ALİ ÇELİK

Türkiye otomotiv sanayii, yoğun geçen bir yılı daha ardında bıraktı. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre, 2019 yılında toplam üretim, bir önceki yıla göre yüzde 6 azalırken otomobil üretimi ise yüzde 4 yavaşladı. Türkiye otomotiv pazarı da 2019 yılını bir önceki yıla göre yüzde 23 daralarak, yaklaşık 492 bin adet seviyesinde kapattı. Otomotiv ihracatını 11,9 milyar dolara taşıyan sektör toplam ihracat rakamında ise 31,2 milyar dolar seviyesine yükseldi.
Düzenledikleri basın toplantısında 2019 ve 2020 takvim yılını değerlendiren Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Haydar Yenigün, sektörle ilgili önemli konulara değindi. Bütün tedbirlere ve ciddi teşviklere rağmen zor bir seneyi geride bıraktıklarını dile getiren Yenigün, pazarın 500 bin altında kaldığını hatırlatarak “Bu son 16 yılın en düşük rakamı. 2019’da küresel pazarlarda da bir yavaşlama süreci yaşandı. Brexit önemli bir etken ve ancak 2020 yılının sonuna süreç netleşecek. Bu anlaşma gerçekleşene kadar, bizim de AB ve İngiltere ile anlaşmış hâle gelmemiz gerekiyor. Aksi hâlde ihracatımızı ciddi bir şekilde etkilenecektir. Ayrıca, regülasyonlar noktasında ciddi kararlar alındı. Mesela ağır ticari araçlar için önümüzdeki 10 yılda %30 emisyon azaltımı isteniyor. Mevcut içten yanmalı motor teknolojileriyle bu mümkün değil. Yalnızca elektrikliyle mümkün olabilir. Diğer yandan küresel ticaretteki ABD-Çin ilişkisi de bizleri etkiliyor. Çünkü otomotiv sektörü dünyanın her yerinden malzeme alıyor, her yerine malzeme satıyor. Ve tabii ki, aralık ayında Türkiye’nin Otomobili’ni de gördük. Bu da 2019’a damgasını vuran bir diğer önemli bir gelişme oldu ve bizi gururlandırdı” ifadelerini kullandı.  
BAZ ETKİSİYLE DARALMA %50
Yenigün açıklamalarına şu şekilde devam etti: Tarihimiz boyunca Türkiye otomotivinin geldiği en iyi nokta 2017 yılıydı. Bir milyonluk bir pazar ve 1,7 milyonluk üretime ulaşmıştık. 2019 yılında bu rakam 1 milyon 461 adetlere düştü. Bu da baz etkisi dikkate alındığında üretimde 2017 yılına göre yüzde 14’lük bir azalma yaşandığı anlamına geliyor. Biz OSD olarak karşılaştırmayı 2018 yılına göre değil “baz etkisi” dediğimiz 2017 yılına göre yapmanın daha doğru olduğuna inanıyoruz. Tabii ki yayınladığımız raporlarda geçtiğimiz yılı kıyaslıyoruz ancak sizlerin ve kamuoyunun dikkatini çekmek istediğim nokta aslında baz etkisi. Çünkü, Türkiye’de sürekli artan kurulu kapasite var. Çünkü 1,7 milyon aracı üretmek için belirli bir kapasite gerekiyor. Kapasite 2017 yılında 1 milyon 917 bin, sonra 1 milyon 971 bin ve 2 milyon. Otomotiv endüstrisi sürekli kapasite artırır. Endüstrimiz ne zaman kapasite artırmaz ve yerinde durur ise ortada çok ciddi bir problem var demektir. Sistemin kendini hazırladığı iç pazar noktası bir milyon. Bunun özellikle altını çizmek istiyorum. Pazara gelecek olursak otomotiv pazarı yine baz etkisi dikkate alındığında 2017 yılına göre yüzde 50 oranında bir daralma yaşadı. Geçtiğimiz sene ile karşılaştırıldığında ise bu rakam yüzde 23.

HEDEFİMİZ İKİ MİLYON
OSD olarak, 2020 senesinin sonunda yüzde 18 artışla 580 bin adetlik bir pazar öngördüklerini dile getiren Yenigün “Üretimin ise %1’lik artışla 1 milyon 475 bin adet civarında gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Bu tahminler şu anki şartlara göre çeşitli teşvikler veya ön görülemeyen durumlar yaşadığımızda rakamlar değişiklik gösterebilir. 580 bin adetlik pazar yine esasında çok hoş bir manzara değil. Daralma uzun vadeye yayıldığı anda üretici umutsuzluğa kapılır ve küçülmeye gider. Şu anda OSD üyelerinde çalışan çıkaran küçülmeye giden yok. OSD üyelerimiz bu dönemin geçici olduğuna inanıyor. Bizim bir, bir buçuk ve iki milyona gitme hedefimiz var. Umudumuz var, bu stratejiyle ilgili önemli bir hazırlık içerisindeyiz” dedi.