MURAT ÖZTEKİN

Pandeminin kasvetli günlerinden sonra bu sene bahar daha başka geldi... Boğaziçi yeşil ve mor renklerle şenlenirken, Emirgân Korusu’nun etrafında ise çifte bahar yaşanıyor! Zira meşhur İngiliz ressam David Hockney’nin iPad resimleri “Baharın Gelişi, Normandiya, 2020” sergisiyle bugünlerde Emirgân’daki Sakıp Sabancı Müzesine misafir oluyor... Ben de sergiyi ilk gören kişilerden olmak için çiçek kokuları arasında müzeye koşuyorum. 1960’ların İngiliz pop art akımı öncülerinden olan ve bir ara eseri yaşayan bir sanatçı için en yüksek maddi kıymete ulaşan Hockney’nin bu resimleri de zannediyorum iPad’le yapılmış en pahalı eserler olacak!
Galeriye adım attığınızda ağaçlar, çiçekler, tarlalar ve yeşil tepeler bizi karşılıyor. Sanatçının yeşilin onlarca farklı tonuyla çalıştığı “basit” eserleri umut ve çocuksu hisler aşılıyor.


David Hockney’nin “Baharın Gelişi, Normandiya, 2020” sergisi, Akbank’ın desteğiyle 29 Temmuz’a kadar Sakıp Sabancı Müzesinde açık kalacak.

EVİNE KAPANDI; TABLETLER, RESİMLER YAPTI

Hockney, bu 116 resmi, Covid-19 salgınının ilk döneminde Normandiya’daki kır evine kapanarak yapmış. 82 yaşında olmasına rağmen teknolojiye aşina olan sanatçı, kendisine has tasarlanan aplikasyonla eserlerini meydana getirmiş. Aslında o, pandemide daha çok yükselen ve insanları âdeta çılgına çeviren “kötü haber daha çok satar” anlayışına hayat dolu resimleriyle karşı çıkmış! Âdeta “Abartılı endişelerinizi bir kenara bırakın!” diye seslenmiş. Galeride sorularımı cevaplayan serginin İngiliz küratörü Edith Devaney de bunu doğruluyor. Devaney “Resimler, medyaya hâkim olan negatif hislere bir başkaldırı mı?” soruma şu cevabı veriyor: Kesinlikle öyle. Hockney küçükken babası eve her türlü gazeteden alırmış. Kendisi aynı haberi, farklı gazetelerden okuyup, nasıl manipülasyon yapıldığını görürmüş. Bütün gün bize her yerden kötü haberler veriliyor. Buradaki eserlerin ise iyi haber aktarma durumu var. Sanatçı ‘Haberlerin nesine güveneceğiz, hâlbuki bahar gözümüzün önünde yaşanıyor’ diyor.”
Serginin ruhunu anlatan Devaney “Aslında sanatçı, üçüncü defa bahar ve tabiat temasını işliyor. Pandemiye denk gelip, bize umut hislerini vermesi biraz tesadüf oldu” ifadelerini kullanıyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: Baharın güven veren bir yanı var ama bu artık hayatımızda fark etmediğimiz bir şey oldu. Resimlerdeki ağaç, dal ve budaklar farkına varmadığımız şeylere dikkat çekiyor. Türkiye ve İstanbul’da sergi açmak ise Hockney’nin daha önce aklında olan bir şey değildi. Bu yüzden çok heyecanlandı.

VAN GOGH YAŞASAYDI iPAD'LE ÇİZERDİ

Devaney, sanatçının tableti bir araç olarak gördüğünü kaydederek “Herkes Hockney’nin teknoloji karşısında mest olduğunu zannediyor. Fakat o aslında resim yapmanın farklı araçlarına meraklı. Zaten kendisi sanat birikimi olmasa, iPad’le iyi resim yapamayacağını söylüyor. iPad’i tercih etmesinin sebebi ise kolayca taşınabilir olması ve kendisine özel üretilen aplikasyonu matematikçi ve bilim adamı yardımı ile şekillendirmesi. Tuval üzerine yağlı boya hiçbir zaman yok olmayacak. Bu resimler de aslında tuval üzerine yağlı boya ile ilişkili. Kendisi de bu yüzden çizim demiyor iPad resmi ifadesini kullanıyor” şeklinde konuşuyor.  Küratörünün aktardığına göre Hockney, iPad’le resim yaptığı için kendisini eleştirenlere de cevap veriyor ve eğer zamanlarında bulunmuş olsaydı Monet ve Van Gogh’un da iPad’den çok hoşlanacaklarını ve resim yapmak için kullanacaklarını söylüyor.

Çağdaş sanat yüzünü tarihe çevirdi Çağdaş sanat yüzünü tarihe çevirdi Sanatın yükselen şehri İstanbul’un en yeni sanat fuarı CI Bloom oldu… Sadece Türkiye’den galerileri ağırlayan fuar, buna rağmen çarpıcı eserleri bir araya getiriyor.
Dünyanın en pahalı sanat eseri rekor fiyata satıldı Dünyanın en pahalı sanat eseri rekor fiyata satıldı Amerikalı ressamın yaptığı Marilyn Monroe'nun portresi tam olarak 195 milyon liraya satıldı ve 20. yüzyılın en pahalı sanat eseri olarak kayda geçti.