İrfan Özfatura

Rus sanatçı Sergey Malyuti’nin 1890 yılında tasarladığı ve ahşap oyma sanatçısı Vasily Zvyozdoçkin’in yaptığı iç içe geçmiş 8 bebek, adını döneminin popüler kadın ismi ‘’Matriyona’’dan aldı. Ahşap bebekler, 20. yüzyılın başına kadar okullarda çocukların zihinsel gelişimi, renk, boyut ve aile kavramlarını öğrenmeleri için kullanılıyordu. Bebekler, ilk defa 1904’de Paris’teki uluslararası bir fuarda görücüye çıktı ve matruşka olarak bütün dünyada tanındı. Birden fazla olmasıyla kadının doğurganlığını, iç içe geçmesiyle de annenin korumacı yönünü betimleyen matruşka bebekler, Paris fuarının ardından dünyanın her ülkesinden talep görmeye başladı. Kısa sürede Rusya’nın simgelerinden biri hâline gelen matruşka, Türkiye’ye Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra geldi.  

HANGİ AĞAÇ KULLANILIR, NASIL YAPILIR?
Matruşka yapılacak ahşabın titizlikle seçilmesi gerektiğini ve ıhlamur ağacının çok uygun olduğunu belirten Güzel Sanatlar Enstitüsünün Tasarım Bölümü Başkanı Daria Baranova “Ahşap ince bir işçilikle tornadan geçirilir. Yüzey temizliği dikkatle yapılarak boyama ve tasarım ünitesine gönderilir” diyor. Öğretim üyesi Elena Kalenova ise yapım aşamasını, renkleri ve dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralıyor: Fabrikadan gelen ürünler kurutulduktan sonra astarlanır. Astar ve renk seçimi torna işi kadar önemlidir. Daha sonra boya ve çizim aşaması başlar. Burada usta eller girer devreye. Önce yüz bölümü, ardından elbise ve detaylar çizilir. Kırmızı, mavi, kahverengi ve beyaz renkler yaygın olarak kullanılır. En son vernik atılarak matruşka tamamlanır. Boyu bir santimetreden 13 metreye kadar değişen matruşkalar, 1,5 dolardan bin dolara kadar alıcı bulur.