KAAN ZENGİNLİ

Bu hafta Mercedes’in ilk elektrikli otomobili olan EQC’yi test ettik. Mercedes kalitesinin elektrikli bir motor ile nasıl uyum sağlayacağını merak edenler için oldukça faydalı bir yazı oldu. Öncelikle belirtmeliyim ki, menzil ve şarj sorunu yalnızca Mercedes özelinde değil, tüm elektrikli otomobiller şimdilik için geçerli bir durum.

Otomobilin dış görünümünden başlarsak; EQC, dışarıdan bakıldığında elektrikli otomobil olduğunu belli eden bir tasarıma sahip. İçten yanmalı bir motoru olmaması nedeniyle, ön ızgarada rüzgâr girişleri bulunmuyor. Ön farlar fütüristik çizgilere sahip. Arka stopların kesintisiz birleşmesi şık bir görüntü veriyor. Ayrıca sürtünme katsayısını azaltan büyük jantları, SUV segmenti ile uyum sağlıyor. 

KONFOR VE TEKNOLOJİNİN UYUMU

Otomobilin içi oldukça geniş ve ferah, yalnızca tasarımı gereği tavanın arka bagaja doğru bir eğimi söz konusu, dolayısıyla arka koltuklar, ön koltuklara göre daha basık duruyor. Tabii diz ve baş mesafesi rahatsız edici boyutta değil. Tamamıyla Mercedes’in kalitesi bu otomobilde de kendini fazlasıyla belli ediyor. Ön kokpitte otomobilin elektrikli olduğunu belli eden detaylar var. Yine bizi mavi çizgiler karşılıyor. Ayrıca kokpit tasarımı Mercedes’in iç dizaynından alışık olduğumuzun dışında, keskin hatlara sahip. Bagajda 500 litrelik bir hacim bulunuyor. Otomobile özgü en önemli detaylardan biri de EQ modu, buradan şarj bilgilerine ulaşabiliyorsunuz. “En yakın şarj istasyonu nerede”, “Son dolum ne kadar yapıldı” “Hangi mod ile kaç kilometre menzil yapabilirim” gibi sorulara cevap alabiliyorsunuz.

SESSİZ KULLANIMA ALIŞIYORSUNUZ

Direksiyon tasarımı Mercedes'in son dönemde karşımıza çıkan birçok modeli ile aynı. Üzerinde 2 adet touchpad bulunuyor. Bunlarla otomobilin birçok özelliğini kontrol edebiliyorsunuz. Tabii arzu ederseniz ‘Hey Mercedes’ diyerek sesli komut sistemi ile de otomobili yönetmeniz mümkün. Elektrikli olması nedeniyle otomobilde bir motor sesi duymuyorsunuz. İlk deneyimleyenler için risk oluşturabilecek bir durum. Tabii alışması zor değil. Ayrıca otomobilin yol tutuşu da ciddi anlamda güven veriyor. 

0-100 KM HIZI, 5,1 SANİYEDE YAPIYOR

Gelelim herkesin merak ettiği konuya, Mercedes EQC, tam dolu şarj ile kaç kilometre yol alabiliyor…  Fabrika verilerine göre EQC, tam dolu hâlde 400 kilometre yol yapabiliyor. Biz testimizde ortalama 200-250 kilometrelik bir menzili yakaladık. Uzun yol yaptığınızda menzil daha aşağı düşüyor. Çünkü elektrik motoru tekerleklere aralıksız güç uyguluyor. Trafikte veya yarı akıcı bir yolda, ayağınızı gaz pedalından çektiğiniz takdirde, tekerleklerde oluşan kinetik enerji, pilin dolmasını sağlıyor. EQC, 4 çeker, 408 beygir ve 750 Nm bir torka sahip. Bu verilerle 5.1 saniyede 100 km hıza yükselebiliyorsunuz.

EQC, 3 farklı tipte şarj ediliyor. Bunlardan biri hızlı şarj. 50 dakikada pillerin tamamı doluyor. Bir diğeri normal şarj, bunda da tam dolum 5 saati buluyor. Şayet ev şarjı kullanacaksanız, şarj süresi 12 saati geçiyor. Kısacası hızlı şarj kullanımı dışında oldukça vakit alan bir durum. Pillerin 8 yıl ve 160 bin kilometrelik bir garantisi bulunuyor. Bu süre zarfından pillerde bir performans sorunu yaşanırsa, ücretsiz olarak değişimi yapılabiliyor. Son olarak EQC kalitesinde bir SUV almaya kalktığınızda fiyatının 2-3 milyon lirayı bulduğunu görüyoruz. Ancak EQC’nin 1 milyon 315 bin liralık etiketi, şarj ve menzil sorununu görmezden gelmenizi sağlıyor.

Proace City, PSA’dan marka algısı ile ayrılıyor Proace City, PSA’dan marka algısı ile ayrılıyor Toyota’nın hafif ticari modeli Proace City, PSA Grubu’nun; Opel Combo, Peugeot Rifter ve Citroen Berlingo modeli ile tamamen aynı özelliklere sahip. Ortak üretim olan modelde, Toyota multimedya ekranı, direksiyonu, ön ızgara ile farları ve amblemi farklı diyebiliriz.

Bayon fiyatına göre çok teknolojik Bayon fiyatına göre çok teknolojik Hyundai’nin İzmit’te ürettiği Bayon, yarı otonom sürüş yeteneği, birçok güvenlik desteği ve tasarımı ile dikkat çekiyor. Özellikle 201 bin liradan başlayan fiyatı, bu akıllı otomobilin en büyük tercih nedeni olarak duruyor…