İçişleri Bakanı Soylu, Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen "Seçim Bölge Güvenlik Toplantısı"na katıldı. Toplantı öncesi açıklamalarda bulunan Soylu, geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirdikleri 4 bölge toplantısında toplam 43 ilin vali, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ile bir araya geldiklerini hatırlattı. Soylu, bugün de İç Anadolu ve Batı Karadeniz'den 18 ilin ilgili yöneticileri ile bir araya gelme imkanı bulduklarını söyledi. Türk milletinin seçime yönelik algısı, ilgisi ve sandığa yüklediği anlamın dünyadaki diğer ülkelerden oldukça farklı olduğunu belirten Soylu, 1830’lardaki muhtarlık seçimlerinden bugüne kadar yapılan her seçimde, bu bilinç ve bu kültürün çok daha geliştiğini ve Türkiye'deki seçimlerin temsil kabiliyeti, halkın iradesini yansıtma gücünün dünya standartlarının üstünde olduğunu kaydetti. Soylu, İngiltere’de 2000 yılından bugüne kadar yapılan 5 genel seçimde katılım oranının yüzde 53, Fransa’da aynı dönemde yapılan yine 4 genel seçimde yüzde 54,6, Japonya’da yüzde 61,5, Almanya'da yüzde 75 olduğunu dile getirerek, Türkiye’de ise 2000 yılından bugüne kadar yapılan 6 genel seçimin katılım ortalamasının yüzde 83,6 olduğunu kaydetti. 

Sözcü'ye tepki: "Kendi ülkemizin seçim hayatına bir düşmanlıktır bu" 

Son yıllarda hemen hemen her seçim öncesinde seçim spekülasyonlarının, seçim yalanlarının ortaya atıldığını vurgulayan Bakan Soylu, Sözcü Gazetesi'nin bugünkü "Sözcü yazarı Yılmaz Özdil uyarmıştı Foça'daki seçmen oyunu bozuldu" manşetine tepki gösterdi. Soylu, "yalan haber" olduğuna dikkat çektiği manşete ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: 

"Geçen gün bir belediye başkanını uyardım tık yok. Şimdi bir gazeteye söylüyorum aynısını. Kendi ülkemize bunu yapmayalım. Bu bizim ülkemiz, başkasının ülkesi değil. 'Foça'daki seçmen oyunu bozuldu. Sözcü yazarı Yılmaz Özdil uyarmıştı.' Karga misali. Onun göstereceği anca odur. Bu yalanı yazan gazete, ben söylüyorsam onlarda çıksın aynı şekilde ifade etsinler. Bu yalanı buraya yazan gazete biraz araştırsın. Ufak bir araştırma ortaya koysa, oradaki seçim kuruluna gitse, oradaki ilgili nüfus idarelerine gitse, sorsa. Kamuoyuna bir izahatta bulunayım. Jandarma bir kolluk kuvvetidir, askeri kuvvet değildir. Polis nasıl kendine ait yetişirken de oy kullanma hakkına sahipse jandarma Foça'daki eğitiminde de diğer yerlerdeki eğitimlerde de askeri öğrenci olmadığı için, kolluk kuvveti olduğu için, Anayasa, yasalar, kanunlar, ilkeler bunu böyle değerlendirdiği için Anayasal olarak oy kullanma hakkına sahiptir. Buraya dönem dönem insanlar gider, eğitim görürler, bunlar kursiyerlerdir. Netice itibariyle sonra görev birliklerine geri dönerler. 2017 yılında 17 milyon vatandaş yer değiştirdi, yani ikamet yeri değişti. 2018 yılında 16 milyon 900 bin civarında vatandaş yer değiştirdi. Burası da 24 Haziran seçimlerine gittikleri için ve orada kurs gördükleri için kendi vatandaşlık haklarını bir kısmı orada kullanmış, bir kısmı da kendi memleketlerine gitmiştir. Hayatın olağan akışı içinde görevleri bitti, kendi görev yerlerine döndüler ve ayın 17'sine kadar YSK'nın her vatandaşa verdiği hak gibi buradaki kişiler kendi görev yerlerinde kendi vatandaşlık hakkını kullanabilmek için oyunu oraya götürdü. Yani Allah'ınızı seversiniz ya bu ülkeye bunu yapmayın. Ben İçişleri Bakanlığı yapıyorum. Eğer sizin gibi eksiklik yaparsam 100 bin defa yüzüme vurursunuz. Gazetecilik yapıyorsunuz, doğru habere ihtiyacımız var. Kendi ülkemizin seçim hayatına bir düşmanlıktır bu. Saflık diyemeyeceğim çünkü bu bir düşmanlık. Yılmaz Özdil bunu yazabilir. Seçim hukukunu bilmez, kolluk kuvveti nedir, asker nedir bilmez. Tıklanmak için, okunmak için bunu gündeme getirebilir. Ama bunu bir gazetenin manşetine koyduğunuz zaman bu gazetenin manşetleri televizyonlarda okunuyor, her yere gidiyor. Gerçekleri saptırma hakkına kimse sahip değil. Bu ülkenin dünyada, dünya seviyesinin üstündeki belki de en önemli 5-6 meselesinden birisi doğru ve adaletli seçim yapmaktır." 

"Seçim güvenliğini 3 ana başlıkta ele aldık" 

İçişleri Bakanlığı olarak öncelikle seçim güvenliğinin yönetimi noktasında etkin bir koordinasyon ve iletişim yapısı kurmaya odaklandıklarını ifade eden Soylu, seçimin tüm süreçlerini koordinasyon içinde takip etmek ve herhangi bir aksaklığa meydan vermemek için Bakanlık merkezinde bir bakan yardımcısının başkanlığında "Seçim Koordinasyon Komisyonu” oluşturduklarını söyledi. Soylu, bunun yanı sıra emniyet ve jandarma birimlerinde merkez ve illerde olmak üzere yine seçim koordinasyon merkezleri oluşturduklarını, bu merkezlerde toplam 6 bin 939 personeli görevlendirdiklerini ve bu personelin tamamına eğitim verdiklerini anlattı. Soylu, seçim güvenliğini "kampanya dönemi güvenliği, seçim günü güvenliği ve oyların sayım güvenliği" olmak üzere 3 ana başlıkta ele aldıklarını kaydetti. 

Sahadaki güvenlik önlemlerinin yanı sıra seçime yönelik siber güvenlik çalışmalarının da olacağını ifade eden Soylu, "Hem banka hem kamu kurumları gibi diğer yerlere yönelik dijital saldırıları engellemek hem de sosyal medyanın seçim güvenliğine gölge düşürecek, provoke edecek şekilde kullanılmasını önlemek için bilişim suçları ile mücadele ekipleri oluşturulmuştur. Bana göre bir diğer önemli konu, seçim döneminde herhangi bir sebeple infial oluşturmaya dönük faaliyetlere ilişkin tedbirlerdir. Yani, herhangi bir adli olayı, mesela bir cinayeti veya bir taciz vakasını fırsata çevirmek isteyen, ülkede bir huzursuzluk ve kaos havası oluşturmayı amaçlayan algı operasyonlarına maruz kalabiliriz. Türkiye daha önce böyle fitneleri maalesef yaşadı. Dolayısıyla her olayda toplumun yetkili birimler tarafından hızlı ve doğru şekilde bilgilendirmeye, yanlış ve yanlı bilgilerin yayılmasının önüne geçmeye de özen göstermek durumundayız" diye konuştu. 

"553 bin kolluk personelimiz görev başında olacak" 

Seçim güvenlik tedbirlerinin ikinci kısmını seçim günü tedbirlerinin oluşturduğunu bildiren Bakan Soylu, "Son 6 yılın seçim olayları incelendiğinde toplam olay sayısının özellikle seçim günü yoğunlaştığı görülmektedir. Yine son 6 seçim incelendiğinde olay sayısının mahalli idareler seçimlerinde nispeten genel seçimlere göre arttığı görülüyor. Bu itibarla seçim günü Sahil Güvenlik personelimiz dahil olmak üzere 553 bin kolluk personelimiz görev başında olacaktır. Yine ayni şekilde helikopter, insansız hava aracı, dronelarla seçim gününün güvenliğine azami özen gösterilecektir" şeklinde konuştu. 

Sandık çevrelerinin aydınlatmalarına özen gösterileceğini, bu noktada eksiklik varsa şimdiden tespitleri yapılıp seçim gününe kadar giderileceğini kaydeden Soylu, trafo, elektrik dağıtım tesisleri gibi yerlere sabotaj yapılması ihtimaline karşı da önlemlerin arttırılacağını dile getirdi. 

Ankara Valisi Vasip Şahin ise, "Bu toplantı, Bakanımızın talimatlarıyla sahada uygulanacak olan güvenlik tedbirlerinin seçimin en adil, objektif ve doğru bir şekilde güven içerisinde gerçekleşmesi için almamız gereken tedbirlerin konuşulacağı toplantı olacak. Bu kadro birçok seçimi ve seçimle ilgili güvenlik tedbiri icrasını başarıyla gerçekleştirmiş bir kadrodur. Şundan tüm kamuoyunun emin olmasını istirham ediyorum; inşallah seçim en güzel şekilde, en güvenli şekilde bir ortamda gerçekleşecektir. Bunun için tüm arkadaşlarımız gecesini gündüzüne katacak, alması gerektiği tedbirleri alacak" ifadelerini kullandı.