Süper Kupa finali... İki büyük kulübümüz, kupadan da öteye çok farklı anlamlar taşıyan bir maç için Manisa'da! Hava sıcaklığı 33 derece. Başta federasyon olmak üzere herkes ligin başlamasına 4 gün kala bir dostluk havası oluşsun istiyordu. Yöneticilerin geren demeçleri, maçtan önce stat içi ve dışındaki olaylar, sahaya yağan yabancı maddeler, maç öncesi yapılan törenler... Ve ellerinde olmayan sebeplerle tam 7 dakika geç başlayan maç, hakemlerin konsantrasyonunu bozmuştu. Bunların yanı sıra maçın hakemi Kamil Abitoğlu'nun alıştığı hakem ekibi sahada yoktu. Bu yardımcılarla en son 6 yıl önce maça çıkmıştı. Kıdemli yardımcı hakemin sakatlanması, 4. hakemle yer değiştirmeleri... Yardımcı hakemlerinden gereken desteği alamaması… Bir hakem için olabilecek bütün olumsuzluklar bir bir gerçekleşmişti.

Maçı tatil etmek çare mi?

Hakemlikte son yılına girmiş olan tecrübeli hakem Kamil Abitoğlu, final maçını bir ara tatil etmeyi de düşünmüş. Kafasında tatil etmek dahil her türlü plan varmış. Abitoğlu, ekip arkadaşlarına, "Biz normal bir maç yönetmedik. Tatil de edebilirdim. Bu aklıma gelmedi değil. Ancak 301 madencimizin hatırasını gölgelemek istemedim. Bu acıya merhem olmak için bu maç Manisa'ya alınmış. Herkesin iyi niyeti var. Maçı tatil etsem, kimin eline ne geçecekti? Benim hakemlikte son yılım. Kaybedecek bir şeyim de yoktu. Ama maç hep kötü anılacaktı. Hayır maçı tatil edilmiş denilecekti. Hataysa benim hatam" dediği öğrenildi. 
ÖMER FARUK ÜNAL - ÖZEL HABER