Bakan Gül'ün açıklamaları şöyle:

Diyarbakır'daki annelerin sesini ortadan kaldıramazsınız. Bu çığlık asla kesilemeyecektir. Onların dağa değil okula gitmesi için ne türlü desteği yapacağız.

KADINA ŞİDDET

Özellikle Emine Bulut'u ve hayatını kaybeden diğer kadınlarımızı rahmetle anıyoruz. Kadına ve çocuğa yönelik şiddeti büyük bir tepkiyle, şiddetle kınıyoruz, reddediyoruz. Dünyanın esasen ortak sorunu kadına yönelik şiddettir. Bu tür olaylara sıfır toleransla yaklaşıyoruz. Çok önemli düzenlemeler yapıldı. Bu konuda her konuda koordinasyon da yapılmaktadır. Savcılarımız, mülki amirimiz her türlü başvuruyu değerlendirmekte.

Bu konuda 2019'da verilen toplam tedbir kararı 375 bin 425. Yıl sonuna kadar bu rakamlar daha değişebilir. Ve tüm dünyada bu mücadelede gerçekten bakıldığında bir ortak sorun olduğunu görüyoruz. Biz istiyoruz ki bu tür hadiseleri görmeyelim.

YARGI REFORMU BELGESİ

Yargı reformunun da tek tek uygulamaya başladığı bir yıl olmasını diliyoruz. Bu belge bir paketle başlayıp bitecek bir paket değildir. Bir beş yıllık dönemi kapsayan reform dönemidir. Büyük bir kısmı kanun, bir kısmı kararname gerektiren, uygulama gerektiren düzenlemelerdir. Elbette Meclis'in iradesini gerektiren konular parlamentoda şekillenebilir. Ama tüm paydaşlarla, söz söylemek isteyen herkesi masamıza çağırdık. Bu belge yargı reformu belgesi, bir AK Parti'nin reform belgesi değildir. Bu yargı reformu belgesi, 82 milyonun bütün milletimizin bir yargı reform belgesidir.

Yargı eskiden, FETÖ zamanında yargı birilerinin bir arka bahçesi olarak düşünülmeye çalışılan, yargı ele geçirilmek istenen bir merkez olarak görüldü. Yargı hiçbir görüşün, cemaatin yargısı olamaz.

Bu süreçte çok olumlu tepkiler geldi. Biz bu süreci yaparken AB çerçevesinde reform belgemizi hazırladık.

Eleştiriler de bizim için çok değerli. 'Erişilebilir adalet' anlayışıyla bu belgeyi hazırladık. Bu belgede temel unsurumuz insanımızı korumak, demokrasiyi güçlendirmek.

Hak ve özgürlüklerin genişletilmesi için somut adım atacağız. Yeni ihtisas mahkemeleri kuracağız. Hukuk hakimi meslekte hukuk hakimi olarak devam edecek. Bazı işlemlerin dava konusu olmadan avukatlar aracılığıyla yapılabilmesini sağlayacağız.

Tutuklamayı adeta bir infaz olarak gören uygulamalar bizlerin kabul edeceği bir uygulama değil. Bu çerçevede tutuklamayı soruşturma aşamasında azami süre olmadığı için, infaz-mahkumiyet gibi sonuçları önlemek adına yasal düzenleme çalışıyoruz. Bunun da kanunlaşmasını planlıyoruz.

Hedef süreyle ilgili de bilgi vermek gerekir. 1 Ocak 2019 tarihinde vatandaşımız adliyeye gittiğinde kendisine belge veriliyor, davanın ne zaman sonuçlanacağı mahkeme taahhüt ediyor. Bu uygulamaya göre cumhuriyet savcılıklarında bu orana uyumu yüzde 78. Hukuk ve idare mahkemelerinde yüzde 89. Ceza mahkemelerinde yüzde 94'e kadar çıkmıştır. Biz bu süreci daha öne çekmek için uygulayıcılarla bunları değerlendireceğiz.''