EBRU KARATOSUN
ANKARA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, önceki akşam kendini takip eden gazetecilerle bir araya geldiği iftar programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. MHP lideri Bahçeli, İstanbul seçiminin yenilenmesi kararının ardından Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerini eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “dokunulmazlık” çağrısı yaptığının hatırlatılması üzerine şunları söyledi: “YSK kararına saygı duymaktan öte yapılacak bir şey yoktur. Kemal Kılıçdaroğlu bey çok hırçın bir üslupla, gergin bir bakışla tartışma zemini açmış ve YSK’nın 7 üyesi üzerinde isimlendirme yaparak onları çete olarak suçlamıştır. Bu kadar aşırı, kırıcı, karıştırıcı konuşmayı yapan kişi dokunulmazlık zırhına bürünmemelidir, önünü açmalıdır. Fezleke ile bir genel başkanı TBMM’ye taşımak yerine kendisinin iradesiyle TBMM’ye gelmesini demokratik açıdan daha ahlaki bulduğumu ifade etmek için o teklifte bulundum. Ama CHP’nin bazı sözcüleri ‘Hodri meydan’ diyor. Neyin hodri meydanını yapacağız. Getireceksen bu dokunulmazlığı sen getirecektin. Getirmeyeceksen fezleke yoluyla geldiği taktirde yine TBMM’de kanaatlerimizi açıkça ifade eder ve kullanacağımız oyu belirleriz.

HEMŞEHRİ HAREKÂTI
(İstanbul stratejisi) İstanbul’da yaşayan bu ülkenin 16 milyon insanının hemşehrileri hep Anadolu’dadır. 250 bin üzerinde İstanbul’da hemşehrilerinin oyu olduğuna inandığımız illerimizin başkanlarını davet ettik. İstanbul’un birinci ve diğer bölgelerinde başkanlık divanından bir arkadaşım sorumluluk üstlenecek. Anadolu’da bu illerimizden kimi kim ne kadar tanıyorsa, eşi, dostu, akrabası kimi varsa, hangi köy, mahalle, ilçeden ise İstanbul’a gitmek suretiyle Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları seçimin önemini ve bu seçimde Binali Yıldırım beyin kazanması noktasındaki düşüncesini paylaşacak. Biz bunu hemşehri harekâtı olarak nitelendirdik.

GÖNÜL GÖNÜLE GELMEMİZ LAZIM
(Cumhurbaşkanı ile ortak miting) Programın içinde miting bir unsurdur. Ama programın nasıl olacağına arkadaşlarımız görüşerek karar verecekler. Kapı çalmak suretiyle gönül çalmayı birbiriyle kaynaştırarak bir yol bulmalıyız. Onun için mitingde göz göze geliyorsunuz da gönül gönüle gelemiyorsunuz. Bizim gönül gönüle gelmemiz lazım.

HALKI ALDATMASINLAR
(CHP’nin İstanbul’daki diğer seçimlerin de iptali itirazı): İstanbul’da 39 ilçe belediyesinin 25’ini Cumhur İttifakı kazanmışken buraya bir itiraz yapmıyorsunuz, mazbatayı alıp almama noktasında değerlendirmelerde bulunuyorsunuz, mazbatanın verilmesi için YSK’ya çok büyük övgüler yağdırıyorsunuz. Sonunda 28 bin oydan 13 bine düşünce bu sefer de şaibeler olduğu ortaya çıkıyor. Şaibeler 25 ilçede veya 39 ilçede sadece 2 yerde kendini gösteriyor. Oralara da itirazlar yapılıyor. Şimdi kalkıp halkı aldatmanın bir manası yok. Oyların bu kadar aşağı düşmesinin sebebi üzerine konuşacağı yerde kalkıp, ‘orada dört pusula var. Onu iptal ediyorsanız bunları da iptal edin’ diyorlar. Hele bazıları var Türkiye’de neredeyse siyaseti ve demokrasiyi kapatacak, seçimleri tamamen lağvedecek. Efendim filan tarihten itibaren seçimler iptal edilmelidir diyor. Milleti aldatmasınlar. 28 bin oydan 13 bin oya düşerken bu kadar çalınan oyun nereden çalındığının üzerinde mutabakat kuracakları yerde hırsızlığın üstünü örtmenin bir manası yok. Dört pusulayı da dahil etmiş olsa hırsızı kovalamaktan bu millet vazgeçmeyecek. MHP de vazgeçmeyecek. Devlet Bahçeli bunun arkasını arar.

O sloganı kullanan FETÖ’cüler PKK’lılar var
MHP lideri Bahçeli, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun kullandığı “Her şey çok güzel olacak” sloganını çok yanlış bulduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Emre Uslu denen bir kişinin sloganı bu. Şimdi bunu herkes kullanıyor, bazıları da kullandı. Bir de bütünleşenler var. Kimler var mesela? Güroymak’a giderken orada Norşin olarak isim değişikliğini ifade ederken ‘Her şey çok güzel olacak’ diyen bir eski Cumhurbaşkanı var. FETÖ’cüler var, PKK’cılar var. Slogan çok yanlış. Bana ille de bir slogan diyorsanız, ‘İstanbul’da bu kadar gürleyen havada, yağmur bereket varken yıldırımlar çaksın’ derim.”

Cem Yılmaz’ı artık sevemem
Ekrem İmamoğlu’na destek paylaşımı yapan sanatçılara tepki gösteren Bahçeli, “Türkiye’de televizyonlar olmayan sanatçıları olur hâle getiriyorlar. Onları dikkate almıyorum ben. Herkes Cem Yılmaz Bey’i sever ve çok güler. Ben ise onu görünce ‘önce bir elbiseni değiştir’ derim. Kravat tak, hatta takma başka bir şeyler yap. Belediye seçiminde oy vereceksen git ver ama sana yönelmiş sevgiyi siyaseten istismar edip hepimizin alerjisini toplamaya vesile olma. Yüzde 49’u sevebilirsin ama yüzde 51’e de saygı duy. Ben, Cem Yılmaz’ı bundan sonra sevemem” dedi.

TÜSİAD’ı halk da kabul etmiyor
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararının ardından TÜSİAD’ın açıklama yaptığı hatırlatılması üzerine, şunları kaydetti: “Türkiye’nin önemli siyasi krizler yaşadığı ortamda bekleyip bekleyip siyasi krizi tahrik edici konuşmayı TÜSİAD alışkanlık haline getirmiştir. Başkanları kim olursa olsun bu gelenek devam ediyor. Kendilerine bir tek soru soruyorum: ‘Bugüne kadar o yapısal reform tekliflerinden hangisi kabul gördü, hangisinden sonuç aldılar?’ Siyaseti çok erken yorumlamaya kalkmasın. Şimdi bir başkan çıkmış bir cümle sarf ediyor. Ona o cümleyi tersinden okuturlar. TÜSİAD’ı halk da kabul etmiyor.”

Galatasaray, o şahsı aforoz etsin
Bahçeli, Galatasaraylı Hayri Kozak’ın Ekrem İmamoğlu’na destek sözleriyle ilgili de “Galatasaray yönetimi o şahsı aforoz etsin. Yani çok sayıda taraftarı bulunan spor kulübünü bir kişi bu şekilde istismar edemesin, bir eksik kalsın bana göre Galatasaray” dedi.

Parlatmalarla lider doğmaz
Devlet Bahçeli, Ekrem İmamoğlu içini “bir lider doğuyor, CHP’nin başına geçecek” şeklindeki yorumların sorulması üzerine şunları söyledi: Üç defa kınıyorum tabirini kullanarak lider doğmaz. Liderliği bu kadar ucuza almamak lazım. Emek ister. Halkın kabulünü ister. Sevgi, saygı ister. Onlar daha oluşmadan bir seçim döneminde birden parlatmalarla lider doğmaz. Onun için Kemal Kılıçdaroğlu beyle bu arkadaşı mukayese ettiğiniz vakit Kılıçdaroğlu’nun heyecanı, tecrübesi, sekiz yıllık birikimi, ısrarlı davranışı üste gelir diye düşünüyorum.