MURAT ÖZTEKİN

HANTAL BİR AKSİYON: ETERNALS
Zamane ‘süper’ kahramanlığı!
Hollywood
’da “süper kahramanların” bitip tükeneceği yok! Marvel ve DC Comics arasında rekabet devam ederken çizgi romanlardan yeni evrenlere kapılar aralanıyor, olmadı kıyıda köşede kalmış karakterler solo filmlerle beyazperdeye getiriliyor. Üstelik eleştirmenlerin yerden yere vurduğu filmler bile gişede büyük hasılat yapabiliyor. “Venom 2” salonlara yeni uğramışken peşinden yeni bir evrenin kurulduğu Marvel filmi “Eternals” “yeni” karakterlerle seyirci karşısına geliyor.

EMİR BÜYÜK YERDEN!
Aslında 1976 yılında çizgi romanlarda görülmeye başlanan Eternal’ler, Marvel’in karakter deposundaydı. Hikâyeye göre asırlardır dünyada bekleyen ama ne hikmetse daha önceki filmlerde suya sabuna bulaşmayan bu karakterler, şimdi ortaya çıktı. Meğer emre itaat gereği beklemişler! Tabii, yeni emir “büyük yerden” geldi ve “Eternals” aralarında sinemada ideolojik söylemelerine ses olmanın da bulunduğu ilklerle vizyona girdi. “Nomadland” filmiyle son Akademi Ödüllerine damga vuran Chloé Zhao'nun yönetmenliğini yaptığı film, oyuncu kadrosunda Richard Madden, Gemma Chan, Kumail Nanjiani, Lauren Ridloff, B. Tyree Henry, Salma Hayek, Lia McHugh, Don Lee, Barry Keoghan ve Angelina Jolie gibi meşhur isimleri barındırıyor.  


Yönetmen Chloé Zhao'nun yönettiği Eternals, bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor

ETERNALS KONUSU
Deviant adlı canavarlardan insanları korumak için dünyaya gönderilmiş 10 kişilik bir grup olan “Eternal”lerin her biri başka güce sahiptir (Aralarında Karun, Gılgamış ismi tanıdık karakterler de var). Uzun yıllar evvel “Deviant”ları ortadan kaldırıp dünyada insanların arasına karışmışlardır. Bir gün “Deviant”lar yeniden ortaya çıkarlar ve dünyayı kurtarmak gibi oldukça orijinal (!) vazife için yeniden bir araya gelmesi gerekir...
Yönetmen Chloé Zhao, “Eternals”e kendinden izler katmaya çalışıyor. Mesela görsel efektleri sınırlandırarak filmi biraz daha fazla stüdyonun dışına çekiyor. Star Wars’ta olduğu gibi bir bilgi notuyla açılan eserde; muhtemel filmler için sayısız karakter tanıtılıp; kâh günümüz Londra’sından Babillilere kâh Azteklerden Alaska’ya uzanılan karmaşık bir hikâye seyirciye boca ediliyor.

PROPAGANDİST HİKÂYE
“Eternals”, sinemada artık gövde gösterisinden çok propagandaya dönüşen “cinsel yönelim” meselesinde de koroya dâhil oluyor; ilk defa “queer” karakter (Phastos) süperleştiriliyor! Üstelik bu örneğin hayatı üzerinden cüretle “aile” mefhumu yeniden tanımlanmaya çalışıyor. Böylece mizahtan uzak filmde soğuk ideolojik unsurlar öne çıkıyor. Neticede -birçok yabancı eleştirmenin de ifade ettiği üzere- “Eternals” yaklaşık iki buçuk saat süren hantal bir hayal kırıklığı oluyor...

LIAM NEESON "KORUYUCU "OLDU
Seni buldum, koruyacağım!

‘Seni bulacağım ve öldüreceğim!’ gibi replikleri mizah unsuruna dönüşen İrlandalı aktör Liam Neeson, 68 yaşına gelmesine rağmen hâlâ aksiyon ve gerilim filmlerinin vazgeçilmez ismi... Sinemada yaşının adamı olmasa da, artık biraz daha oturaklı rollerde. Meşhur oyuncu bu hafta sinemalara misafir olan “Koruyucu” (The Marksman) filminde ise, ABD-Meksika sınırında yaşayan eşini kaybetmiş olgun bir karaktere bürünüyor ve kendisine emanet edilen bir göçmen çocuk için hayatını ortaya koyuyor… Yönetmenliğini Robert Lorenz’in yaptığı eserde Neeson’a Jacob Perez, Katheryn Winnick, Teresa Ruiz ve Alfredo Quiroz gibi oyuncular refakat ediyor.


Liam Neeson'ın başrolü olduğu Koruyucu, sinema salonlarında izleyicisini bekliyor

SINIRDA GERİLİM
Eşinin ölümünden sonra yaşadığı ekonomik problemlerden ötürü evine el koyulmak üzere olan Jim (Liam Neeson), bir anne ve oğulun arazisinin yanındaki Meksika sınırından geçtiğini görür. Eski bir deniz piyadesi olan Jim, emniyet kuvvetlerine haber verse de peşlerinden gelen Meksikalı gangsterler ana-oğlu isteyince çatışmaya girer. Sığınmacı anne de orada öldürülür.  Artık, peşinde mafyanın olduğu bir çocuk, ona emanettir. Google Maps kullanmayı bilmese de onu ulaştırması gereken uzak bir adres eline tutuşturulmuştur…
“İyi” ve “kötü” adamları karşı karşıya getiren “Koruyucu” hem ABD’nin kendi politik meselelerine  hem de üniversal göçmenlik problemine dair mesajlar taşıyor. Ağır bir ritmi ve tesirli dram tarafı da olan eser, daha evvel gördüğümüz olanca unsuruna rağmen nispi bir seyir zevki veriyor. Neeson da tecrübesiyle eseri sırtlıyor.

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
¥ Tam Sana Göreyim
¥ Cühenna
¥ Turu ve Sirk Maceraları
¥ Cemil Şov

EN ÇOK SEYREDİLENLER
¥ "Dune: Çöl Gezegeni" 83 bin 98
¥ "Venom: Zehirli Öfke 2" 60 bin 707
¥ "İstanbul Muhafızları” 41 bin 945
¥ "Hep Yek 4 26 bin 472

Hülya Koçyiğit: Sinema insanlara ayna tutmaktır Hülya Koçyiğit: Sinema insanlara ayna tutmaktır Oyunculuk mesleğini çok erken yaşlarda seçtiğini söyleyen usta sanatçı Hülya Koçyiğit, “Empati kuran, o olabilen, ‘Onun yerine ben olsaydım’ diyebilen bir insanım. Sinemanın en önemli özelliği de şudur: Bir nevi insanlara ayna tutabilmek” dedi.
Sinemada bu hafta | 30 Ekim Sinemada bu hafta | 30 Ekim Yönetmen Scott Cooper’ın Kızılderili mitolojisinden unsurlarla süslediği korku filmi “Boynuzlar” alt metinlerinde Amerikalıların yaptığı insan ve tabiat katliamlarını vurguluyor. Kendine has bir üslubu olan eser, buna rağmen beklenen tesiri yapamıyor...