1930'lara ait saç stili, elbise ve makyajla kameralar karşısına geçen Aydilge, klibin senaryosunu ise bizzat kendisi kaleme aldı.

Klibini havuzlu bir villada ve Istanbul'un tarihi mekanlarında  yaklaşık 25 kişilik bir ekiple ve iki gün boyunca çeken ünlü şarkıcı, klibinde eski bir fotoğraftan canlanarak günümüze gelen bir geçmiş  zaman hanımefendisini canlandırdı. Sette tamamen arkadaşlarından oluşan bi cast ile kamera karşısına geçip, yeni şarkısına hayat veren Aydilge, manken ve modellerden oluşan kliplerin çok yapmacık durduğunu savunurken havuz partisi sahnelerinde kendi arkadaşlarıyla aynı seti paylaştı.

Yakışıklı erkek, güzel kadın içeren klasik pop kliplerinden artık herkesin bıktığını ama popçuların ısrarla bu tarz klipler çekmeye devam ettiğini dile getiren Aydilge; ''ben her zaman doğallıktan yanayım. Doğal ve sağlam olmasını istediğiniz şeyleri yapay ve eksik malzemelerle inşa edemezsiniz. Bazen tabuları yıkmak için risk almak gerekir. Artık her şey o kadar yapay ki, dogal olmak, riske dönüştü ama ben bu riski almaktan memnunum.'' açıklamasıyla sözlerine farklı bir boyut kazandırdı. 

Klibin sonunda arkadaşlarıyla bir kutlama partisi de yapan Aydilge, yakın bir arkadaşının çok sevdiği köpeği Elvis ile de danslar etti.