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay: Üzerinden 41 yıl geçmesine rağmen 12 Eylül’de yaşananları utançla hatırlıyoruz. Milletin üzerinde bir güç tanımadık, tanımayacağız.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül: 12 Eylül genç hayatlarından kopartılmış nice anıları acı hatıraları barındırıyor. 27 Mayıs’tan 15 Temmuz’a kadar Türkiye’de vesayet gençlerimizin geleceğini çaldı. Ülkemizin huzuruna kastetti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: 12 Eylül’deki gibi her darbe, memleketimizi ‘müstemleke memleketi’ yapmak isteyenlerin kurgusudur. Hedefleri bağımsız ve özgür Türkiye’dir, milletin birliğidir. Vesayetin araçları, maskeli iş birlikçileriyle istikrarsızlık ve devleti işlevsiz hâle getirmektir. Bir daha asla başaramayacaklar.

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: Kendilerinin ifadesi ile ‘12 Eylül’de bizim çocuklar kazandı’ diyorlardı. Çok şükür 15 Temmuz’da onların gayrimeşru çocukları kaybetti. Bu defa Türk milleti kazandı.

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal: Türkiye'de darbe dönemleri kapanmıştır. Bırakın bunu gerçekleştirmeyi, aklından geçirenin dahi derhâl yok edileceği konusunda tam bir inanç birliği oluşmuştur.