ZİYNETİ KOCABIYIK

Türkiye çapında yaklaşık iki bin kişi üzerinde gerçekleştirilen en geniş kapsamlı sağlık okuryazarlığı araştırması sonuçları, Türk insanının hastalıklarla ilgili ilk başvuru noktasının internet olduğunu, toplumun yüzde 42’sinin sağlıkla ilgili doğru ve yanlış bilgileri ayırt etmekte zorlandığını ortaya koydu. Sağlıkla ilgili bilgilerin sosyal medya ve internetten alınmasının en büyük sıkıntısının Covid döneminde yaşandığını belirten uzmanlar, internetin yanlış bilgilerle dolu olduğunu, kişilerin kendilerini “bilgi kirliliğinden” koruyabilmek için sağlık okuryazarlığı bilincinin yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.

Bayer’in öncülüğünde ilan edilen 22 Ekim Dünya Sağlık Okuryazarlığı Günü dolayısıyla sonuçları açıklanan Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Araştırmasına göre, Türkiye’de her dört kişiden üçü sağlık okuryazarlığının farkında değil. Araştırmaya katılanların yüzde 60’ı sağlıkla ilgili bilgileri internetteki haber sitelerinden ya da sosyal medyadan aldığını söylüyor. Aile hekiminden bilgi alırım diyenlerin oranı ise yüzde 53. Ancak yine aynı araştırmaya göre sağlık kuruluşlarına başvuranların yüzde 85’i sağlık problemlerini hekimlere ve sağlık çalışanlarına rahatlıkla ifade edebiliyor. Fakat anlamayanların ve soru sormaya çekinenlerin oranı yüzde 80’e ulaşıyor. 

SOSYAL MEDYAYA GÜVEN DÜŞÜK

Araştırma sonuçlarına göre kişiler sağlıkla ilgili bilgileri en çok internet sitelerinden ve sosyal medyadan ediniyor. Ancak bu mecralara fazla güvenmiyor. Güvenilirlik açısından ilk sırayı aile hekimi alıyor. 

FARKINDAYIZ AMA UYGULAMIYORUZ

Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun sağlık durumlarına etkisi olabilecek konular hakkında bilgi sahibi olduğu gözlemleniyor. Ancak sağlık için yararlı ve zararlı olan ürünler ve davranışlar hakkında bilgi sahibi olsalar da bunu hayatlarına yansıtma oranlarının düşüklüğü dikkat çekiyor. Örneğin; araştırmaya göre Türkiye’nin yüzde 90’ına yakını sigara, tütün ve tütün ürünleri tüketiminin zararlı, egzersiz yapmanın ve düzenli uykunun ise sağlık üzerinde pozitif etkisi olduğunu biliyor. Buna karşılık ne yazık ki sigara içmeyi denemiş her 10 kişiden altısı hâlen sigara içmeye devam ediyor. Bunun yanı sıra haftada bir veya daha fazla egzersiz yaptığını ifade edenlerin oranı ise yüzde 50’nin altında kalıyor.

Çalışmayı değerlendiren Bayer Tüketici Sağlığı Ülke Müdürü Erdem Kumcu çalışmanın, internet ve sosyal medyanın, yanlış bilgi riskine rağmen herkesin sağlık okuryazarlığı bilgisini etkileyen ciddi bir kaynak olmaya devam ettiğini gösterdiğini belirterek “Çözüm, kişilerin doğru ve yanlış bilgiyi ayırt etmesini sağlayabilmek. Bunun için de sağlık okuryazarlığını çocukluk çağında başlatmak gerek” dedi.

GİDECEĞİMİZ DOKTORU ONLINE SEÇİYORUZ

Araştırma gidilecek doktor ya da sağlık profesyonelleriyle ilgili bilgiyi internetten araştıranların oranının yüzde 66 olduğunu ortaya koydu. “Sağlık konusunda bir konuyu, soruyu veya hastalığı araştırmak için internetten faydalanırım” diyenlerin oranı yüzde 89, “Gideceğim doktor veya sağlık profesyoneli ile ilgili internette yapılan yorumları gitmeden okurum” diyenlerin oranı yüzde 66, “Gideceğim hastane ile ilgili internette yapılan yorumları okurum” diyenlerin oranı yüzde 61 olarak çıktı.

Türk doktorun keşfettiği hastalık tıp literatürüne girdi Türk doktorun keşfettiği hastalık tıp literatürüne girdi Doğum sonrası bazı çocuklarda görülen genel gelişim geriliği, kafa küçüklüğü, beyin anormalliği ve vücutta aşırı iltihaba neden olan bir hastalığı keşfeden Türk doktor Sedat Işıkay'ın soyadı, tıp literatürüne kazandırdığı haslığa da verildi.