Yemek borusu kanseri ile ölümün eşiğine gelen hasta, doktorların uyguladığı tedaviyle yeniden hayata sarıldı. Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktorları, söz konusu hastaya mideden yemek borusu yaptı. Tedaviye olumlu cevap veren hasta sağlığına kavuşup yeniden yemek yemeye başladı.

YUTMA ŞİKAYETLERİ KORKUNÇ GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI
Kütahya’da yaklaşık 6 ay önce yutma şikayetleri ile başlayan ve 5 ay süren tetkik sonuçlarından sonra 5 çocuk babası Sabri Aslan’a yemek borusu tümörü teşhisi konuldu. Hastanede 40 gün radyoterapi, 6 hafta kemoterapi gören hasta KSBÜ Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Faik Yaylak, Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Sezgin Zeren, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Cihat Yıldırım, Göğüs Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Suat Patlatoğlu, Göğüs Cerrahi uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Zeki Tahsin Yapakçı, Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Prof. Dr. Canan Balcı’nın yer aldığı deneyimli bir ekip tarafından ameliyata alındı.
Hiprit yöntemle (hem açık, hem kapalı) yapılan ameliyatla kendi midesinden alınan parçayla yemek borusu yapıldı. 10 günlük tedaviye olumlu yanıt vererek yemek yemeye başlayan Aslan, birkaç gün daha gözetim altında tutulduktan sonra taburcu edilecek.

KÜTAHYA'DA İLK OLDU
Prof. Dr. Faik Yaylak yaptığı açıklamada hastanın tamamen yemek borusunun çıkartıldığını söyledi. Prof. Dr. Yaylak, “61 yaşındaki Sabri Aslan’a yemek borusundaki tıkayıcı kitle nedeniyle gerekli tanı ve ön tedavi işlemleri sonrası kalıcı tedavisi olan yemek borusunun çıkartılarak yerine kendi midesinden yeni yemek borusu yapılması işlemi hastanemizde başarılı şekilde tamamlanmıştır. Cerrahi olarak “Total Ösefajektomi Ve Gastrik Pull-Up” olarak bilinen işlem kentimizde ilk defa hibrit yöntemle gerçekleştirilmiştir. Bu yöntemle laparoskopik ve endoskopik teknolojiler açık cerrahi işlemler ile birlikte kullanılarak karın açılmadan ameliyatın önemli bir kısmı tamamlanması mümkün olmuştur. Cerrahi işlemler tıp fakültesi anestezi ve reanimasyon, genel cerrahi ve göğüs cerrahisi öğretim üyelerinin de görev aldığı deneyimli bir ekip tarafından gerçekleştirilmiştir" dedi.

Doç Dr. Sezgin Zeren, “Yutma şikayeti ile başvuran hastamızın, Endoskopi başta olmak üzere bir çok tetkikten sonra yemek borusunda ki tıkayıcı kitlenin tespit edilip, ameliyatına karar verilmiştir. Ekibimizle beraber başarılı bir şekilde ameliyatı gerçekleştirdik. Ve hastamızın sağlına kavuşmasında yardımcı olduk. Korora virüs (Covid-19) sürecinde hastanemizde acil hastalarla beraber tümör hastalarının ameliyatlarına aralıksız devam etmektedir” diye konuştu.

"İİNŞALLAH BUNDAN SONRA BİRÇOK HASTA ŞİFA BULUR"
Sağlığına kavuşan Sabri Aslan, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde bu tür büyük ameliyatların yapılmasının kendisini mutlu olduğu dile getirerek, “6 ay önce başlayan şikayetlerim sonucunda hastanemize başvurdum. Yapılan incelemeler sonucunda tedavimin zor bir süreç olacağını biliyordum. Çocuklarım ısrarla daha büyük şehirlerde ve hastanelerde tedavi görmemi istedi. Fakat Kelebek Hastası çocukların uzak yerlerden gelip hastanemizde ameliyat olduğu haberlerini okudum. Bende buna istianeden burada olacağım dedim. Doç Dr. Sezgin Zeren’in endoskopi işlemi ile başlayan süreç, Radyasyon Onkoloji Uzmanı Dr. Öğretim üyesi Ali Türk ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Aliustaoğlu’nun tedavileri ile devam etti. Onlarında hakkını vermek lazım. Özellikle Faik Hocamızın hasta yatağıma gelip yanıma oturarak sırtımı sıvazlaması bana her şeyden fazla güven ve umut verdi. Ben burada ilk defa bu tür büyük bir ameliyat oldum. İnşallah bundan sonra bir çok hasta şifa bulur" şeklinde konuştu.

Hastane Başhekimi Sertaş Erarslan sağlığına kavuşan Sabri Aslan’a geçmiş olsun dileklerini ileterek, "Hastanemizde önemli ameliyatların yapılması gurur ve umut verici. Deneyimli hekimlerimizin büyük işler başarması hastanemizin değerini her geçen gün arttırmaktadır. Bölgemiz insanına faydalı olabilmek için hekim ve personellerimiz fazlasıyla çaba göstermektedir. Hastamızın sağlığa kavuşmasında emeği geçen bütün çalışanlarımıza teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum" ifadelerini kullandı.

Korkutan antibiyotik araştırması: Kanserden daha fazla ölüme neden oluyor Korkutan antibiyotik araştırması: Kanserden daha fazla ölüme neden oluyor Avrupa ülkeleri arasında hem antibiyotik kullanımı hem de antibiyotik direncinde ilk sırada yer alan Türkiye’de salgın nedeniyle hastaneye yatan hastaların yüzde 60’a yakınının tedavisinde antibiyotik kullanıldı. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği tarafından yapılan çalışmaya göre antibiyotiğe ihtiyacı olan koronavirüs hastalarının oranı ise sadece yüzde 5 olarak kaydedildi.

'Kansere bağlı ölüm oranları azalmaya başladı' 'Kansere bağlı ölüm oranları azalmaya başladı' Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği ve Siemens Healthineers Türkiye tarafından Akciğer Kanser Farkındalık ayı kapsamında yapılan bilgilendirmede Prof. Dr. Gökhan Özyiğit, “Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü’nün verilerine göre son 30 yılda kansere bağlı ölüm oranı toplam yüzde 31 geriledi. En büyük düşüş ise akciğer kanserinde görüldü” dedi.

İplik solucanlarıyla kanser teşhisi İplik solucanlarıyla kanser teşhisi Japonya merkezli bir biyoteknoloji firması, iplik solucanlarını kullanarak pankreas kanserini başarıyla teşhis ettiğini duyurdu.