Ebru Karatosun
ANKARA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni’nde konuştu. Erdoğan, Türk toplum ve yönetim yapısı, son iki asırdır dünyada yaşanan gelişmeleri çok yakından takip ettiğini belirterek, özetle şunları söyledi:
“Kuvvetler ayrılığı prensibi, demokrasinin ve cumhuriyetin temelidir. Her toplum ve devlet, kuvvetler ayrılığı ilkesini, kendi serencamına uygun şekilde hayata geçirmektedir. Dolayısıyla, dünyada tek ve değişmez bir kuvvetler ayrılığı, demokrasi, cumhuriyet, hukuk devleti uygulamasından bahsedilemez. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde seçimle gelen başkan yardımcısı, aynı zamanda Senato’nun ve Kongre’nin de başkanıdır. Yine bu ülkede, Anayasa Mahkemesi’nin tüm üyeleri, başkan tarafından atanmaktadır. Görüldüğü gibi, Amerika Birleşik Devletleri’nde bu durum, yürütmenin yasama organı üzerindeki tahakkümü, bir başka ifadeyle kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı bir durum olarak anlaşılmamaktadır. En son ve en çarpıcı örneklerden biri de şu an İngiltere’de yaşanıyor. Kraliçe, halkın iradesi olan halk oylaması sonuçlarının uygulanmasını sağlamak üzere, parlamentoyu bir ay süreyle askıya aldı, tıkanan sistemi açma yoluna gitti.

BU MEKÂN ŞAHSIMA AİT DEĞİL
Türkiye, darbelerden vesayete kadar pek çok sıkıntılı süreç yaşamış olsa da halkın iradesi üzerine inşa ettiği demokrasi anlayışına hep bağlı kalmıştır. Cumhurbaşkanı’na verilen devletin başı misyonu kuvvetler ayrılığı için tehdit değil birleştirici güçtür. Cumhurbaşkanı’na kuvvetler ayrılığı konusunda yöneltilen ithamlar temelsizdir. Demokrasiyi ve onun kurucu unsuru olarak siyaseti yaralamaya çalışmak en başta yargı kurumuna saygısızlıktır. Bu mekân şahsıma ait değil, her zaman söylediğim gibi milletin evi. Üstelik bu meslek teşekküllerinin çoğulcu demokrasi ile bağdaşmadığı kabul edilen bir gerçek olmasına rağmen böyle bir tartışma yaşanıyor. Bir takım barolar adli yıl açılışını sırf mekânından dolayı provoke ediyor. Bu gazi mekân konferans salonu, kütüphanesi ve müzesiyle milletimizin dolayısıyla da tüm kurumlarımızın evidir. İlk çözmemiz gereken meselelerden biri, barolar başta olmak üzere tüm meslek teşekküllerinin seçim yöntemlerinin, temsili demokrasiye uygun hale getirilmesidir. Yargıtay ve TBB başkanlarımızı, bu bağnaz ve provakatif dayatmalara karşı gösterdikleri dirayetli ve demokratik duruş sebebiyle tebrik ediyorum.

SÜRECİ SADELEŞTİRECEĞİZ
Demokrasi güçlendirmek için yeni reform hazırlıkları içindeyiz. Yargı süreçlerini sadeleştirerek uyuşmazlıklar için alternatif çözüm yolları geliştirerek bu reformu kısa sürede hayata geçirmekte kararlıyız. Hak ve özgürlüklerin korunması, geliştirilmesi, güvence altına alınması için kapsamlı bir İnsan Hakları Eylem Planı hazırlıyoruz. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğünün, bununla birlikte bireylerin hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasını temel şart olarak görüyoruz.”