ZİYNETİ KOCABIYIK

Yapılan birçok çalışma obstrüktif uyku apnesi olarak adlandırılan uykuda solunum durması ile kalp ve damar hastalıkları, miyokard infaktüsü, hipertansiyon ve kalp yetmezliği arasında önemli ilişki olduğunu ortaya koyuyor. İstanbul’da düzenlenen 20. Ulusal Uyku Tıbbı Kongresi’nde uyku bozuklukları ve kalp hastalıkları arasındaki son gelişmeleri anlatan Türk Uyku Tıbbı Derneği Başkanı Prof. Dr. Fuat Özgen “Yeterli uyumayan kişiler yüksek tansiyon, kalp krizi, diyabet ve obezite riski ile karşı karşıya” dedi.
Uyku sırasında,sempatik ve parasempatik sistem etkilerindeki değişikliklere bağlı olarak kalp hızı değiştiğine işaret eden Prof. Dr. Özgen “Kalp debisi uyku boyunca giderek azalır, sabahın erken saatlerinde en düşük seviyeye gelir. Kan basıncı vücudun dinlendiği NREM uyku sırasında yüzde 5-14 arasında azalır. Çeşitli sebeplerle derin uykuya geçememek ya da uykunun bölünmesi kalp ve damar sistemini olumsuz etkiler” dedi.

YETERLİ UYKU NASIL ANLAŞILIR?
Her insanın ihtiyacı olan uyku süresi farklı olmakla birlikte yetişkinler ortalama 7-9 saat uyurlar. Yeterli uyuyan kişiler, saate gerek kalmadan uyanır ve gün içinde zinde olurlar. Eğer sabah uyanmakta zorluk çekiyor ve saati sürekli erteliyorsanız gece uykunuzda problem var demektir. Uykuda solunum durması, diş gıcırdatma ya da istemsiz ayak hareketlerinin uykuyu bozduğunu söyleyen Prof. Dr. Özgen “Gündüz uykulu gezen kişilerin uyku testi yaptırması kalp risklerini ortaya koymak için de önemlidir” dedi.