NEŞRA DURMAZ

Türkiye’de yaygın aşılama için geri sayım başladı. Ardından da aşılamanın 65 yaş üstünde bir risk oluşturup oluşturmayacağı tartışmaları alevlendi. Bunun münazara edilmesinin başlıca sebebi ise Çin’den getirtilen aşının faz çalışmalarında bu yaş grubunun yer almaması. Şimdiye kadar aşının etkinliğine ve güvenilirliğine dair yapılan faz denemelerinde 18-59 yaş grubu yer aldı. Çalışmalarda özellikle sağlıklı bireyler tercih edildi. Böyle yapılmasındaki gerekçe, aşıların ne gibi bir yan etki oluşturacağının bilinmemesi ve yaşanılacak herhangi bir aksilikte kişinin daha kolay bir şekilde kontrol altına alınabilmesiydi. Yani, 60 yaş üstündeki kişiler, aşılama sonrası ciddi yan etkilerin oluşabileceği ve ağır seyredebileceği ihtimali göz önüne alınarak çalışma dışında bırakıldı. Bu yöntemle ‘riskli’ grup korunmuş oldu. Ama 65 yaş üstüne yönelik bilimsel bir veri sağlanamadı. Bu gerekçeyle, aşının yaşlılara ne gibi bir etki yapacağı bilinmezken uzmanlar “Ortada kaygılanacak bir şey yok” dedi. Bu sözleri, yapılan çalışmalarda ciddi bir yan etki görülmemesine dayandıran uzmanlar “65 yaş üstünde ciddi bir yan etki oluşması beklenmiyor. Yalnızca, gelişen antikor düzeyi, genç nüfusa göre daha az olabilir” şeklinde konuştu. Öte yandan yoğun bakımda yatanların ve hayatını kaybedenlerin çoğu 65 yaş üstünde. Bu yüzden aşılamada öncelik yaşlıların olacak. Tahminlere göre aşı olan bu kişiler, koronaya hiç yakalanmayacak, yakalansa bile hastalığı hafif şekilde atlatacak. Böylelikle hem onlar korunacak hem de sağlık sisteminin yükü büyük bir ölçüde azalacak.