Ziyneti KOCABIYIK

Omurganın tam düz olması gerekirken S veya C şeklinde olması olarak tarif edilebilen skolyoz, Türkiye’de yaklaşık olarak 2,5 milyon kişide görülüyor. Skolyozun erken teşhisi için anne ve babalara önemli görevler düştüğünü söyleyen Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü Klinik Koordinatörü Prof. Dr. Evrim Coşkun "Birçok ülke gibi ülkemizde de skolyoz tarama programı olmadığı için, skolyozu erken tanıyabilmek için sağlık profesyonelleri, anne baba ve öğretmenlerin dikkatli olması gerekiyor. Özellikle çocuklarda duruş bozukluklarının skolyoz belirtisi olabileceği unutulmamalı" dedi.

ÜÇ TİP SKOLYOZ VAR

Skolyozun üç türü olduğuna işaret eden Prof. Dr. Coşkun, "En sık görülen idiyopatik skolyoz sebebi bilinmeyen, kaynağı anlaşılamayan skolyozdur. Bu tipte ‘C’ skolyoz , ‘S’. skolyoz şekilli tipler görülebilir. Nöromuskuler skolyoz ikinci en sık görülen skolyoz tipidir. Bu tip skolyoz kas veya sinir hastalıklarından dolayı oluşmaktadır. Bu tipte idiyopatik skolyozun aksine solunum problemleri ve duyu problemleri daha fazla görülür. Konjenital skolyoz en az görülen tiptir. Bu tip skolyoz anne karnındaki çocuğun gelişimi sırasında ortaya çıkan sıkıntılar sebebiyle oluşur. Konjenital skolyoz diğer skolyoz formlarına göre çok daha hızlı ilerler" dedi.

ERKEN TEŞHİS BAŞARILI TEDAVİ

Her hastalıkta olduğu gibi skolyozun da erken teşhisinin çok önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Coşkun tedavinin başarılı şekillenmesinde erken müdahalenin sonucu olumlu yönde değiştirdiğini belirterek "Ne kadar erken fark edilip cerrahiye gidilirse o kadar güzel müdahale edilir ki, ilerlemeden gitmiş olur. Eskiden skolyozda cerrahiden korkulurdu, çok zordu ama artık günümüzde gelişen teknoloji ve bilinçli yetişmiş omurga cerrahları sayesinde artık eskisi kadar korkulan bir durum olmaktan çıktı. Skolyoz Araştırma ve Tedavi Derneğinin yaptığı bir çalışmada kızlarda yüzde 3, erkeklerde ise yüzde 2 oranında bir oran var ki hiç de az bir oran değil. Kızlarda erkeklerden 8-10 kat fazla görülüyor" şeklinde konuştu.

TEDAVİ, EĞRİLİĞİN DERECESİNE GÖRE BELİRLENİYOR

Skolyozun tedavisi hastalığın tespit edildiği andaki derecesine göre belirlendiğini belirleniyor. Tedavi metotları, gözlem, korse tedavisi ya da cerrahi olabiliyor. Bütün skolyoz hastalarının yaklaşık yüzde 30’u tedavi gerektiriyor. Tedavide ilk seçenek takip oluyor ve 20-25 dereceden küçük eğrilikleri olan hastaları belli aralıklarla takip edip, egzersiz veriliyor. Eğriliği 20-40 derece arasında olan ve büyüme potansiyeli bulunan kişilerde korse etkili olabiliyor ancak bunun için günde 20-23 saat takılı kalması gerekiyor. Büyümesini tamamlamış olan çocuklarda, eğrilik sırtta 45, belde 35 dereceyi aşarsa cerrahi müdahale yapılıyor. 

PROF. DR. N. YİYİT: HER 100 KİŞİDEN 3'ÜNÜN HASTALIĞI

Skolyozun sanıldığından daha yaygın olduğunu söyleyen Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Nurettin Yiyit, farklı düzeylerde de olsa her 100 kişiden üçünde görüldüğünü belirterek “Toplumda azımsanamayacak bir orandan bahsediyoruz. Bu tür hastalıkları erken fark edebildiğimizde hem sağlık sistemi hem de kişi için daha kaliteli ve huzurlu bir gelecek inşa edebiliyoruz” dedi.

Skolyoz farkındalığı ile ilgili olarak düzenlenen toplantıda hastalığın oluşumu ile de bilgi veren Prof. Dr. Yiyit şunları söyledi:

Bel kemiğinin zaman içerisinde şekli bozulabiliyor, sağa ya da sola; öne ya da arkaya doğru eğilebiliyor ya da kendi ekseni etrafında dönebiliyor. Anne ve babaların özellikle çocuklarının gelişim döneminde ön ve arkadan çocuklarının duruşuna bakmalarında fayda var. Özellikle omurilik bozulduğunda omuz, baş duruş farklılıkları oluyor. Fark ettiklerinde aile hekimlerime başvurabilirler. Yine bu iş için fizik tedavi klinikleri doğru adres. Çünkü bazı egzersizlerle bu eğim durdurulabiliyor, hatta düzeltilebiliyor. Ama bel kemiğindeki şekil bozukluğunun dozu artarsa belli bir dönemden sonra artık sıralı ameliyatlar yapmak gerekiyor.

SKOLYOZU NASIL ANLARIZ?

  • Kalçalar ve omuz seviyeleri arasında eşitsizlik
  • Özellikle yetişkinlerde bel, boyun ve sırt ağrısı, nefes darlığı
  • Kollar ile vücut arasındaki mesafenin eşitliği ve vücudun balansının bozulması
  • Baş bir yana vücut bir yana savrulduğu için çocuklar bir bacaklarının daha uzun olduğu duygusuna kapılır
  • Çocukların giydiği kıyafetlerin asimetrik görülmesi
  • Göğüs kafesinde asimetri ve bir kürek kemiğinde tümsek gözlenmesi

Skolyoz hastalığında en önemli adım 'erken tanı' Skolyoz hastalığında en önemli adım 'erken tanı' Skolyoz farkındalık haftası nedeniyle Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yeşil renkle aydınlatıldı. Skolyoz hastalığının geç fark edilmesinden korkulması gerektiğini ifade eden Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü Klinik Koordinatörü Prof. Dr. Evrim Coşkun, “Skolyoz’dan korkmayın, geç kalmaktan korkun“ dedi.