Ebru Karatosun  ANKARA

MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Merkez Disiplin Kurulu (MDK) üyeleri, milletvekilleri ve il başkanlarıyla iki gün süren kampın ardından basın toplantısı düzenledi. Gündeme ilişkin önemli mesajlar veren Bahçeli, özetle şunları kaydetti: Suriye’ye sırtımızı dönmek, Libya’ya yüzümüzü çevirmek, İran’a mesafeli durmak akıl kârı değildir. Ankara’nın güvenliği Şam’dan, Bağdat’tan, Trablus’tan, Tahran’dan, Mogadişu’dan, Sana’dan, Kahire’den başlayacaktır. Sınırın öbür tarafı huzura kavuşmadan Türk vatanı emniyet bulamayacaktır. İran’ın, Suriye’nin, Irak’ın, Libya’nın siyasi ve toprak bütünlüğüne sahip çıkmak Türk dış politikasının ana stratejisi olmalıdır. Türkiye’nin olmadığı Ortadoğu ya da Akdeniz tablosunda kuşun, kurdun, karıncanın bile hayat hakkı olmayacaktır. Türkiye ön almalıdır, öncü olmalıdır. İşgalcileri sevinçle karşılayıp Saddam’ın heykeline terlikle vuranlar şimdi kendi kafalarına vurmaktadır.

ESED’İN TASFİYESİ ZARURETTİR
Irak ve Suriye’de demokratik süreçler çalıştırılarak yönetimde denge ve istikrarın kurumsallaşması süratle hayata geçirilmelidir. Suriye’de çözümün adresi herkesi, her kesimi içine alacak siyasi uzlaşmadır, kısaca bütün Suriyelilerin müşterek iradesiyle hazırlanacak bir anayasada mahfuzdur. Eğer sandık ve demokrasi sonuç vermezse Esed’in tasfiyesi mutlak anlamda zarurettir. CHP’nin Libya tezkeresine karşı çıkması, Hafter’i makul ve seküler görmesi ayıplı ve arızalı bir üsluptur. Kılıçdaroğlu kayışı koparmış, şanzımanı dağıtmıştır. Kılıçdaroğlu salladıkça sallamış, Fizan çöllerinde askerimizin ne işi olduğunu öğrenmek istemiştir. Fizan’ın haritada yerini gösterin deseniz emin olun gösteremez, gösterse gösterse yalan yanlış Filipinleri gösterir. (Ne işimiz var Suriye’de, ne arıyoruz Libya’da) diyenler görevli ve taşeron değillerse kesinlikle tarih ve coğrafya cahilleridir. Bunlar değil devlet yönetmeyi kendilerini bile yönetecek iradeden mahrum düşmüş densizlerdir. Muhalefet yapmayı Türkiye’ye muhaliflikle, yabancılarla muhbirlikle karıştıran ve kaynaştıran siyasi maskaraların metruk tekne gibi rotalarını kaybettiği, fazilet ve fikir dağılması yaşadıkları ortadadır.

BEKA NÖBETİ İÇİN LİBYA’DAYIZ
Türkiye Libya’da huzurun yanındadır. Libya’da ne aradığımızı söyleyenler Akdeniz’de boğulmamızı, Anadolu’da teslim olmamızı dileyen ve gözleyen işbirlikçilerdir. Hafter’i makul bulan CHP’nin Türk askerini mahzurlu görmesi utanmazlıktır. Türkiye bölgesinde bir istikrar adası olarak sivrilmiştir. 109 yıl önce Libya’da yaşananlar mıh gibi aklımızdadır. Türkiye’nin Libya’da bulunması millî şuurun harfiyen gereğidir. Dün Mustafa Kemal Paşa yapmıştı, Enver Paşa gerçekleştirmişti, şimdi de onların ahfadı müstesna beka nöbeti için Akdeniz’in karşı kıyısındadır.

CHP'YE GÜVENİMİZ YOKTUR
MHP lideri Bahçeli, CHP’nin FETÖ’nün siyasi ayağının araştırılması için önergeye MHP’nin cevabının ne olacağı ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in güçlendirilmiş parlamenter sistemi isteyenlerin oranının yüzde 60’a çıktığına ilişkin soru üzerine “Hesap bilmeyenlere hesap anlatmak çok zor. Onun için ona cevap vermeye gerek yok. CHP’ye güvenimiz yoktur. HDP’yle kucaklaşmış bir CHP’nin hiçbir teklifine iş birliği yapma niyetimiz de yoktur, kabulümüz de yok” dedi.
MHP’nin önümüzdeki dönemi nasıl tanımladığı yönündeki soruya ise Bahçeli “Yolumuza devam edeceğiz ve dava arkadaşlarımızdan samimi olan, yıllarını veren her türlü zahmeti çeken ama kızgın, kırgın küskün olarak muhtelif dönemlerde sağa sola sapanları bir rüzgâr ile sürüklenenleri tekrar bir duldaya çekmek istiyorum. O dulda da MHP’dir. Şahsını davasının önüne çıkaranlarla değil, davasını öne çıkaranlarla sonuna kadar yürüyeceğiz. Ona buna kulp takanları aramızdan çekip atacağız. Benimle ilkeli, seviyeli, inançlı ve adam gibi yürüyecek her arkadaşıma gönlüm de kapım da ardına kadar açıktır” cevabını verdi.

SALDIRI SON DERECE MANİDAR
Devlet Bahçeli, Kasım Süleymani suikastı üzerinden ABD’ye tepki göstererek, şunları söyledi: ‘Bana göre suçluydu, ölmesi gerekti’ demek eşkıyalıktır, barbarlığın ta kendisidir. Trump suçlu arıyorsa mesela Pensilvanya’ya bakmalıdır. TBMM’nin Libya tezkeresini kabul edip Türk askerinin bir davet üzerine Trablus yoluna düştüğü bir süreçte, Süleymani saldırısı son derece manidar ve kuşkuludur. Türkiye’nin bu suikast karşısında aldığı pozisyon elbette çok dengelidir.