Türk dizileri Orta Asya’dan Körfez Yarım Adası’na Balkanlardan Uzak Doğu’ya, dünyanın 160 ülkesinde milyonlarca kişiye ulaşıyor. Peki, bu diziler ülkemizin kültürel değerlerini ne kadar yansıtıyor? İşte bu soru bir akademik eserde cevap buldu. Türkiye’deki bazı akademisyenler, son yıllarda çekilen Türk dizilerini inceleyerek makale hâline getirdi. Bu çalışmalar da Dr. Yenal Göksun tarafından “Televizyon Dizilerinin Keşfi” adlı kitapta toplandı. Prof. Dr. Yusuf Devran, Prof. Dr. Rıdvan Şentürk ve Doç. Dr. Şükrü Sim gibi akademisyenlerin makalelerinin yer aldığı eser, dizilerin alt metinlerine ışık tutuyor. 

Yapılan çalışma hakkında sorularımızı cevaplayan Dr. Yenal Göksun, söz konusu dizilerin Türkiye’nin kültürel diplomasi sahasında yakaladığı en mühim fırsatlardan biri olduğunu söylüyor. Televizyon dizilerinin stratejik önemine dikkat çeken Göksun “Diziler, Türkiye’nin dünya çapında etki sahasını artırıyor. Dizilerin, Türk toplumunun genel değerlerini yansıtmada çok başarılı olduğunu söyleyemeyiz. Zira bu yapımlar, daha çok Batılı değerlerle oryantal değerleri birlikte sunan melez bir kültürün temsilciliğini üstlendiler” dedi.

HAKİKATLER VE KURGU

Tarihî dizilere de temas eden Göksun “Diriliş Ertuğrul, tarihe bakışı ve günümüze aktardığı motivasyon bakımından olumlu örnek. Ancak tarihî dizilerde hakikatler ile kurgu arasında bir dengenin olması çok önemli. Toplumun tarihe ilişkin algılarının hızlı ve tutarsız biçimde değişimi, ortaya hamasi söylemleri çıkarabilir ve tarihten güç almak yerine gücü yok eden kısır tartışmalara sürüklenme tehdidi ile karşılaşabiliriz” ifadelerini kullanıyor.

TÜRKİYE BU MU?

“Dizlerde aktardığımız şeyler kendi kültürümüz ile tam uyumlu değilse seyircilerde yanlış bir algı oluşumuna sebep olacaktır” diyen Dr. Yenal Göksun bunu yaşadıkları şu örnekle anlatıyor: Türk dizilerini takip eden Cezayirli bir öğrenci fakültemize okumaya gelmişti. Bu öğrenci Türk toplumunun Müslüman bir kimliğe sahip olduğunu ancak Türkiye’ye geldiğinde öğrenmiş. Bize bunu anlattı ve çok şaşırdığını söyledi. Çünkü seyrettiği televizyon dizilerinde yansıtılan Türkiye imajında buna dair kültürel bir göstergeye rastlamamıştı.