Damla Peker ANKARA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 13 Kasım’da yapılması planlanan ABD ziyaretine ilişkin ‘’Gitmeden önce kendileriyle telefon görüşmesi yapacağız. O telefon görüşmesine göre nihai kararımızı vereceğiz’’ dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin dün yapılan grup toplantısında ve toplantı çıkışında gazetecilere gündeme dair açıklamalarda bulundu. Erdoğan özetle şunları söyledi:
∂ Savunma alanında örtülü ambargoya maruz kaldık. Bir basit tabancanın bile bize satışını engellediler. Bunlar bizim için leblebi çekirdek. Biz bunları zaten üretiyoruz.
∂ Tehditlere rağmen Barış Pınarı’nı başlattık. Bizi asan kesen olmadı. Şimdi meclislerinde kararlar alıyorlar. Gazetelerinde kin ve kan damlayan yazılar kalem alıyorlar. Arada bir de mektuplar yazıyorlar. Türkiye bunlarla korkup geri mi çekilir? Hayır.
∂ ABD ile mutabakat yaptık ve hâlâ bu mutabakata bağlıyız. Muhataplarımızın da sözlerini yerine getirme halinde bu geçerlidir. Bizi aldatamazlar. Münbiç’te, Tel Rifat’ta, Resülayn’ın doğusunda hâlâ terörist var. Ülkemizin istiklaline onuruna halel getirecek her türlü davranışı peşinen reddediyoruz ve sahiplerine iade ediyoruz.
∂ Rusya ile devriye çalışmalarını yürütürken, Amerika da bu terörist PYD-YPG ile devriye görevini yapıyorlar kendilerine göre. Hâlbuki bunlar çekilecekti, böyle bir devriye çalışmasını Amerika’nın terör örgütleri ile yapmasını neyle izah edeceğiz. Bunlar mutabakatımızda yok. Durumdan vazife çıkartıyor, böyle bir şey olamaz.
∂ Siz YPG/PKK’yı terör örgütü olarak raporlarınıza yazmayınca, bu eli kanlı katiller ibra mı oluyor? Elbette hayır. Kendi elinizle kurduğunuz, ipinin de hâlen siz de olduğunu artık itiraf ettiğiniz DEAŞ denen ucubeyle mücadele bahanesiyle katlettiğiniz yüzbinlerce masumun vebalinden kurtulamazsınız.
∂ (Rusya’dan savaş uçağı alınıp alınmayacağı) S-400’ü alırken bir yerlere sormadık, aldık. Kararını verirsek alırız. Bütün mesele anlıktır. F-35 sorunu çözülmezse bu noktada da gereken adımları atarız.

HA APO HA FETÖ HİÇ FARKLARI YOK
1999 yılında ABD’ye sığınan bu terörist başı FETÖ o yıldan bu yana acaba neden o tutuluyor? Neden saklıyorlar? Neden bu kadar önem veriyorlar? Bulunmayan bir Hint kumaşı değil. Terörist başı FETÖ, bir projedir. Bir proje olarak da şu anda ABD’de 400 dönümlük arazi üzerinde yaşamaktadır. Bir şey olduğunda ‘bunu bize gönderin.’ Kusura bakmayın. Malum DEAŞ’ın başı kendini öldürdü. Tüm dünya bununla ayağa kalktı. İyi güzel de bunu dışında olanlar gerçekleştiğinde sizler neden gerekli desteği vermiyorsunuz? O ne kadar sizin için önemliyse FETÖ denilen bu terörist başı da bizim için o kadar önemlidir. Bunun bir bedeli de o adamın Türkiye’ye teslimidir. Ha Apo ha FETÖ hiç fark yok.
∂ Diyarbakır’daki il teşkilatını niye terk ettiniz? Ey Batı orada il teşkilatı önündeki anneleri niye görmediniz? İşinize gelmiyor. Siz ikircikli de değilsiniz çok yüzlüsünüz. Maalesef Türkiye’nin bu terörle mücadele süreci takdir edilmek yerine kullanışlı bir malzeme olarak görüldü.
∂ Erdoğan, Bağdadi’nin kız kardeşi ile ilgili hukuki sürecin nasıl işleyeceği konusundaki soruya “Hukuki süreç, bizim hukukumuzda neyse o şekilde ilerleyecek” dedi.

ADAM LAF DİNLEMİYORDU DEĞİŞTİRDİM
Hep ‘Bu faizi düşürmekten başka çare yok.’ diyorum. Faizi düşürdükçe enflasyonun düşeceğini söyledim. ‘Bu olduğu zaman büyüme hızlanır’ dedim. Sistem değişince Merkez Bankası Başkanı’nı görevden alma yetkisini de aldık ve böylece önceki Merkez Bankası Başkanı’nı görevden aldık. Çünkü laf dinlemiyor adam. Yeni arkadaşımız ile yola devam ettik, bu adımlar atılınca hava değişti ve enflasyonda tek haneye düştük. Döviz kurunu nispeten stabil hâle getirdik.

BÜLENT ARINÇ’A;
KHK’ya ‘facia’ ifadesini kullanmasını esefle karşıladım. Şık bir açıklama değil. Yapacağımız toplantıda bunu değerlendireceğiz.

FETÖ İLE MÜCADELEYİ ZAFİYETE UĞRATACAK DAVRANIŞLARA İZİN VERİLMEYECEK
Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Külliye’de yapılan toplantıya, aralarında  Bülent Arınç, İsmail Kahraman, Cemil Çiçek, Köksal Toptan ve Mehmet Ali Şahin’in de bulunduğu kurul üyeleri katıldı.
Erdoğan’ın Arınç’a yönelik sözlerinin ardından önem kazanan toplantı sonrasında İletişim Başkanı Fahrettin Altun bir açıklama yaptı. Açıklamada özetle şöyle denildi:
∂ 15 Temmuz hain darbe girişiminin faili FETÖ’ye karşı yürütülen kararlı mücadeleden asla taviz verilmeyeceğinin üzerinde hassasiyetle durulmuş, şehit ve gazilerimiz minnetle anılmış, bu alçak terör örgütüyle mücadeleyi zafiyete uğratma potansiyeli taşıyan tutum ve davranışlara asla izin verilmeyeceği güçlü bir biçimde vurgulanmıştır.
∂ Cumhurbaşkanımız, Barış Pınarı Harekâtı’yla ülkemizin uluslararası alanda maruz kaldığı ağır baskıların daha da arttığına işaret etmiştir. Bu bağlamda, ülkemiz aleyhinde sürdürülen kara propaganda faaliyetleri ile mücadele etmek amacıyla stratejik iletişim kanalları, yumuşak güç unsurları ve parlamenter diplomasi araçlarının nasıl daha iyi kullanılabileceği hususu bütün boyutlarıyla müzakere edilmiştir.