Kolesterol karaciğer tarafından üretilen vücuttaki birçok hücre ve hücre içi yapının bileşiminde yer alan, hormonlarda ve diğer vücut fonksiyonlarında önemli rol oynayan yapı taşıdır. Kolesterolün olmaması halinde; sinir ve sindirim sistemi ile cinsel fonksiyonlar olumsuz etkilenir. Özellikle çocukluk çağındaki beslenme kolesterolden zengin olmalıdır. Özellikle bu dönemdeki kolesterol eksikliği gelişme bozukluğu ve zeka geriliğine yol açabilirPeki kolesterolümüzü kendi haline mi bırakacağız? Uzmanlar buna "asla" cevabını veriyorlar ve "Sağlıklı bir yaşam için kolesterol düzeyinin, olması gereken seviyede tutulması" gerektiğini söylüyorlar. Kolesterolün belirlenen düzeylerin üzerinde olması kalbi besleyen damarların hasarlanmasına ve zaman içinde damarların iç yüzeylerinde plak adı verilen maddelerin birikmesine neden oluyor. Herhangi bir şekilde yerinden kopan bu plaklar pıhtı olarak kan dolaşımına katılıyor ve daralmanın en yüksek olduğu noktada takılarak kalbe ve beyine kan gitmesine engel oluyor. Bunun sonucunda beyne giden damar tıkanırsa felçler meydana geliyor, kalbe giden damar tıkanırsa kalp krizleri meydana geliyor.


Riskli hastalara daha yoğun tedavi 
Yeni kılavuzla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Ankara Üniversitesi Kardiyoloji AD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadi Güleç, kolesterol tedavisinin rakamlarla sınırlanmaması gerektiğini ve kişiye özel tedavi yapılması gerektiğini belirterek, "Kalp krizi geçirmiş, stent takılmış, By-pass olmuş hastalarla diyabetli hastalarda kötü kolesterol de 70 sınırından vazgeçilerek başlangıç seviyesinden %50 oranın da daha aşağıya çekilmesi isteniyor. Yani LDL kolesterol 100 ise bu risk gruplarında 50'ye düşürülmesi gerekiyor. Hipertansiyonu, kalp damar hastalığı, obezitesi, diyabeti olmayan ve sigara içmeyenlerde ise kötü kolesterol 190 mg'ın altında ise kolesterol ilacı tedavisi verilmesine gerek olmadığını, ancak 190'ın üzerindeyse mutlaka ilaç kullanılması gerektiğini belirtiyor" dedi.


HASTANIN DURUMUNA GÖRE TEDAVİ
Yeni Amerikan kılavuzunda kalp krizi geçirmiş, stent takılmış, By-pass olmuş hastalarla diyabet hastalarında kötü kolesterol (LDL) için 70 sınırından vaz geçiliyor. Bu hastalarda kolesterolu ne olursa olsun başlangıç seviyesinden yarı yarıya daha aşağıya çekilmesi isteniyor.

EGZERSİZ VE BESLENMEÖnce hayat tarzınızı değiştirin
Kronik hastalıklarla ilgili bütün kılavuzlar önce hayat tarzı değişikliklerini daha sonra ilacı tavsiye eder. Kalp ve damar sağlığı için de bu geçerli. Tek başına egzersizin kötü huylu kolesterolü (LDL) düşürdüğüne yönelik kesin kanıtlar olmamakla birlikte, aerobik egzersizin  ilaç kullanarak yükseltilemeyen iyi huylu kolesterolü (HDL) yükselttiğine ilişkin kanıtlar mevcut. Günlük egzersizden her gün düzenli olarak yapılan tempolu 30 dakikalık yürüyüş.



Yemeklerde yağı azaltın

Kolesterol söz konusu olduğunda ne yediğinizden çok ne kadar yağlı yediğiniz önemli hale gelir. Bu arada tükettiğiniz yağın türü de önemlidir. Kötü huylu kolesterolü yükselten doymuş yağlardan uzak durmak gereklidir. Doymuş yağ katı margarinlerde yüksek miktarda bulunur. Beslenmede az miktarda olmak üzere zeytinyağı tercih edilmelidir. Yağsız olmak şartıyla haftada birkaç öğünde kırmızı et yenebilir. Yapılan çalışmalar yumurtanın sarısının kolesterolü sanıldığı kadar yükseltmediğini göstermiştir. Haftada dört beş defa günde 1 yumurta yenilebilir.




Ziyneti Kocabıyık
TÜRKİYE GAZETESİ