ZİYNETİ KOCABIYIK
ELAZIĞ

Dünya açlık ve obezite ile aynı anda mücadele ediyor. Dünyada 600 milyon kişinin obez olduğunu buna karşılık 820 milyon kişinin de açlıkla mücadele ettiğini söyleyen Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Temsilcisi Dr. Pavel Ursu “Kronik hastalıklara yol açtığı için obezite daha fazla konuşuluyor ancak buna karşılık her dokuz kişiden biri yatağa aç giriyor” dedi.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi (DSÖ) tarafından ve Gazi Üniversitesi, Fırat Üniversitesi ile Sağlık Bilimleri Üniversitesinin iş birliğiyle Elâzığ’da düzenlenen “2019 Dünya Gıda Günü” sempozyumunda bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi, gıda güvenliği ve sağlıklı gıdaya ulaşım gibi konular ele alındı.

ON SENELİK HEDEF KOYDULAR
Dünya Sağlık Örgütü olarak Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ile birlikte çalıştıklarını aktaran Dr. Ursu, 2015- 2026 yılı Sağlıklı Beslenme Aksiyonu’nda birlikte çalışmalar yürüttüklerini ve Türkiye’nin de bu çalışmaların içinde yer aldığını söyledi.

ÖLÜMLERİN BEŞTE BİRİ BESLENME YÜZÜNDEN
Sağlıksız beslenmenin, dünya çapında kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve belirli kanserleri de içeren bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklanan ölümlerin ana sebeplerinden biri olduğuna işaret eden Dr. Ursu “Sağlıksız beslenme dünya çapındaki ölümlerin beşte biriyle bağlantılıdır. Bu durum ulusal sağlık bütçe maliyetlerinde de yılda iki trilyon zarara uğratıyor” diye anlattı.

YAĞI, ŞEKERİ, TUZU KISITLAYIN
Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı beslenme için yağ, şeker ve tuzun günlük kullanım oranlarını belirlediğini anlatan Dr. Ursu “Yağ tüketimi günlük toplam enerji alımının yüzde 30’unu geçmemelidir. Trans yağlar ise toplam enerjinin yüzde birinden daha az olmalıdır. Yüksek tansiyon ve felçleri azaltmak için tuzu günde beş gramdan daha aza indirmek, şeker tüketimini ise günlük enerji alımının yüzde onundan daha aşağıya çekmek gereklidir” dedi.

Evde yemek pişirmeyen şehirli hazır gıdaya yöneldi
Dünya Gıda Günü’nde 150 ülkede etkinlikler düzenlenerek  ‘Sıfır Açlığa’ ulaşma çağrısı yapıldığını söyleyen FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi Koordinatörü ve FAO Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu şehirleşmenin beslenme alışkanlıklarını değiştirdiğine dikkat çekti.  Evde yemek hazırlamak için ayrılan sürenin azaldığını buna karşılık şehirde yaşayanların süpermarket, fast food satış noktaları, sokak satıcıları ve paket servis restoranlarına yöneldiğini belirterek “Bu süreçte, mevsimine göre sebze ve meyvelerden uzaklaşarak ağırlıklı olarak şeker, yağ, tuz, işlenmiş gıdalar, et ve diğer hayvansal ürünlerden oluşan yüksek kalorili yiyeceklerle beslenmeye geçiş yaptık. Sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzının bir araya gelmesiyle obezite oranları, sadece gelişmiş ülkelerde değil, açlığın ve obezitenin genellikle bir arada bulunduğu, düşük gelirli ülkelerde de arttı” dedi.

Gıda üretiminde güvenilir ülkeyiz;
Sempozyumda yaptığı konuşmada gıda ve tüketimi konusunda Türkiye’nin en güvenilir ülkelerden biri olduğunu ifade eden Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Tunç “Türkiye olarak dünyada en sağlıklı gıdayı üreten ülkelerden biriyiz. Ülkemizde gıda zehirlenmeleri dünya ve Avrupa ortalamasının çok altındadır. Şu anda Avrupa birliği ülkeleri biber ve patlıcan dışındaki diğer ürünler için ülkelere girişte artık analiz yapma ihtiyacını hissetmiyor. Dolayısıyla sebze ve meyvelerimiz Avrupa ülkelerinde analize tabi tutulmadan rahat bir şekilde dolaşabiliyor. Ülkemizde gıda üreten işletmelerin tümü bakanlığımız denetimi, kontrolü altındadır. Denetim ve kontrol sürekli devam ediyor. Dolayısıyla ruhsatlı, ambalajlı ve barkotlu gıda ürünlerinde güvenli bir şekilde alıp kullanabilirsiniz” dedi.

Altın günü yerine yürüyüş günü yapın
Türkiye’de obezitenin önemli bir problem olduğunu söyleyen TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkan Vekili Müşerref Pervin Tuba Durgut “Sağlıklı beslenme ve fazla kilolarla mücadele ailede başlar. Ülkemizde her üç yetişkinden biri obez. Obezite ile savaşta kadınlar başrolde olmalı. Hanımlarımız altın günü yerine ‘On bin adım yürüme günleri’ organize etmeli ya da günlerin sonuna yürüyüş bölümleri eklenmeli” dedi.
Aynı zamanda eczacı olan AK Parti İstanbul Milletvekili Durgut, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de 30-70 yaş arası ölümlerin yaklaşık yüzde 88’inin bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklandığını hatırlatarak, “Türkiye’de bulaşıcı olmayan hastalıklardan ölüm ihtimali yüzde 17’dir. Bu oran gelişmiş ülkelerde yüzde 10 civarındadır” diye konuştu.
Tüm ölümlerin yüzde 47’si kalp ve damar hastalıkları kaynaklandığına işaret eden Durgut “Günlük 10-15 gram olan ortalama tuz tüketimimiz, DSÖ’nün önerisinin üç katıdır. Bunun sonucu olarak toplumun yaklaşık dörtte birinde hipertansiyon görülmektedir. Ülkemizde erkeklerin tütün kullanımı oranı maalesef yüzde 42’yi bulurken yıllardır düşüşte olan sigara kullanımı artışa geçmiştir” dedi.