Ziyneti Kocabıyık - DUBLIN - İRLANDA / Türkiye’de son dönemde yapılan en kapsamlı çocukluk çağı beslenme araştırmalarından biri olarak öne çıkan “Besin Tüketim Sıklığı ve Miktarı Araştırması-II’nin sonuçları İrlanda’nın başkenti Dublin’de düzenlenen 13. Avrupa Beslenme Konferansı’nda açıklandı. Ülkemizde çocukluk çağında gittikçe artan fazla kiloluluk ve azalan fiziksel aktivite ile mücadele etmek amacıyla Sabri Ülker Vakfı tarafından hayata geçirilen ve Millî Eğitim Bakanlığının desteği ile Türkiye’nin 20 ilinde 800 okulda yürütülen  “Yemekte Denge Eğitim Projesi”nin etkilerinin değerlendirildiği çalışma, 1.901 öğrenci üzerinde gerçekleştirildi. Marmara, Akdeniz ve SANKO Üniversiteleri Beslenme ve Diyetetik Bölümleri tarafından yapılan araştırmanın sonuçları, eğitim alan çocukların sağlık değerlerinin olumlu yönde değiştiğini ortaya koyuyor. Çalışma sonuçlarına göre beslenme ve aktif yaşam eğitimi alan çocukların aşırı kalori alımı azalırken her 100 şişman çocuktan 12’si ideal kilosuna yaklaştı, boyları iki santimetre uzadı.

GÜNDE 2,5 SAAT EKRAN KARŞISINDA GEÇİYOR
Sağlık Bakanlığının başlattığı sağlıklı yaşam seferberliğinde fiziksel aktivitenin birinci sırada yer aldığını söyleyen Prof. Dr. Tanju Besler “Hareketsizlik Türk çocuklarının en önemli problemi. Çocuklar günde iki buçuk saatini tablet ya da ekran karşısında hareketsiz olarak geçiriyor. Anne babanın çocuğun sağlığı için onu bilgisayar oyunlarından uzaklaştırıp gerçek hayattaki oyunun içine katması gerekir. Çocuklara egzersiz alışkanlığını kazandırmak için okulda derse başlamadan önce 10 dakika fiziksel aktivite yapılmalı” diye konuştu.

EN SAYGIN BESLENME KONGRESİ
Avrupa Türkiye modelini dinledi

Dört yılda bir düzenlenen ve dünya genelinden beslenme ve sağlık profesyonellerini bir araya getiren,  Avrupa Beslenme Konferası’nda “örnek uygulama” olarak sunulan araştırma ile ilgili bilgi veren Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tanju Besler, Türkiye’de obezite ve bodurluğun birlikte görüldüğünü belirterek, sağlıklı yaşam eğitiminin Türkiye genelinde okul öncesi döneme indirilmesi gerektiğini söyledi. 

KAHVALTI EDİYORLAR
Yemekte Denge Projesi’nin temel mesajlarının Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hayat bilgisi dersinde Sağlıklı Hayat Ünitesinde ‘dengeli beslenme’ başlığı ile müfredata dâhil edildiğini belirten Prof. Dr. Besler “Antalya, İstanbul ve Gaziantep’te seçtiğimiz okullardaki 1.901 öğrencinin,eğitim sonrasında yeme ve hareket davranışlarının çarpıcı bir şekilde değiştiğini gördük. Eğitim öncesi öğrencilerin yüzde 16’sı kahvaltı etmezken eğitim sonrası öğrencilerin yüzde 94’ü kahvaltı etmeye başladı. Çocuklar sağlıklı beslenme tabağını ve yasaklar olmadan dengeli beslenmenin prensiplerini öğrendi. Kahvaltı hem çocuklar hem de yetişkinler için günün en önemli öğünü. Çocuklara ‘Niçin kahvaltı etmiyorsunuz?’ sorusunu sorduğumuzda ‘Zamanım yetmiyor’, ‘Kahvaltı edeceğim saati uykuyla değerlendiriyorum’ ve daha çok da ‘Annem de kahvaltı etmiyor’ şeklinde cevap veriyorlardı” dedi.
Araştırmaya katılan 7-12 yaş arası şişman sınıfına giren çocukların, 2011 yılından bu yana okullarda uygulanan “Yemekte Denge” eğitimi sonrasında ideal kilosuna yaklaştığı tespit edildiğini anlatan Prof. Dr. Besler “Araştırma sonuçları eğitim sonrası her 100 şişman çocuktan 12’sinin ideal kilosuna kavuştuğunu, büyüme ve gelişme çağında olan öğrencilerin ise boylarının ortalama iki santimetre uzadığını gösterdi. Sadece beslenmeyi düzeltmek ideal kiloya ulaşmak için yeterli değil. Dünya bunu hareketle destekliyor. Yemekte Denge Projesi, çocuklara aktif olmayı da öğretiyor.  Yemekte Denge Eğitim Programı’ndan önce günlük oyun, egzersiz ve spor için182 dakika ayıran öğrenciler, eğitim sonrasında 192 dakika ayırmaya başladı. Özellikle büyük bir şehir olan İstanbul’da ‘Yemekte Denge Eğitimi’ sonrasında öğrencilerin günlük olarak egzersiz için ayırdıkları süre yüzde 40 artışla 25 dakikaya çıktı” diye anlattı.

Annenin rehberi Instagram
Anne babaların çocuklarının beslenmesini düzenlerken sosyal medyadan, daha çok da instagramdan etkilendiklerini söyleyen Sabri Ülker Vakfı Genel Müdiresi Begüm Mutuş,  çocuğa yönelik sağlıklı hayat eğitimine anne babalar ve öğretmenlerin de dâhil edilmesi gerektiğini belirterek “Beslenme ile ilgili annelerin kalıplaşmış fikirleri var. Öğretmenler ise çok güçlü rol model. 2011 yılında başlattığımız ‘Yemekte Denge Eğitim Projesi’nde 20 ilde 800 okulda 6 milyonu aşkın çocuğa, ebeveyne ve öğretmene ulaştık. Bugüne kadar 1.000 öğretmene eğitim verdik. Bu yıl çocukların yetişmesinde en önemli role sahip ebeveynlere ulaşmak için “Veli Sohbetleri” düzenlemeye başlandı. Velilerle yeterli ve dengeli beslenme konusunda önemli bilgilerin paylaşıldığı etkinliğin ilki Adana’da, ikincisi ise İstanbul’da yapıldı” dedi.

PROF. DR. TANJU BESLER​
Yeme içme karnemiz zayıf
Türkiye’de çocuklar arasında hem şişmanlığın hem de zayıflık ve bodurluğun son derece yaygın olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tanju Besler “0-5 yaş grubundaki çocukların yüzde 20,5’i şişman, yüzde 17’si zayıf ve yüzde 11,5’u da bodur. 0-16 yaş arasında şişmanların oranı yüzde 17,3’e düşerken zayıflık yüzde 20,7’ye yükseliyor. Bodurluk ise aynı kalıyor. Beslenme karnemizdeki notların yükselmesi için sağlıklı beslenme eğitiminin ilkokul öncesinden başlaması gerekir” dedi.