MURAT ÖZTEKİN

Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilmesine yol açan hadiselerin başlangıcı olan ve büyük bir coğrafyayı tesiri altında bırakan 31 Mart Vakası, Türk tarihinin esrarengiz hadiseleri arasında yer alıyor... İttihatçılara karşı başlayan ama darbeyle neticelenen isyanın, kim tarafından çıkarıldığı bir asırdır net olarak bilinmiyor. Ama hadisenin nasıl yaşandığını anlamaya yarayacak bir günlük artık Türkçede! İngiliz arkeolog Sir W. Mitchell Ramsay’in 31 Mart Vakası günlerinde İstanbul’da şahit olduğu hadiseleri günbegün anlattığı kitabı, “İsyan Günlerinde İstanbul” adıyla Timaş Yayınları tarafından neşredildi.

BİLEREK GELDİ
Kalkışma öncesinde karısı ve kızı ile birlikte İstanbul’a gelen ve 17 gün boyunca şehirden çıkmayan Ramsay, yaşadıklarını bir arkeoloğun bilmesi mümkün olmayan bilgilerle anlatıyor. İngiliz yazar, kitabın hemen başında tarihe geçecek bir maceraya doğru yol aldığını bildiğini, bu yüzden not tuttuğunu yazıyor. Bütün bunlar Ramsay’in istihbaratçı olduğu iddialarını kuvvetlendiriyor. Zaten Ramsay’in, İngiliz casus Gertrude Bell ile birlikte yazdığı bir kitap da bulunuyor.
Osmanlıyı çok iyi tanıyan Ramsay, eserinde evvela 1900’lerin başında Osmanlıdaki iki büyük siyasi güç olan İttihat Terakki ve Ahrar Fırkası’nın arasındaki farklılıkları anlatıyor. Görünürde pek çok liberal bürokratın vazife yaptığını yazan Ramsay, arka planda gizli güç olarak “hadsiz İttihatçıların” devlet kontrolünü ellerinde tuttuğunu aktarıyor. Eserde, devleti saran İttihatçıların karanlık taraflarına şu ifadelerle dikkat çekiliyor: “Hiç kimse İttihatçıların kim olduğunu, neyi amaçladığını bilmiyordu… Bazen iyi niyetli fakat bilgisiz kimselerin herhangi bir resmî mercie danışmadan İttihat ve Terakki Cemiyetindenmiş gibi davrandıkları oluyordu.”

İSYANI KİM FİNANSE ETTİ?
İngiliz yazar, 31 Mart Vakası’nın arkasındaki gücü de kitabında tartışıyor. Ayaklanan askerlerin ellerine çok para olduğunu ve bunun devlet dışı bir güç tarafından finanse edilemeyeceğini savunuyor. Bu sebeple Sultan Abdülhamid’i suçluyor. “Cui bono?” (Kimin menfaatine?) sorusunu soran Ramsay, ayaklanmanın Sultan’ın işine yaradığını iddia ediyor. Ancak Ramsay, 31 Mart Vakası sonunda kaybedenin Sultan olduğu gerçeğini göz ardı ediyor. Zaten günlüklerin diğer kısmında önceki ifadelerinin aksine hakiki kavganın İngiliz yanlısı Liberaller ile Alman taraftarı İttihatçılar arasında yaşandığını kaynaklardan aktarıyor. Bazı aydınların kalkışmayı İngilizlerin yanlılarınınbaşlattığına dair ifadeleri kitapta geçiyor. Ramsay, isyanı bastırmaya gelen Hareket Ordusu’na da Almanların yardım ettiğini naklederek, bunun bir devlet içim kârlı bir yatırım olduğunu ifade ediyor.
Ramsay, -kendi de ifade ettiği gibi- İstanbul’da duyduğu hemen her şeyi günlüklerine not etmiş ve dokunmadan kitabına koymuş. Bu bilgiler her ne kadar tenakuz taşısa da çapraz okumalarla değerlendirilip başka bilgilerle birleştirilince resmî tarihin bize sunduğu 31 Mart Vakası’nın karanlık tarafları biraz aydınlanıyor...

SULTAN'A NEFRET DOLU
İngiliz yazar Sir W. Mitchell Ramsay, İttihatçı darbeyle tahttan indirildikten sonra Selanik’te bir eve hapsedilen Sultan Abdülhamid hakkında, yazılarında nefret dolu ifadeler kullanıyor. Ramsay Sultan için, “Hislerini ifade etmekten mahrum edildi. Zaten ona kim acır!” diye yazıyor. Onun bu sözlerinin arka planında yatan şeyin ne olduğu ilerleyen sayfalarda yine kendi ifadelerinden ortaya çıkıyor: “Sultan, İngiltere’nin azılı, fanatik ve insafsız baş düşmanıydı. Sultan, neredeyse bütün Avrupa’dan ve Avrupalıların her türlü müdahalesinden nefret ederdi.”