MURAT ÖZTEKİN

Divan edebiyatı kimilerine göre halktan kopuk bir saray edebiyatıydı kimilerine göre saraylara layık yüksek bir edebiyattı… Derken birçok kelime zihinlerden silindi, aruz vezni unutuldu ve divan edebiyatı alay mevzuu bile oldu. Ancak Türkiye’de hâlâ divan şiiri geleneğini devam ettirip aruzla şiir yazan şairler var. Aralarında 19 yaşında olmasına rağmen divan sahibi isimler de mevcut, şöhreti sınırları aşan da... Türkiye’de öteden beri aruzla şiir yazan usta isimler de durumdan memnun. Biz de mütevazı olarak divan geleneğini devam ettiren genç isimlere sorularımızı yöneltip modern çağda klasik şiir şairi olmanın doğurduğu hisleri sorduk…

ESKİ ŞAİRLER GÖRSELERDİ NE DERLERDİ!

Aruzla şiir yazan genç şairlerden Hükmî mahlaslı Abdülhakim Şen, eski kitapları karıştırarak divan şiiri yazmayı öğrendiğini söylüyor. Bir Divan’a sahip olan şair “Fuzuli ve Baki gibi eski divan şairlerinin eserlerinin anlaşılamıyor hatta alay konusu yapılıyor oluşu çok üzücüydü. Hâlbuki onlar bir beytin içerisine dünyayı sığdırmışlardı. Divan şiiri, toprak altında kaybolmuş bir hazine gibi olduğundan üzerine yoğunlaşmak istedim. Fakat şimdi bizim yazdıklarımızı eski şairler görselerdi ne derlerdi bilemiyorum” diyor. Unutulmuş olan kelimeleri kullanmaları hasebiyle günümüzde anlaşılma noktasında bazı sıkıntılar yaşadıklarını söyleyen Şen “Buna hak veriyorum ama divan edebiyatında kullanılan dil de bizim lisanımız. Çok değil yüz sene önce yazılanlar anlaşılıyordu. Ama kelimeler unutturuldu” ifadelerini kullanıyor. 

ZAMANLA ÇATIŞMIYOR

Müşteki mahlasıyla şiirler kaleme alan ve “İlk Defter” adlı esere imza atan 19 yaşındaki divan şairi Ahmet Önder Uçar ise “Ömer Hayyam’la tanıştıktan sonra aruz vezni beni alıp götürdü. Divan şiirinin zamana uymadığını düşünmüyorum. Moderniteye uyum sağlamak zorunda değiliz” diyor. Uçar, insanların divan şiiri yazmasına dair reaksiyonlarını ise şu sözlerle anlatıyor: Etrafımdakilerin sanat zevkleri var. Büyüklerim de beni aruzla şiir yazma hususunda teşvik ediyor. Sanatla alakadar olmayanlar ise yazdıklarımı görünce şaşırıyor. Aruzla yazdığı şiirlerde aktüel mevzulara da temas ettiğini söyleyen Uçar “Şiirlerimde günlük hayattan şeyler mevcut ama ben bunları sembolleri kullanarak anlatıyorum. Ancak beni yazmaya devamlı teşvik eden bir sistem yok” şeklinde konuşuyor.

ŞAŞIRANLAR OLUYOR

Beyzade mahlaslı şair Kerim Ak ise “Üniversite yıllarımdan beri, yaklaşık 10 senedir aruz vezniyle şiir kaleme alıyorum. Eskimeyen bu edebiyatla ilişki içinde olmak, geçmişe bir köprü kurmak gibi bir şey. Evet, yazdıklarımıza şaşıranlar oluyor ama geleneğin devam ettiğini görüp sevinenler de çok” diye konuşuyor.

FUZULİ HERKESTEN DAHA ÇAĞDAŞ

Klasik şiirinin Türkiye’deki önde gelen isimleri ise gençlerin divan edebiyatına rağbetinden memnun. Prof. Dr. Şahin Uçar “Gençlerin aruzla şiir yazması kültürel bir zenginlik. Gençlerin iyi şiirlerini görünce memnun oluyorum. Fakat aruzla şiir yazabilmek için kültürümüzü bütün yönleriyle bilmek lazım. Divan şiiri hakikat arayışının bir parçasıdır; zevk için yazılmaz” diyor. Modern dünyada divan şiirini devam ettirmenin mümkün olduğunu söyleyen Uçar “Niçin mümkün olmasın ki! Türk edebiyatını, yeni ve eski diye ayırmak doğru değil. Bunun her tarafı çağdaştır. Edebiyat eskiyen bir şey değildir. Mesela Fuzuli herkesten daha çağdaştır” ifadelerini kullanıyor.

TELİF TAKLİTTEN DOĞAR

Usta aruz yazarı Savaş Barkçin ise klasik şiire olan rağbeti şöyle yorumluyor: Bunu bir asırlık kendimizi unutma safhasından bir uyanma çabası olarak görüyorum. Gençlerde bir öykünme var ama telif, taklitle başlar. Bizim çok büyük ve tevhidle alakalı bir şiir geleneğimiz var. Klasik şiir bir ummandır. Kıymetinin bilinmesi çok güzel. Bunda Hayati İnanç’ın da büyük bir emeği var.

Yunanistan'ın Türkiye hazımsızlığı bitmiyor: Bu defa hedefte Abdülhamid Han sondaj gemisi var Yunanistan'ın Türkiye hazımsızlığı bitmiyor: Bu defa hedefte Abdülhamid Han sondaj gemisi var Türkiye'nin girişimlerini adım adım izleyerek, belli noktalarda kara propaganda ile baltalamaya çalışan ve hazımsızlığını sık sık belli eden Yunanistan, bu defa da sismik ve sondaj gemisi Abdülhamid Han’ı dün denize açılmasından rahatsız oldu.