Futbol yeni yüzler, yeni fikirler ve yeni heyecanlar arıyor. Beşiktaş ve Galatasaray genel kurulları tamamlandı, her iki camiada da beklentiler arttı. Peki  TFF'de kan değişimi; Nihat Özdemir ve Servet Yardımcı'nın görevine son verdiren sebepler ortadan kalktı mı? Yeni Başkan Mehmet Büyükekşi ve yönetimi futbolumuza ve TFF'ye hangi yenilikleri getirecek?

YENİ YÖNETİM ESKİ EZBER

"Hiç" ya da "yeni başkan ile eski düzen devam eder, beklentiye girmeyin" desem çok mu ağır olur? 
Elbette, Mehmet Büyükekşi başkandan beklenti büyük, farkındayım. 
Ancak şu bir gerçek ki; Şenes Erzik, Haluk Ulusoy, Dr. Levent Bıçakçı ve Hasan Doğan'dan sonra gelen federasyon başkanları hep cevizin kabuğuyla uğraştı, meselenin özüne inmediler, inemediler. 
Çünkü, inerlerse yeldeğirmenine saldıran Don Kişot vaziyetine düşeceklerinin korkusuna kapıldılar. 
Oysa ya ya kurtaracı, beyaz atlı bir prens ya da elinde sihirli değneği olan bir sihirbaz aradı durdu futbolumuz yıllarca, nafile! 
Böyle kahraman ve hünerli bir yönetimi, özellikle de dağ gibi biriken sorunları ilk günden çözebilecek sihirbazı bulmak zor hatta imkansız! 
Acı gerçek bu! Çünkü sistem arızalı ve bu arızalı sistemden beslenenler var. O yüzden kara delikler kapanmıyor bir türlü. 

SİSTEM ARIZASI NE?

TFF'nin genel kurul yapısı, delege dağılımı, eğitim anlayışı, futbolcu, teknik adam, hakem, menajer, spor hekimi ve tabana ait ne varsa onları üreten bir sistem ve organizasyonun mevcut olmaması. Gerçekci hedefler belirleyememek.

-Ne gibi?
Söz gelimi; dört yıllık süreçte kulüplerimiz, yarışmacı olarak Avrupa'da A noktasından B noktasına yükselecek, UEFA Kupası, Süper Kupa kaldıracak ya da Şampiyonlar Ligi'nde final oynayabilecek seviyeye yükselecek diyebiliyor muyuz? 
Avrupa futbolunun 5. büyük ekonomisine sahip bir ülke olarak, İtalya, Almanya, Fransa hatta Yunanistan'ın Avrupa Şampiyonu olduğu yerde bizim milli takımlarımız da şampiyon olabilir, olmalı, diye hedefler koyabiliyor muyuz? Hayır!
Bitmedi; Kıt'anın hatırı sayılır futbol ülkesi olarak dünya pazarına Fransa, Almanya, Belçika gibi futbolcu ve teknik adam ihracatı yapabiliyor muyuz? 
Kendi futbol ekolomüzü kurup, olgunlaştırıp, ihraç edebiliyor muyuz? 
Yok, yok, yok.

YABANCI KARŞITLIĞI MI?

-Peki ne var? 
Yabancı hayranlığı! Kolaycılık ve nesapsızlık var. 

-Nasıl?
Vaziyet ortada; ligde takımlara ilk 11'de 8, maç kadrosunda 14 yabancı oyuncu bulundurabilen -tüketime yönelik yapı ve o köhne anlayış- hâlâ devam ediyor. 
Maalesef, geçmişte S.O.S. veren bu anlayış ve sistemden -işin kolayına kaçan- kulüplerimiz de vaz geçemiyor. 
Söyleyin üreten sistem yerine tükemiti ön planda tutan bu yapıda futbolumuz borç batağına batmaz da ne olur? 

-Mehmet Büyükekşi ne yapmalıydı?
Eli - kolu bağlı, kendini seçen kulüplerin karşısında durabilir miydi ya da ilk günden o radikal çıkışı gösteren cesur yürek olabilir miydi, olamazdı. Çünkü her ne kadar Gazişehir Gaziantep gibi bir kulüpte kısa süreli başkanlık yapsa da tam bilgiye sahip değildi ve radikal çıkış için önce bir fotografını tümünü görmesi gerekiyordu. Bu süreç o süreç diye düşünüyorum. 
Ayrıca kulüplerin 21 yaş ve altında, 14 Yaş Altı Milli Takımı dahil olmak üzere kendi milli takımlarında 10 müsabakada oynamış 3 yabancı futbolcu ile sözleşme imzalayabilecekleri ve bu futbolcuları A takım listesine yazabilecekleri bir ortamda -85 milyonluk nüfusu ile öğünen- bu ülkenin genç yetenekleri kendilerine nerede ve nasıl şans bulacaklar?
Dahası TFF 1. Lig'deki takımların, ilk 11'de 5, maç kadrosunda ise 7 yabancı oyuncu bulundurabileceği ve toplam 8 oyuncuya lisans çıkarabileceği bir ortamda milli takımlarımızın futbolcu havuzuna Süper Lig ve alt liglerden oyuncu taşınabilir mi?
Dahası, dünya pazarına futbolcu, teknik adam, futbol kültürü, futbol ekolü ihraç edilebilir mi?

HAVANDA SU MU DÖVECEĞİZ YİNE?

Görünen o ki; eski tas eski düzen şimdilik devam edecek gibi. Ancak inanıyorum ki, daha inanmak istiyorum ki; TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi başkanlığındaki bu ekip bu çarpık düzene devam etmeyecektir. Mesala yüzde 40 olarak belirlenen Takım Harcama Limitleri'ndeki sapma oranınına bağlılık, Kulüp Lisans ve Finansal Fair Play Talimatı Takım Harcama Limiti'ne uyulup uyulmadığı ne ölçüde denetleniyor? Bundan sonra bu ölçme ve değerlendirme hem kulüplerin seçilmiş ya da bağımsız denetçileri tarafından hangi ciddiyetçe gerçekleştirilecek. TFF'nin denetleme organları asli görevlerini Almanya'da, İngiltere'de, İtalya'da hatta Fransa'da olduğu kulüplerin adına ve tarihine bakmadan radikal şekilde yapabilecekler mi?

Bu soruların cevabını "evet" diye verebiliyorsak bilin ki o gün futbolmuz şahlanışa geçer ama bugün için bu yapı ve bu anlayışla bu hayal gibi görünüyor. Çünkü Büyükekşi yönetimi de meselenin özüne değil detaya boğulmuş durumda, "Bütün müesseseler istifa" etsin söylemi ile yetiniyor, söyleyin "İlla da her şeyin değişmesi mi gerekir?"

TFF'nin yeni başkanı Mehmet Büyükekşi oldu, Federasyon tarihinde bir ilkle beraber geldi TFF'nin yeni başkanı Mehmet Büyükekşi oldu, Federasyon tarihinde bir ilkle beraber geldi TFF Olağanüstü Genel Kurulunda, 8 adayın yeterli imzayı toplayamaması nedeniyle Mehmet Büyükekşi'nin tek aday olarak başkanlık seçimine gireceği açıklanmıştı. Büyükekşi, 209 delegenin 158'inin oyunu alarak yeni Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı seçildi. Hamit Altıntop da Büyükekşi'nin listesinde... İşte yeni Türkiye Futbol Federasyonu yönetimi ve TFF tarihindeki ilk...

Ali Koç vurdu kapıyı çıktı! Kulüpler Birliği toplantısında Mehmet Büyükekşi gerilimi Ali Koç vurdu kapıyı çıktı! Kulüpler Birliği toplantısında Mehmet Büyükekşi gerilimi Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, TFF Başkan Adayı Mehmet Büyükekşi'nin Kulüpler Birliği toplantısına katılmasından bir süre sonra vakfın ofisinden ayrıldı.