ZİYNETİ KOCABIYIK

Kilolu olmak birçok hastalığa davetiye çıkarıyor. Vücudun ağır yükünü kaldırmaya çalışırken en çok etkilenen organımız ise kalbimiz. Ancak geçtiğimiz günlerde ABD’de yayımlanan bilimsel bir çalışma, zayıf da olsa bel çevresi kalın olan kişilerin, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma, kalp krizinden ölüm riskini artırdığını gösterdi. İdeal bel çevresi; erkekler için 102 cm, kadınlar için ise 90 cm altıdır. Araştırma, bu ölçümün 14 cm fazlasının kalp hastalıkları riskini yüzde 40 artırdığını gösterdi.

Kalp ve damar sistemi açısından en tehlikeli yağlanmanın göbek çevresinde olduğunu söyleyen Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mutlu Güngör “Göbek çevresi iç organ yağlanması ile paraleldir. Bel çevresi kalınlaştıkça, iç organlarımızın etrafı da yağla kaplanır. Karın bölgesindeki organların çevresinde toplanan yağ, insülinin glikozu enerjiye dönüştürmesini engelleyen rezistin hd porno gibi hormonların salgılanmasına sebep olur. Buna bağlı olarak Tip 2 diyabet ve kalp hastalığı riskini artar. Bu durum kalp krizi açısından son derece tehlikelidir. Vücutta çok fazla yağ dokusu depolamanın bir başka sonucu da "kötü" kolesterol LDL'yi yükseltmesidir” dedi. 

BEL-KALÇA ORANINIZI İYİ HESAPLAYIN

Türk Kardiyoloji Derneğinin Prof. Dr. Altan Onat önderliğinde yapmış olduğu ve Türkiye’nin kalp sağlığı konusundaki ilk ve en büyük çalışması olan TEKHARF-I çalışmasında kalp sağlığı ile vücuttaki yağın nasıl dağıldığını ortaya koyan bel-kalça oranı (BKO)’nun önemli olduğu ortaya çıkmıştı.

Kilonuzun fazla olup olmadığını tartıya çıktığınızda görüyorsunuz. Ancak bu kilonun kalp sağlığınız açısından tehlikeli olup olmadığını bel-kalça oranını hesaplayarak bulabilirsiniz. Bunun için elinize bir mezura alarak, kıyafetsiz şekilde ayna önüne geçin. Doğru rakamı elde etmek için belinizi sol kaburganızın hemen altından ölçün. Kalçayı ölçmek için, mezurayı en geniş alanın çevresinden geçirin. Belinizi ölçerek elde ettiğiniz rakamı, kalçanızı ölçerek elde ettiğiniz rakama bölün. Çıkan sonuç bel-kalça oranıdır. Rakam erkeklerde 1'den, kadınlarda 0,9'dan büyükse kalp ve damar hastalıkları açısından risk grubunda olduğunuzu gösterir.  

Günümüzde genç nüfusta bel çevresi kalınlığının artmasıyla birlikte kalp hastalığı 65 yaş altı kişilerde daha yaygın hâle gelmeye başladı. TÜİK rakamlarına göre ülkemizde her sene yaklaşık 200 bin kişi kalp ve damar hastalıklarına bağlı olarak hayatını kaybediyor.

KALBİN İÇİN ZAYIFLA

Dengesiz beslenme, hareketsiz ve stresli hayatın obeziteyi her geçen gün daha da arttığını söyleyen Doç. Dr. Mutlu Güngör “Obeziteyle mücadelenin temeli düzenli egzersiz ve dengeli beslenmedir. Düzenli yürüyüş yapmayı, az yemeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Buna rağmen kilo veremeyen hastalarda yeni kullanıma giren ancak kısa dönemde çok başarılı olan medikal tedaviler de mevcut. Egzersiz, diyet ve medikal tedaviye rağmen hala kilo veremeyen hastalarda hekim gerekli görürse obezite cerrahisi de düşünülmelidir. Ama; yeme alışkanlığını değiştiremeyen hastalarda cerrahi sonrası tekrar kilo alındığı unutmamalıdır” dedi.

Uzmanlar uyardı: Obezite Covid-19 riskini 3 kat arttırıyor Uzmanlar uyardı: Obezite Covid-19 riskini 3 kat arttırıyor 2 yıldır hayatımızda olan koronavirüse çare aranmaya devam ediyor. Virüsü inceleyen ABD’li bilim adamlarından yeni bir uyarı geldi. Bilin adamları obezitenin Covid-19’dan hastaneye kaldırılma riskini 3 kat arttırdığını açıkladı.

Çocuklara obezite ameliyatı yapılır mı? Çocuklara obezite ameliyatı yapılır mı? Çocukluk çağı obezitesi Tip 2 diyabet, kalp ve damar hastalıkları, böbrek hastalıkları ve kanser riskini de beraberinde getiriyor.

Obezite erken ergenliği artırıyor Obezite erken ergenliği artırıyor Çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemi olarak kabul edilen ergenliğin kızlarda ortalama 8 ile 13 yaş, erkeklerde ise 9 ile 14 yaş arasında başladığını söyleyen Yeditepe Koşuyolu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Elif Sağsak “Özellikle obezite problemi yaşayan kız çocuklarında ergenlik yaşı öne kaydı. Ancak bazı hastalıklar da erken ergenliği tetikleyebilir” dedi.