Çin’den dünyaya hızla yayılan gizemli zatürre konusunda bilgiler veren Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Hastalığın ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve öksürük gibi klinik belirtileri mevsimsel gribe benzemektedir. 65 yaş üstü kişiler, kronik böbrek, akciğer, karaciğer hastalıkları olanlar, bağışıklığı baskılanmış kişiler ve hamilelerde hastalık daha ağır seyredebilir” dedi.

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, Çin’de ortaya çıkan koronavirüs ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Çin’den dünyaya yayılan virüsün ülkemizde de görülmesi halinde alınabilecek önlemler konusunda bilgiler veren Leblebicioğlu, "Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs enfeksiyonundan dünyada yaklaşık 900 kişi etkilendi. Etkilenen insanlardan 26’sı (yaklaşık yüzde 3’ü) hayatını kaybetti. Vaka sayısı ise her gün hızla artıyor. Hastalık hayvanlardan veya çiğ etlerden insanlara bulaşarak başladığının tahmin ediliyor. İnsandan insana ise temas ve öksürük yoluyla yayılıyor” diye konuştu.

“Hamilelerde daha ağır seyredebilir”
Koronavirüsün zatürre benzeri bir klinik tabloya neden olacağını ifade eden Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Hastada ciddi akut solunum sendromu ve böbrek yetmezliği gelişebilmektedir. Başlıca belirtileri ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve öksürüktür. Klinik belirtileri ile mevsimsel gribe benzemektedir. 65 yaş üstü kişiler, kronik böbrek, akciğer, karaciğer hastalıkları olanlar, bağışıklığı baskılanmış olan hastalar ve hamilelerde hastalık daha ağır seyredebilir” şeklinde konuştu.

“Sars da böyle yayılmıştı”
Çin’in yanı sıra Amerika, Güney Kore, Hong Kong Japonya, Tayvan, Tayland, Singapur ve Vietnam’dan da olguların bildirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Bunların genel olarak seyahat eden kişiler. 2002 yılındaki yine bir tür koronavirüsün neden olduğu SARS salgını da bu şekilde Uzak Doğu’da başlayıp daha sonra seyahatler ile başka ülkelere yayılım göstermişti. Hastalığı gizlemek kontrolünü güçleştirir. Çin'den, özellikle de Wuhan şehri ve çevresinden ülkemize gelen yolculardan ateş ve/veya öksürük gibi akciğer şikâyeti olan kişilerin muayene edilmesi, gerekirse de izole edilmesinin hastalıktan korunmak için önem taşıyor. Çin’de bütün bir kentin karantinaya alınması, giriş-çıkışa kapatılması sağlık, sosyal ve ekonomik sorunlara neden olabilir. Kişilerin sağlık kuruluşlarından hizmet almasını güçleştirir. Hastalanma korkusu nedeniyle insanların karantinadan kaçmaya çalışması veya hastalığını gizlemesi kontrolü daha güçleştirecektir. Vakalar görünmez hale gelecektir. Bu tür önlemler yerine hastaların hızlı tanısının konularak, sadece hastaneye yatış gerektirecek durumu olan hastaların hastanede diğer hastaların ise evde izlenmesi, toplu yaşam yerlerinden uzak durmaları önerilir. Benzer şekilde bir vaka nedeniyle tüm bir hastanenin de karantinaya alınması gerekmemektedir” ifadelerini kullandı.

“Eşyalarda 24 saat canlı kalabilir”
Spesifik bir antiviral tedavisi olmayan hastalıktan korunma yöntemlerinin gripten korunma yöntemlerine benzediğini vurgulayan Prof Dr. Hakan Leblebicioğlu şunları söyledi: “Virüs öksürük ve hapşırma ile bulaşabilir. Eller düzenli olarak su ve sabunla yıkanmalı, öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burun tek kullanımlık mendil ile kapatılmalıdır. Eğer yanımızda mendil yoksa, kesinlikle öksürürken ve hapşırırken ağız avuç içi ile kapatılmamalı, kollarımızın üzerindeki giysiyle kapatılmalıdır. Koronavirüs yüzeylerde ve eşyalarda 24 saate kadar canlı kalabilir, bu nedenle çevreye dokunduktan sonra eller ağza ve göze götürülmemelidir. Günümüzde uluslararası seyahat ve kargo faaliyetleri sık görülmektedir. Virüsün vücut dışında yaşam süresi ve ulaşım şartları göz önüne alındığında Çin’den gelen kargolarla bulaşma riskinin olduğuna dair bir veri bulunmamaktadır ve böyle bir durum henüz rapor edilmemiştir.”

UZMANLARDAN KORONA VİRÜSÜ UYARISI VE KORUNMAK İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

 

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Aygül Çelik, hastalıktan korunmak için düzenli el yıkanmasını, öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burnu örterek, solunum yolu hastalığı belirtileri (öksürme ve hapşırma gibi) gösteren kişilerle yakın temastan kaçınılmasını önerdi.

Hastalığın ilk olarak Çin’de görüldüğünü, hastalık etkeninin birden fazla virüsü bünyesinde barındıran korona virüs ailesinden olduğunu belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Aygül Çelik, “İlk olarak 31 Aralık 2019’da Çin’in Wuhan şehrinde görülen gizemli zatürre vakalarında yeni bir etken tanımlandı. Bu etkenin soğuk algınlığı, SARS (Şiddetli Akut Solunum Sendromu ) ve MERS (Ortadoğu Solunum Sendromu) etkeni olan farklı virüsleri bünyesinde barındıran korona virüs ailesine ait olduğu bildirilerek Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2019-nCoV olarak adlandırıldı” dedi.

Hastalığın solunum yolları enfeksiyonu şeklinde ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Aygül Çelik, “Bu yelpaze içinde basit soğuk algınlığından ARDS olarak bilinen ciddi solunum sıkıntısı sendromuna kadar farklı klinik tablolar karşımıza çıkabilir. Şimdiye kadar görülen vakalarda bildirilen semptomlar yüzde 90 ateş, yüzde 80 yorgunluk ve kuru öksürük, yüzde 20 nefes darlığı ve yüzde 15 solunum sıkıntısı şeklinde olmuştur. Aynı zamanda bildirilen bu vakaların yüzde 25’i ciddi hastalık tablosu halinde seyretmiş olup, yüzde 4’ü ölümle sonuçlanmıştır” diye konuştu.

Prof. Dr. Aygül Çelik hastalığın özel bir tedavisinin bulunmadığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak mevcut anti-viral ilaçların kullanılabilme ihtimali olabilir. Enfekte olmuş bir kişinin düzenli grip ilaçları alması, bol sıvı tüketmesi ve dinlenmesi ile semptomların hafifletebileceği konusunda genel öneriler sunulmaktadır. Bazı ülkeleri, özellikle Çin'i ziyaret eden insanların grip benzeri semptomlarını doktorlarına bildirmeleri gerekmektedir. Bununla birlikte solunum yollarına ait semptomlar ile hekime başvuran kişiler sadece Çin değil her türlü seyahat öyküsünün bilgisini vermeliler.”

Son olarak hastalıktan korunma yolları hakkında uyarılar yapan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Aygül Çelik, “Virüsün insanda insana bulaşması doğrulanmıştır. Şu an bu enfeksiyona karşı aşı yolu ile korunma yoktur. Enfeksiyonu önlemek için tüm solunum yolları enfeksiyonlarında olduğu gibi düzenli el yıkamak, öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burnu örtmek ve solunum yolu hastalığı belirtileri (öksürme ve hapşırma gibi) gösteren herhangi biriyle yakın temastan kaçınmak en önemli korunma yoludur” ifadelerini kullandı.