20 Kasım Dünya KOAH Günü ile ilgili bir açıklama yapan Nergiz, “Hedefimiz KOAH’ın her yıl daha fazla kişi tarafından bilinmesi ve risk faktörü taşıyan kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurmalarını sağlayarak yaşamlarını daha kaliteli sürdürmelerini sağlanmasıdır” diye konuştu.

KOAH nedir
Nergiz şu bilgileri verdi: “KOAH [Kronik (Müzmin) Obstrüktif (Tıkayıcı) Akciğer Hastalığı] nefes yollarında mikroplarla oluşmayan bir iltihaplanmaya bağlı oluşan ilerleyici bir akciğer hastalığıdır.

Bu hastalık ne sıklıkta görülür. KOAH, tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu tarafından yeterince bilinmeyen bir hastalıktır. KOAH’ın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde yüzde 15-20’dir. Bir diğer deyişle toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH vardır. Oysa 10 KOAH hastasının sadece biri doktora başvurmuş ve doğru tanı alabilmiştir. Bu durumda, ülkemizde bulunan 3-5 milyona yakın KOAH'lı hastanın sadece 300-500 bini kendisinde hastalık olduğunu bilmektedir. Küresel Hastalık Yükü Çalışması verilerine göre, KOAH yılda 2,9 milyon ölüme neden olmaktadır. Günümüzde tüm dünyada 3. ölüm nedeni haline gelen KOAH, tüm ölümlerin de yüzde 5,5’inden sorumludur. Türkiye’de solunum sistemi hastalıkları en sık görülen 3. ölüm nedenidir ve bu ölümlerin yüzde 61,5’i KOAH nedeniyledir. Toplumun KOAH konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, hastalığın erken tanısını ve etkin tedavisini güçleştirmektedir. KOAH gelişimi için tüm dünyada en yaygın görülen risk faktörü tütün kullanımıdır. Sigara içenler, içmeyenlere göre, daha fazla solunumsal şikayetlere, daha fazla solunum fonksiyon kaybına ve daha yüksek KOAH ölüm oranlarına sahiptirler. Diğer tip tütün kullanımı (pipo, puro, nargile vb.) ve çevresel tütün dumanı da KOAH gelişimine neden olur. KOAH gelişiminde genetik risk faktörlerinin rolü henüz çok iyi aydınlatılamamıştır. Bununla birlikte yapılan araştırmalarda gebelik ve çocukluk dönemindeki akciğer kapasitesi gelişimi üzerine özellikle yoksulluğun olumsuz etkisinin yetişkin dönemde KOAH gelişimine yol açan önemli bir faktör olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle toplum genelindeki eşitsizliğin azaltılması o toplumda yaşayan kişilerde KOAH gelişimini önleyen bir politikadır. Öte yandan özellikle biyomas yani odun, tezek, kök benzeri yakıtların yanmasına bağlı olarak gelişen iç ortam hava kirliliği ve tozlu-dumanlı iş yerlerinde çalışmanın en önemli çevresel risk faktörleri olduğu bilinmektedir. Benzer biçimde dış ortam hava kirliliğinin de KOAH gelişiminde ve KOAH hastalığının alevlenmesinde önemli rol oynadığı bilinmektedir. Araştırmalar hava kirliliğinin arttığı dönemlerde KOAH’a bağlı ölümlerin de arttığına işaret etmektedir. Son olarak her geçen gün önemi giderek vurgulanmaya başlayan fiziksel aktivitede azalma ve hareketsizlik de artık bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir.”

KOAH’lı bir hastanın şikayetleri
Dr. Öner Nergiz, KOAH’ta en sık görülen yakınmaların nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarma olduğu bilgisini verdi. Nergiz, şöyle devam etti: “Sigara içen kişiler öksürük ve balgamı kanıksarlar ve bu nedenle doktora başvurmazlar. Nefes darlığı nedeniyle fizik aktivitede azalma ortaya çıkar. Eforda nefes darlığı çeken kişi, yol yürümek istemez, günlük işlerini azaltır, markete gitmeye çekinir ve zamanla evden çıkmamayı tercih eder hale gelir. Bu şekilde giderek artan fiziksel aktivite azalması, hastanın yaşam kalitesini bozarak hastalığın ilerlemesine neden olur, sakatlık ve ölüme yol açar. Yirmi yıl boyunca izlenen KOAH’lı olgularda haftada iki saat ve daha fazla yürüyüş yapan hastalarda hem KOAH nedeniyle hastaneye başvurularda hem de bu hastalık nedeniyle ortaya çıkan ölüm oranlarında %30-40 azalma saptanmıştır. Bu nedenle hem bu hastalığın önlenmesi hem de ilerlemesinin engellenmesinde ‘fiziksel aktivitenin arttırılması gerekmektedir. KOAH'ın tanısı, basit ve ağrısız bir test olan “nefes ölçüm testi” ile kolayca konabilmektedir. KOAH’ın erken tanısı, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azaltacaktır. Bu nedenle, 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan ve/veya meslek icabı ya da çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp ”nefes ölçüm testini” yaptırması gerekir.”

KOAH’ın tedavisi
İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz KOAH’ın tedavisi hakkında şunları söyledi:

“KOAH ilerleyici bir hastalık olmasına karşı önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. KOAH’lı bir hastanın yapması gereken ilk iş sigarayı bırakmak amacıyla hekime başvurmasıdır. Sigara bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bunun dışında, diğer zararlı toz ve dumandan uzak durulması, grip ve zatürre aşılarının yapılması ve nefes yoluyla alınan ilaç tedavisinin yanı sıra fiziksel aktivitenin önerilmesi ve uygulanmasının sağlanması; hem hastalık gelişimi, hem hastalığın ilerlemesi ve kötü sonuçlarının önlenmesinde önemli bir adımdır. Yeterli bir fiziksel aktivite için ağır egzersizlere gerek yoktur, haftanın çoğu günleri yapılan orta yoğunluktaki fiziksel aktivite yeterlidir. Herkesin yapabileceği bir aktivite olan yürüyüş, düzenli fiziksel aktivitenin sağladığı hemen tüm yararları sağlayabilmektedir.”

 

KOAH’A YAKALANMA YAŞI DÜŞTÜ
Sigara kullanımının son yıllarda hızlı bir şekilde arttığını ve kullanımının çok erken yaşlara düştüğünü belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Osman El Jundi, “Eskiden KOAH 40 yaşından sonra görülürdü, şimdi ise 20-25 yaşlarında görülmektedir. KOAH’ın görülme sıklığında ciddi bir artış var” dedi.

Antalya Anadolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Osman El Jundi, ''Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Kasım ayında KOAH hastalığının kötüleştiğini söyleyen Jundi, konuyla ilgili farkındalık oluşturmak gerektiğini belirtti. Sigara kullanımının KOAH’ı tetiklediğini ifade eden Jundi, “Sigara kullanımında son yıllarda ciddi bir atış var. Eskiden 40 yaşından sonra KOAH görülürdü. Şimdi 20-25 yaş arasında görülüyor. Bu yüzden de KOAH’ta ciddi bir artış söz konusudur. Eskiden kadın ve erkek oranına bakıldığı zaman erkeklerde KOAH daha sık görülürdü. Şu an ise kadınlar KOAH konusunda erkekler ile yarışır hale gelmiştir. Türkiye de sigara çok fazla içildiği için Türkiye’nin Avrupa’ya göre ve diğer civardaki ülkelere göre daha yüksek bir KOAH hastası oranına sahiptir. Türkiye’deki bölgelere göre kıyaslama yaptığımızda; sigara içimi, İç Anadolu ve Marmara Bölgesine nazaran Akdeniz bölgesinde daha az görülmektedir. KOAH prevalansı Türkiye geneline göre Antalya’da daha düşüktür. Türkiye geneline göre Antalya bu konuda daha şanslıdır” dedi.

"Geri dönüşü olmayan bir hastalıktır"
KOAH’ın kronik ve uzun vadeli bir hastalık olduğunu belirten Dr. Osman El Jundi, “Pnömoni (zatürre) gibi akut bir hastalık değildir. Uzun ve müzmin bir hastalık olduğu için tedavisi daha zordur. KOAH hava yollarının daralması, tıkanması anlamına geliyor. KOAH ilerleyen ve geri dönüşü olmayan bir hastalıktır. Aynı zamanda solunum yetmezliğine kadar ilerleyen bir hastalıktır” diye konuştu.

"Hem süründürür, hem öldürür"
KOAH’ın belirtilerine değinen Dr. Osman El Jundi, “Önce hafif nefes darlığı ile başlıyor. Sonra öksürük ve balgam devreye giriyor. Tabi hastalık ilerledikçe ve sigara içtikçe nefes darlığı da artıyor. Eğer kendinizde bu belirtileri görüyorsanız KOAH’tan şüphelenmelisiniz KOAH başladıktan sonra sigarayı bırakırım, KOAH kaybolur diye düşünen kişiler yanılmış oluyor. Sigara etkisini gösterdikten sonra, hastalık başlandıktan sonra istedikleri kadar sigarayı bıraksınlar. Hatta piyasada çok fazla sigaranın zararlarını, etkilerini silen ilaçlardan, karışımlardan, tedavilerden bahsedilmektedir. Bunların hepsi yalan ve hiçbir faydası yoktur. Ve bundan dolayı ilerleyici ve geri dönüşümü olmayan bir hastalık olarak mutlaka bilmemiz gerekiyor. Eskiden ölüm nedenlerinin 5’inci nedeni olan KOAH şu an da kalp hastalıklarından sonra 2’inci basamağa sıçramıştır. Bu yüzden KOAH, hem süründürür, hem öldürür” ifadelerini kullandı.

KOAH’a yakalanmakta en büyük etkenin sigara olduğuna dikkat çeken Dr. Osman El Jundi, sözlerine şöyle devam etti:
“Genelde sigara içenlerde KOAH’I çok sık gördüğümüzü söyleyebilirim. Bununla birlikte, duman altında çalışmak ve pasif içicilik KOAH’a yakalanmada bir etkendir. Her hastamıza sigara öyküsünü sormaktayız. Sigara öyküsü ne demek? Kaç yıldır ve günde kaç paket sigara içtiğini soruyoruz. Bunun üzerinde hastanın KOAH’a yakalanma oranı saptıyoruz. Bir insan 10 yıl boyunca günde bir paket sigara içiyorsa KOAH riski on kat artmaktadır. Aynı zamanda kanser ve birçok hastalığında riski artmaktadır. Sigara her hastalık için bir sebep oluşturmaktadır. KOAH’ta ki süreci de sinsi bir şekilde oluşmaktadır. Sigara içmeye başlandıktan 5 yıl sonra öksürmeye başlanır. 10 yıl sonra ise; tıkanma, balgam, öksürük, nefes darlığı, merdiven çıkınca tıkanmalar oluşmaktadır. KOAH’a yakalanmada ikinci neden ise hava kirliliği. Bu yüzden soluduğumuz hava çok önemli.”

KOAH’a yakalanmamak için sigaranın bırakılması gerektiğini altını çizen El Jundi, “Yapmamız gereken bir diğer nokta ise egzersiz. KOAH hastaları, ben hareket edemem, zaten akciğerim kötü evde kalmam gerekiyor diye düşünmeleri çok yanlış. KOAH hastası için en önemli şeylerden bir tanesi de dışarıda gezmek, egzersiz ve yürüyüş yapmak. Eğer yapabiliyor ise hafif koşu yapmaktır. Bu egzersizlerle birlikte göğüs kafesinde ki kaslar hareket etmiş oluyor. Böylelikle daha fazla nefes alınması sağlanıyor. Bununla birlikte KOAH’a yakalanmamak için beslenmeye de dikkat etmeleri gerekir. Proteinden zengin besinleri tüketmeleri gerekmektedir. Çünkü kas kitlesi güçlü olmalı” dedi.

KOAH hastalığında ürkütücü rakamlar: Her 5 kişiden 1’i KOAH
EDİRNE (İHA) - Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Prof. Dr. Osman Nuri Hatipoğlu, KOAH hastalığı ile ilgili çarpıcı ve bir o kadar da ürkütücü rakamları açıkladı. Hatipoğlu, dünya genelinde en öldürücü hastalık sıralamasında 3. ve tüm ölümlerin yüzde 5.5’ine sorumlu olan KOAH ile mücadelede sigara ve benzeri tütün kullanımının tamamen sona erdirilmesi gerekildiğini vurguladı.
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Toraks Derneği Trakya Şube Başkanı Prof. Dr. Osman Nuri Hatipoğlu ve Şube Sekreteri Dr. Öğr. Üyesi Bilkay Serez, Dünya KOAH G"ünü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Osman Nuri Hatipoğlu, “KOAH, tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu tarafından yeterince bilinmeyen bir hastalıktır. KOAH’ın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde yüzde 15-20’dir. Bir diğer deyişle toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH vardır. Oysa 10 KOAH hastasının sadece biri doktora başvurmuş ve doğru tanı alabilmiştir. Bu durumda ülkemizde bulunan 3-5 milyona yakın KOAH'lı hastanın sadece 300-500 bini kendisinde hastalık olduğunu bilmektedir” dedi.

“Tüm dünyada 3. ölüm nedeni haline geldi”
Prof. Dr. Hatipoğlu, “Küresel Hastalık Yükü Çalışması verilerine göre KOAH yılda 2.9 milyon ölüme neden olmaktadır. Günümüzde tüm dünyada 3. ölüm nedeni haline gelen KOAH, tüm ölümlerin de yüzde 5.5’inden sorumludur. Türkiye’de solunum sistemi hastalıkları en sık görülen 3. ölüm nedenidir ve bu ölümlerin yüzde 61.5’i KOAH nedeniyledir. Toplumun KOAH konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, hastalığın erken tanısını ve etkin tedavisini güçleştirmektedir” ifadelerini kullandı.

“KOAH’lı bir hastanın yapması gereken ilk iş sigarayı bırakmak”
Hatipoğlu, “KOAH ilerleyici bir hastalık olmasına karşı önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. KOAH’lı bir hastanın yapması gereken ilk iş sigarayı bırakmak amacıyla hekime başvurmasıdır. Sigara bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bunun dışında, diğer zararlı toz ve dumandan uzak durulması, grip ve zatürre aşılarının yapılması ve nefes yoluyla alınan ilaç tedavisinin yanı sıra fiziksel aktivitenin önerilmesi ve uygulanmasının sağlanması; hem hastalık gelişimi, hem hastalığın ilerlemesi ve kötü sonuçlarının önlenmesinde önemli bir adımdır” dedi.

 

 Samsun Müdürü Oruç: "KOAH'ta en sık görülen yakınma nefes darlığı, öksürük ve balgam”

SAMSUN (İHA) – Dünya KOAH Günü sebebiyle bir açıklama yapan Samsun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç, “KOAH, tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu tarafından yeterince bilinmeyen bir hastalık” dedi.
KOAH’ın görülme sıklığının 40 yaş üstü yetişkinlerde yüzde 15-20 olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Oruç, “Küresel Hastalık Yükü Çalışması verilerine göre, KOAH yılda 2.9 milyon ölüme neden olmaktadır. Günümüzde tüm dünyada 3. ölüm nedeni haline gelen KOAH, tüm ölümlerin de yüzde 5.5’inden sorumludur. Türkiye’de solunum sistemi hastalıkları en sık görülen 3. ölüm nedenidir ve bu ölümlerin yüzde 61.5’i KOAH nedeniyledir. Toplumun KOAH konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, hastalığın erken tanısını ve etkin tedavisini güçleştirmekte. KOAH gelişimi için tüm dünyada en yaygın görülen risk faktörü tütün kullanımıdır. Sigara içenler, içmeyenlere göre, daha fazla solunumsal şikayetlere, daha fazla solunum fonksiyon kaybına ve daha yüksek KOAH ölüm oranlarına sahiptirler. Diğer tip tütün kullanımı (pipo, puro, nargile vb.) ve çevresel tütün dumanı da KOAH gelişimine neden olur. KOAH gelişiminde genetik risk faktörlerinin rolü henüz çok iyi aydınlatılamamıştır. Bununla birlikte yapılan araştırmalarda gebelik ve çocukluk dönemindeki akciğer kapasitesi gelişimi üzerine özellikle yoksulluğun olumsuz etkisinin yetişkin dönemde KOAH gelişimine yol açan önemli bir faktör olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle toplum genelindeki eşitsizliğin azaltılması o toplumda yaşayan kişilerde KOAH gelişimisini önleyen bir politikadır. Öte yandan özellikle biyomas yani odun, tezek, kök benzeri yakıtların yanmasına bağlı olarak gelişen iç ortam hava kirliliği ve tozlu-dumanlı iş yerlerinde çalışmanın en önemli çevresel risk faktörleri olduğu bilinmektedir. Benzer biçimde dış ortam hava kirliliğinin de KOAH gelişiminde ve KOAH hastalığının alevlenmesinde önemli rol oynadığı bilinmektedir. Araştırmalar hava kirliliğinin arttığı dönemlerde KOAH’a bağlı ölümlerin de arttığına işaret etmektedir. Son olarak her geçen gün önemi giderek vurgulanmaya başlayan fiziksel aktivitede azalma ve hareketsizlik de artık bir risk faktörü olarak kabul edilmekte” açıklamasında bulundu.

“En sık görülen yakınmalar nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarma”
KOAH’ın fark edilmesinde en sık görülen yakınmaların nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarma olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç, “Sigara içen kişiler öksürük ve balgamı kanıksarlar ve bu nedenle doktora başvurmazlar. Nefes darlığı nedeniyle fizik aktivitede azalma ortaya çıkar. Eforda nefes darlığı çeken kişi, yol yürümek istemez, günlük işlerini azaltır, markete gitmeye çekinir ve zamanla evden çıkmamayı tercih eder hale gelir. Bu şekilde giderek artan fiziksel aktivite azalması, hastanın yaşam kalitesini bozarak hastalığın ilerlemesine neden olur, sakatlık ve ölüme yol açar. Yirmi yıl boyunca izlenen KOAH’lı olgularda haftada iki saat ve daha fazla yürüyüş yapan hastalarda hem KOAH nedeniyle hastaneye başvurularda hem de bu hastalık nedeniyle ortaya çıkan ölüm oranlarında yüzde 30-40 azalma saptanmıştır. Bu nedenle, hem bu hastalığın önlenmesi hem de ilerlemesinin engellenmesinde ‘fiziksel aktivitenin arttırılması gerekmekte. KOAH'ın tanısı, basit ve ağrısız bir test olan “nefes ölçüm testi” ile kolayca konabilmektedir. KOAH’ın erken tanısı, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azaltacaktır. Bu nedenle, 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan ve/veya meslek icabı ya da çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp ”nefes ölçüm testini” yaptırması gerekir” şeklinde konuştu.

“İlk iş sigarayı bırakmak için hekime başvurmak”
Samsun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç, KOAH’ın ilerleyici fakat önlenebilir bir hastalık olduğunu ifade ederek, “KOAH’lı bir hastanın yapması gereken ilk iş sigarayı bırakmak amacıyla hekime başvurmasıdır. Sigara bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bunun dışında, diğer zararlı toz ve dumandan uzak durulması, grip ve zatürre aşılarının yapılması ve nefes yoluyla alınan ilaç tedavisinin yanı sıra fiziksel aktivitenin önerilmesi ve uygulanmasının sağlanması; hem hastalık gelişimi, hem hastalığın ilerlemesi ve kötü sonuçlarının önlenmesinde önemli bir adımdır. Yeterli bir fiziksel aktivite için ağır egzersizlere gerek yoktur, haftanın çoğu günleri yapılan orta yoğunluktaki fiziksel aktivite yeterlidir. Herkesin yapabileceği bir aktivite olan yürüyüş, düzenli fiziksel aktivitenin sağladığı hemen tüm yararları sağlayabilmekte. Dünya KOAH Günü kapsamında Samsun İl Sağlık Müdürlüğü olarak amacımız toplum bireyleri arasında farkındalık oluşturarak, hastalığın erken dönemde saptanması, etkin tedavi ve komplikasyonların önlenmesi, hedefimiz insanların sağlık açısından yüksek kaliteli bir yaşam sürdürmelerini sağlamak” değerlendirmesinde bulundu.