ZİYNETİ KOCABIYIK

Ülkemizde her 200 kişiden birinde görülmesine rağmen yaygınlığı bilinmeyen, halkın “Suna Pekuysal’ın hastalığı” ya da “Deprem Dede’nin hastalığı” olarak tarif ettiği ankilozan spondilit, çoğunlukla bel ağrısı ile başlıyor; erken teşhis ve tedavi edilmezse kamburluk ve omurgada şekil bozukluğu gibi kalıcı sakatlıklara sebep oluyor.

GEÇ TEŞHİS KAMBURLUĞA YOL AÇIYOR

Ankilozan spondilit (AS)nin sinsi bir hastalık olduğuna dikkat çeken Türkiye Romatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Pamir Atagündüz, hastalıkta en riskli konunun tedaviye geç başlanması olduğunu belirterek, hastaların genellikle sakatlık oluştuktan sonra kendilerine başvurduğunu söyledi. AS’nin toplumda çok fazla bilinmediğini ve genelde bel fıtığıyla karıştırıldığını ifade eden Prof. Dr. Atagündüz “Ankilozan spondilit hastalarının el ve ayak, diz, kalça, omuz eklemlerinde ve göğüs kafesinde ağrı ve şişlikler olabilir. Hastalığın ilerleyen aşamalarında omurların kaynaşması sonucu oluşan kemik yapıları sebebiyle ağrı ve sertlik, omurgada hareket kısıtlılığı ve omurganın öne doğru eğrilerek kamburlaşması söz konusu olabilir. Ağrının başlangıcından sonraki ilk 5-10 yıl, ortaya çıkacak olan eklem kısıtlanması ve omurgadaki şekil bozuklukları için önemli. Bu dönemde hastaların üçte birinde hızlı şekilde eklem kısıtlanması görülüyor. Omurgada kısıtlanma geliştiğinde bu hasarın geri dönüşü olmaz” dedi.

ERKEKLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Ankilozan spondilit hastalığının çoğunlukla genç yaşlarda ortaya çıktığını ifade eden Türkiye Romatoloji Derneği Üyesi İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Özbek, AS’nin belirtilerinin genellikle 15-40 yaşları arasında başladığını belirterek “Ancak hastalık daha küçük çocuklarda veya 40 yaş üstünde de görülebilir. Erkeklerde kadınlara kıyasla iki üç kat daha sıktır. Çok erken yaşlarda çocukluk döneminde başlayan hastalığın ilk belirtileri diz ya da ayak bileği gibi eklemlerde ağırıdır” diye anlattı.  

AS hakkındaki farkındalığın ülkemizde henüz oluşmadığını ve hastaların teşhis için geç başvurduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özbek “Üç aydan uzun süren şiddetli bel ağrılarınız varsa ve bu ağrılarınız dinlenmeyle artarken hareket hâlinde azalıyorsa bir an önce romatoloji uzmanına gidilmesini tavsiye ediyoruz. AS’nin kesin bir tedavisi bulunmuyor ancak şimdi sahip olduğumuz mevcut tedavi seçenekleri ve düzenli egzersizlerle hastalıkta beklenen omurga tutulumları, şekil bozuklukları önlenebiliyor ve hastaların yaşam kalitesi yükseliyor” diye konuştu.

AS’LA KISITLANMAYIN

Ankilozan spondilit hastalığında daha kaliteli bir hayatın anahtarının erken teşhis ve tedavinin yanı sıra düzenli egzersiz olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Pamir Atagündüz “Tedavisi gecikmiş hastalarda omurga eğrilikleri yüzünden hayat kalitesi düşüyor, işe devam azalıyor ve hatta iç organlarda meydana gelen hasar yüzünden hayat süresi kısalıyor. Hastalar sigara kullanıyorlarsa mutlaka bırakmalı, yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini almalı ve düzenli egzersiz yapmalıdır. Özellikle egzersiz hastalığın ilerlemesini engelleyen önemli etkenlerden biridir” dedi. Türkiye Romatoloji Derneğinin UCB Pharma Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle Dünya Ankilozan Spondilit Günü dâhilinde hayata geçirdiği “AS’la Kısıtlanmıyoruz” farkındalık kampanyası, omurgada kalıcı hasarla mücadelenin doğru tedavi ve egzersizlerle mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.

Bel ağrısı sandı tümör çıktı! Bel ağrısı sandı tümör çıktı! Sakarya’da bisikletten düştükten sonra yaralarına bakmak için ayna karşına geçen genç şoke oldu. Sık sık bel ağrıları da yaşayan 16 yaşındaki Aziz Koray Diş, omuriliğinde ciddi bir eğrilik fark etti. Durumu annesine anlatarak hastaneye giden genç, ağrıların bir tür omurga tümöründen kaynaklandığını öğrenince ikinci şoku yaşadı. Hemen ameliyata alınan genç, tedavilerin ardından sağlığına kavuştu.
Bel ağrısına 15 dakikada kesin çözüm: Ameliyat gerektirmeyen hastalara uygulanıyor Bel ağrısına 15 dakikada kesin çözüm: Ameliyat gerektirmeyen hastalara uygulanıyor Ameliyatsız bel ağrısı tedavisi mümkün! Ameliyat gerektirmeyen ağrılar,15 dakikada çözüm buluyor. Peki, ama nasıl? Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Cenk Ermol, ameliyat gerektirmeyen bel ağrılarını, “Eklem noktalarına yaptığımız iğneyle enjeksiyon veya radyofrekans tedavisi yöntemiyle buralardaki ağrı duyu liflerini bloke edip, hastanın bel ağrısının ortadan kalkmasını sağlıyoruz. 15 dakika süren işlemin ardından hasta 45 dakika sonra evine gidebiliyor” dedi.