Covid-19 ile mücadele tüm dünyada tedbirlerle birlikte sürerken aşılama çalışmaları da devam ediyor. Türkiye'de ilk doz aşılamalarının ardından ikinci doz aşılama çalışmaları gerçekleştiriliyor. Megakentte de çalışmalar devam ederken İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu da aşılamaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Memişoğlu, sürdürülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

“İstanbul her türlü aşıyı yapabilecek kapasitede”
Megakentte süren aşılamayla çalışmaları hakkında bilgi veren İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, “İstanbul alt yapı olarak da kapasite olarak da her türlü aşıyı yapabilecek kapasitede akşamları da dahil hafta sonu da dahil aşı yapabilme imkanımız var. İnsanlarımız da bu aşıları yaptırıyorlar. İstanbul hem kırsalı temsil ediyor. Hem çok kalabalık metropol. İstanbul’un köyü de var esasında tabi hepsi büyük kent şu anda ama köy gibi yerlerimizde var. Hiçbir sıkıntımız yok, Çatalca’mızda da Şile’mizde de Tuzla, Kadıköy’de de yok herkes de destek veriyor. Sağlık çalışanlarımız da büyük bir özveriyle bunu yapıyorlar. Aşılamadaki en büyük motivasyonumuz; korumak olduğu için daha mutlu şekilde aşılamayı yapıyoruz. Özellikle ev içi bulaşlarını engellemek için de insanların daha hassas olması gerekiyor. 65 yaş üzeri insanları şu anda aşıladık. Böylece onları da rahatlatmamız lazım. Büyüklerimiz çok mutlu oldular, görülmeye değerdi. O insanların ne kadar uzun süredir kapandığını, korktuğunu dışarı çıkamadığını ama aşılandıktan sonra da ne kadar mutlu olduğunu görmek gerçekten mutlu oluyorsunuz” dedi.

“Yoğun bakımda yatan o hastaları görseler uyum göstereceklerine eminim”
Aşıya karşıtlığına ilişkin konuşan Memişoğlu, “Kesinlikle herkes ilk bulduğu aşıyı yaptırsın. Aşı karşıtlığını anlamış da değiliz. Aşı esasında yaşam süresini uzatan en önemli faktörlerden olmuştur. İnaktif aşı yüz yıldır teknikle yapılan bir aşı. Başka bir silahımız yok elimizde. Aşı, maske ve mesafe silahı var. Şu anda maalesef başka bir silahımız yok keşke olsa. Bazen insanlar inanmak istemiyorlar. Hastanelerin yoğun bakımlarını dolaşırken o insanların ne durumda olduğunu görmelerini isterdim. Aşı karşıtlarının veya uyum göstermeyen insanların bizim görevimiz esasında bu insanlara bunları hissettirip, anlatabilmektir. Yoğun bakımda yatan o hastaları görseler gerçekten ciddi anlamda uyum göstereceklerine eminim. Aşı esasında o hastaların hayatını kurtarıyor. Onları da ikna etmemiz lazım. Ben oldum, anne babamı yaptırdım, zamanı geldiğinde bütün yakınlarımın aşı olmasını öneriyorum bu kadar net” diye konuştu.