Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları;

Yeni Zelanda  ve Sri Lanka'da yaşanan saldırılar terörün ve nefretin ulaştığı noktayı açıkça ortaya koymuştur.

Giderek yoğunlaşan ırkçı, ayrımcı, İslam karşıtı saldırılar karşısında tutarlı ve güçlü tepki gösterilmemesi tehlikeyi daha da büyütüyor.

Tüm çabalarımıza rağmen terör ve yükselen  aşırı akımlarla mücadeledeki çifte standartlı yaklaşımın devam ettiğini  görüyoruz.

PKK, YPG terör örgütüne Avrupa'nın dört bir yanında müsemma gösteriliyor, hatta destek veriliyor.

Terör eylemleri için terörizm, bunların failleri içinde terörist ifadesini kullanmaktan kaçınan ülkeler biliyoruz.

Ayrımcılık, hoşgörüsüzlük ve nefret söylemlerinin küresel düzeyde en büyük mağduru Müslümanlardır. 

Bugün Suriye'nin kuzeyindeki terör örgütlerine on binlerce TIR, silah, araç gereç ücretsiz olarak verilmektedir. Şu anda biz onlarla mücadele veriyoruz. 

BM ile diğer uluslararası ve bölgesel  örgütlere 15 Mart'ın İslamofobiye Karşı Uluslararası Dayanışma Günü olarak kabul edilmesi çağrısında bulunduk. Bu çağrımızın hayata geçmesi için ülkelerinizin  desteğini bekliyoruz

DEAŞ'la mücadelede ülkemize destek vermeyenler, sığınmacılar konusunda da tüm yükü üzerimize bıraktı.

Suriye'de 4 bin kilometrelik alanı teröristlerden temizleyerek bölge halkını zulümden kurtardık.

Ülkemizde yaşayan 4 milyona yakın sığınmacının evlerine dönmelerine imkan sağlayacağız.

Oluşturduğumuz güvenli bölgelere 320 binden fazla Suriyeli kardeşimiz gönüllü olarak döndü.

Filistin sorununun nasıl daha da karmaşık hale getirildiğini hep birlikte takip ediyoruz. Uluslararası hukuka aykırı pek çok adım atıldı. 

Filistin sorununun nasıl kanayan yara haline getirildiğini görmekteyiz.

Korumacı tedbirler, kur savaşları, ekonomik yaptırımlar ve yaygın şekilde kullanan tehdit dili, devletler arası ilişkileri zehirliyor.

Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'de istikrar ancak Türkiye'ye KKTC'nin hak ve özgürlüklerinin gözetilmesiyle sağlanır. Bu bölgede yapılmaya çalışılan oldu-bittilere göz yummayacağımızı ilgili tüm tarafların gördüğüne inanıyorum. Biz tüm sorunlarımız gibi bu konuyu da, karşılıklı görüşme, diyalog ve işbirliği yoluyla çözmek istiyoruz.

Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumundayız. Biz NATO üyesiyiz. Diğer NATO üyelerinin bize yanlış yapmalarını kabullenmemiz mümkün değil.

Avrupa Birliği hala bize çalım atıyor. Bütün Avrupa Birliği üyeleri elçilerine özellikle hatırlatmak istiyorum. Bu katlanılabilir bir şey değil

En çok üzüldüğümüz husus yüzümüze başka konuşulması, arkamızdan başka iş çevrilmesidir.Türkiye sizlerin her birinin dostudur.

Tüm ülkelerle ilişkiler geliştiriyoruz. Politikamız Düşmanı azaltma, dostu artırma.