Malumunuz Guillaume Canet oyunculuk kariyerinin ardından yönetmenliğe de el attı… Kara komedi ve polisiye filmlerden sonra 2010 yılında çok konuşulan ‘Küçük Beyaz Yalanlar’ı seyirciyle buluşturan Fransız sinemacı, dokuz sene sonra bu yaz hikâyesine bir ilave yapıyor: ‘Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor’... 
Yine aynı orta yaşlı arkadaşların yaz tatili macerasına ve dostluklarına odaklanılan filmde, yıldızlarla dolu kadro yeniden toparlanıyor. Filmin başrollerinde François Cluzet, Marion Cotillard, Gilles Lellouche, Laurent Lafitte ve Benoît Magimel gibi oyuncular rol alıyor. Bu defa arkadaş grubunun aralarını düzeltmek için buluştuğu dostluk filmi, Fransız sinemasının kalıplarına hapsoluyor. 

MAX’İN SIRRI…
Seyredenler hatırlayacaktır; ilk filmde aynı arkadaş grubu, arkalarında hastanede şuursuzca yatmakta olan dostları Ludo’yu bırakarak diken üstünde bir tatil yapmışlardı. Netice hüsrandı tabii… Bu filmde de hikâyenin merkezinde olan restoratör Max, başa çıkmakta zorlandığı bir ekonomik sıkıntının içerisindedir. Üstelik ayrı yaşadığı karısı Vero’yu henüz boşayamamıştır. Her sene arkadaşlarıyla buluştukları yaz evine bu defa tek başına “kafa dinlemeye” gider. Asıl maksadı ise para için yaz evini satmaktır. Fakat hiç olmadık zamanda kendisiyle barışmak isteyen eski dostları, sürpriz doğum günü kutlaması bahanesiyle yanına gelir. Duruma çok sinirlenen Max, ne arkadaşlarını kovabilir ne de yaşadığı zorlukları onlara anlatabilir. Derken bir çare bulunur ve tıpkı eski günlerde yaptıkları gibi bir ekip tatili başlar. Fakat Max’in sakladığı hakikat kendisini daha dibe çeker.

Dolambaçlı güzergâh
Zaman zaman mizahi diyalogları netice veren  ‘Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor’, ilk filme kıyasla daha makul bir zaman dilimine sığdırılmış olsa da “sıkıcılığını” üzerinden atamıyor. Filmde nihayete giden yolda, seyretmeseniz hikâyeden bir şeyler kaçırmayacağınız gereksiz sekanslarla karşılaşıyorsunuz. Fransız yıldızların ortaya koydukları oyuncuklar belki sahici ama filmin umumi havası bunları da buharlaştırıyor. “Dostluklar bunun için var” mottosuna sahip eser, açıkçası bu duyguyu hakkıyla yansıtmayı beceremiyor. ‘Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor’, hayata ve aileye bakışıyla da bize epeyce “Fransız” kalan bir film olmuş…