MURAT ÖZTEKİN

Osmanlı İstanbul’unun sosyal hayatı biraz daha aydınlanıyor… Daha önce 40 cildi basılan ‘İstanbul Kadı Sicilleri’nin 60 cildi daha günümüz Türkçesine kazandırılarak toplam 100 cilt hâlinde okuyucularla buluşuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından Medipol Üniversitesi iş birliği ile hazırlanan “İstanbul Kadı Sicilleri”, Osmanlıdaki siyaset, sosyal hayat ve hukuki sistem hakkında birinci elden bilgiler veriyor. Altı senede tamamlanan eserde, 1500’lerden 1912’ye kadar Osmanlı payitahtında el yazısıyla tutulan 10 bin kadı defterinden seçilmiş kısımlar yer alıyor.

ÇOK YÖNLÜ BİLGİ KAYNAĞI  
Sorularımızı cevaplayan kitap projesinin idarecisi Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın, İstanbul’da tutulan kadı defterlerini neşretmekle Osmanlıya ışık tutuklarını söylüyor. Prof. Dr. Aydın “Tabir yerindeyse Osmanlı toplumunun MR’ını çektik. Eserde hiçbir yorumda bulunmadan, kadıların tutmuş oldukları notlar, vermiş oldukları hükümler ve yaptıkları düzenlemeler gibi kayıtlara yer verdik. Kadı sicilleri, çok yönlü bir bilgi kaynağı. Evlenme ve boşanmaların ne şekilde gerçekleştiği, komşuluk münasebetlerinin nasıl olduğu, dinî hayatın canlılık seviyesi ve suçlulara karşı yapılanlar gibi mevzular hakkında asırlar öncesinin sosyal hayatına dair bilgiler var” diyor.
Prof. Dr. Aydın “İstanbul Kadı Sicilleri” eserinin Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyal, siyasi ve hukuki yapısını birinci el vesikalarla ortaya koyduğunu kaydederek “Osmanlıda kadı dediğimiz kimseler bugünkü hâkimlerden farklı olarak devletin idari yapısının merkezindeydi. Bu sebeple onların tuttuğu kayıtlar, devir hakkında çok şeyi haber veriyor. Bir mahkeme defterini baştan sonra okursanız, Osmanlı kadısının yaptığı çeşitli işleri görüp hayrete düşersiniz” şeklinde konuşuyor. 

GAYRİMÜSLİMLER BASKIYA RAĞMEN KADILARI SEÇMİŞ
Osmanlıda gayrimüslimlerin, ailevi işlerde isterlerse kendi dinî mahkemeleri yerine İslam hukukuyla hüküm veren kadılarının huzurunda yargılanabildiklerini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın “Kayıtlara baktığımızda mühim oranda gayrimüslimin, Osmanlı mahkemelerini tercih ettiğini görüyoruz. Hristiyan ve Yahudi din adamları buna mani olmaya çalışmışlar ama önüne geçememişler. Osmanlıda laiklik yoktu ama gayrimüslimleri koruyacak bir sistem mevcuttu. Osmanlı, üç büyük dine, onlarca mezhebe, çok sayıda kültüre mensup bir mozaiği asırlarca bir arada tutmayı becerdi” diyor.   

İSTANBUL'DA KADILAR BOŞ OTURUYORDU
Sadece kadı sicillerinden Osmanlıdaki suç oranları hakkında sıhhatli bilgi edinilemeyeceğini savunan Prof. Dr. Aydın “Ancak Osmanlı, suç oranlarını asgari seviyeye indirmişti; mahkemeye intikal eden anlaşmazlık sayısı çok azdı. Zaten kadılar, boş kaldıkları için devlet onlara idari vazifeler yüklüyordu. Bizim yayımladığımız yüz cilt defterinden herhangi birine bakarsanız, İstanbul gibi nüfusu zaman zaman bir milyona yaklaşan payitahttaki 10’dan fazla mahkemede, gün başına düşen hukuki anlaşmazlık sayısının bir-ikiyi geçmediğini anlarsınız. Bunların da ekserisi basit hukuki ihtilaflardır” şeklinde konuşuyor.