Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Varşova'da gerçekleşen ‘Polonya-Romanya-Türkiye Üçlü Toplantısı’nda görüşülen konular hakkında basına açıklamalarda bulundu. Çavuşoğlu, “Bundan tam bir sene önce ikinci toplantımızı yine hep birlikte Ankara’da gerçekleştirmiştik. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra dostlarımız Polonya ve Romanya, Türkiye’ye olan desteklerini göstermek için Ankara’ya gelmişlerdi. Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Bugünkü toplantımıza sabahki oturuma Jens Stoltenberg de katıldı ve kendisiyle çok verimli görüş alışverişinde bulunduk. NATO’nun daha önceki zirvelerde aldığı kararların uygulamasını görüştük. Aynı şekilde NATO’nun doğu kanadında müttefiklerin beklentilerinin karşılanması gerektiğini vurguladık. 2018 NATO Zirvesi’nin hazırlıkları konusunda düşüncelerimizi paylaştık” dedi.

 

“SEÇİM ÖNCESİ BU TÜR POPÜLİST YAKLAŞIMLARI DOĞRU BULMUYORUZ”  
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Sigmal Gabriel’in Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili açıklamalarına ilişkin, “Bazı AB üyesi ülkeler artık bazı diğer Avrupa üyesi ülkelerin ve henüz AB üyesi olmayan Türkiye gibi ülkelerin sahibi, patronu olmadıklarını anlaması gerekiyor ve seçim öncesi popülizmin hiç kimseye faydası yoktur. Almanya’da Türkiye gibi bir ülkeyle ilişkilerini nasıl sürdüreceği konusunda daha dikkatli olması gerekiyor. Almanya bizim için bir müttefiktir, dosttur. Alman halkı da öyledir. Ama seçim öncesi bu tür popülist yaklaşımları doğru bulmuyoruz” diye konuştu. 

''SİZ TÜRKİYE'NİN VALİSİ MİSİNİZ''

Açıklamalarına devam eden Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:  “Malta’da ve diğer platformlarda dostum, altını çizerek söylüyorum dostum Sigmal Gabriel bana Almanya’nın Türkiye’ye yönelik çok ciddi hatalarının olduğunu dolayısıyla Almanya hangi adımları atması lazım geldiğini bana sormuştur bana söylemiştir. Bende tek taraflı adımlar sağlıklı olmaz, kalıcı olmaz birlikte adım atalım siz bir adım atarsanız, biz iki adım atarız demiştim. Ama şimdi kamuoyunda, seçim öncesinde görüyoruz ki tam tersi bir tutum içinde efendim işte ‘hayır’ diyen yüzde 50’ye yakın ya da yüzde 48’ten de sorumluyuz diyor. Hangi hadle bunu söylüyorsunuz siz Türkiye’deki demokratik sistemlerde ‘evet’ diyen olur, ‘hayır’ diyen olur, o partiye oy veren olur, bu partiye oy veren olur dolayısıyla bunların hepsi bizim vatandaşımızdır. Siz Türkiye’nin valisi misiniz? Türkiye sizin sömürgeniz mi ki siz bu insanlardan sorumlusunuz. Yani haddini aşan Almanya’dan açıklamalar görüyoruz. Seçimler gelir geçer ilişkiler ve dostluklar kalıcıdır. Ona göre dikkatli davranmalarını tavsiye ediyorum.”