Çavuşoğlu, mektubunda, Türkiye’nin siyasi ve hukuki tutumunu ayrıntılı şekilde anlattı.  Kıbrıs Adası’ndan 75 km uzaktaki sondaj noktası dahil Türk hükümetinin 2009 ve 2012’de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) ruhsat verdiğini hatırlatan Çavuşoğlu, AB’nin üyelik dayanışması altında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) desteğinin uluslararası hukukla bağdaşmadığını kaydetti.
Bakan Çavuşoğlu, üçüncü tarafların çakışan deniz yetki alanı ihtilaflarında taraf olmamalarının esas olduğunu, üçüncü tarafların adeta mahkeme yerine geçerek sınırın nereden geçeceğine karar veremeyeceklerini kaydetti.
Mektupta, Kıbrıs Adası’nın batısında kalan deniz alanında nihai bir çözümün ancak Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra mümkün olabileceğini ifade eden Çavuşoğlu, Kıbrıs meselesine kapsamlı çözümün olmadığı mevcut durumda, AB’nin deniz yetki alanı meselesinde taraf tutmamasının ve yapıcı bir rol oynamasının beklendiğini Mogherini’ye açıkça belirtti. Mevlüt Çavuşoğlu, aynı şekilde, ABD Dışişleri Bakanlığının açıklamasından Türkiye’nin duyduğu rahatsızlığı ABD’li muhatabına mektubunda iletti.