Yılmaz Bilgen

Türk Silahlı Kuvvetleri’nden Emekli Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş, Fransa ile bir çok cephede yaşanan gerilime paralel Katar Silahlı Kuvvetleri’ne ait Fransız uçaklarının Türkiye’de konuşlanması ve yapılacak müşterek tatbikatların teknik boyutundan ziyade stratejik açıdan büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye’nin F-35 prjesinden çıkarılmasını da tarihi fırsat olarak nitelendiren Karataş, geldiğimiz nokta itibarı ile kendi milli muharip uçağımızı yapmamız zor değil. Bizim hiçbir ülkenin uçağına ihtiyacımız yok’ diye konuştu.

Üst düzey donanıma sahibiz

Türkiye’nin gelinen noktada Rafale dahil tüm dünyada uçan savaş hava araçlarına dönük üst düzey donanım ve bilgiye sahip olduğunu vurgulayan Emekli Tümgeneral Karataş, Türk uçakları ve teknik personelin Rafale ile uçmasının teknik açıdan bize katacağı hiçbir artısı yok. Biz zaten bu hava unsurları ile ilgili her açıdan çok yönlü malumata sahibiz. Ancak bu hamle, başta Fransa olmak üzere Türkiye’ye karşı oluşturulmaya çalışılan ittifaklara karşı çok güçlü bir mesajdı. Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilen teklifin yasalaşması, siyasi olduğu kadar askeri açıdan da Katar-Türkiye işbirliğinin daha üst boyutlara taşınması demektir’ dedi.


Türk Silahlı Kuvvetleri’nden Emekli Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş


Stratejik tarafın görmeliyiz

Beyazıt Karataş’a göre Türkiye’nin içerisinde bulunduğu coğrafya sadece Katar ile değil dost ve müttefik başka ülkelerle de gerektiğinde benzer anlaşmalar yapmaya, mevcut olan anlaşmaların ise kapsamının geliştirilmesine uygun. Katar ittifakı da bu duruma en iyi örnek. Beyazıt Karataş’ın altını çizdiği husus ise Katar ile imzalanan “Teknik Düzenlemeye” sadece Katar Hava Kuvvetleri envanterinde mevut olan ve Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde bulunmayan Rafale uçakları hakkında eğitimler sırasında bilgi sahibi olma imkanını sağlayacak algısının doğru olmadığı yönünde. Emekli Tümgeneral Karataş, bu olayın taktik düzeyde değil stratejik boyutunun konuşulması gerektiğini ifade etti. 

F 35 olayı Türkiye’ye tarihi fırsat sundu

TSK bünyesinde görev yaptığı dönem başta ABD olmak üzere bir çok ülkede resmi görevlerde bulunan Tümgeneral Beyazıt Karataş, F 35 projesinden çıkarılmamızın bize tarih bir fırsat sunduğunu belirtti ve şu değerlendirmede bulundu:
Türkiye, havacılık alanında müthiş mesafe kat etti. Bizim bu noktada hiçbir ülkenin uçağına ihtiyacımız yok. İHA-SİHA teknolojisinde çok sağlam bir zeminimiz var. Bu potansiyel bize Milli Muharip Savaş Uçağı sahibi olma imkanı veriyor. Eski dönem özellikle analog yazılımlar için 20-25 yıllık çalışma ve deneyim gerekiyordu. Türkiye şu an bu aşamaları çoktan aştı. Bu birikim üzerine koyabileceğimiz birkaç unsur ile dev projelere dönüşür ve Türkiye kendi uçağını üretir. 

F 35 defolu ürün

Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Emekli Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş, F 35 savaş jetleri için, ABD dışında tüm ülkeler için tam bir bağımlılık aracı. Diğer boyutu ise Amerika’nın bilgisi dışında yerinden dahi kıpırdatamazsınız. Hiç kimsenin uçurma imkanı yok. Olayın teknik kısmı ise çok ciddi hatalar içeriyor. Şu an Amerika bu projede ortaya çıkan defoları kapatma adına müthiş bir karartma faaliyeti yürütüyor. Ben bu açıdan başta Yunanistan olmak üzere tüm bize karşı hasmane tutum içerisinde olan ülkelerin F 35 almasını istiyorum. Çünkü hakikaten bu uçaklar ciddi handikaplar barındırıyor’’ ifadelerine yer verdi.

Bakan Akar’dan F-35 mesajı: Bu konuda tavrımız net Bakan Akar’dan F-35 mesajı: Bu konuda tavrımız net Yerli deniz topunun test atışlarına katılan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD ile yaşanan F-35 sorunu ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Akar, aynı zamanda Rusya-Ukrayna gerilimine değindi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin'in yapacağı görüşmeye dikkat çekti.
MSB'den F-35 açıklaması: 2022'de ABD'de yapılacak MSB'den F-35 açıklaması: 2022'de ABD'de yapılacak Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, “F-35’lerle ilgili ikinci toplantı 2022 yılının başında ABD’de yapılacak.” açıklamasında bulundu. MSB'den yapılan açıklamada, terörle mücadele ve Yunanistan'ın provokatif eylemleri de değerlendirildi.