Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Colman Deegan, geleceğin anahtarının fiber olacağını belirterek “Bu noktada, tüm paydaşlar açısından başarılı bir model geliştirmek üzere hükûmet ve diğer operatörler ile birlikte çalışmaya hazırız. Hükûmet politikasıyla tam uyumlu bir varlık paylaşımını sonuna kadar destekliyoruz” dedi. Deegan, şirketin 2018 faaliyetleri ve 2019 beklentilerine ilişkin yaptığı açıklamada, Vodafone Türkiye’nin, 2018 yılında da başarılı performansını sürdürdüğünü ifade ederek, 2018-2019 mali yılının ilk yarısı olan Nisan-Eylül 2018 döneminde 670 milyon lira yatırım yaptıklarını bildirdi. Aynı dönemde servis gelirlerinin yüzde 14,6 artışla 5,2 milyar liraya ulaştığını belirten Deegan, bugün itibarıyla toplam 23,7 milyon mobil ve 775 bin sabit genişbant müşterisine hizmet verdiklerini anlattı. Deegan, 12 yıldır faaliyet gösterdikleri Türkiye pazarına toplam 21 milyar lirayı aşkın yatırım yaptıklarını da ifade etti.

BÖLGENİN LİDERİ OLMAYA ADAY
Colman Deegan, mobil şebekelerini geliştirmeye ve 4.5G’de ilerlemeye verdikleri öneme işaret etti. 4.5G müşteri sayısının 14 milyonu aştığını bildiren Deegan, Türkiye Vodafone Vakfı çatısı altında da son 11 yılda yaklaşık 4 milyon kişinin hayatına dokunarak 37 milyon liralık sosyal yatırım yaptıklarını belirtti. Vodafone Türkiye CEO’su Deegan, geleceğin anahtarının fiber olacağını anlatarak, şöyle devam etti: Bu noktada, tüm paydaşlar açısından başarılı bir model geliştirmek üzere hükûmet ve diğer operatörler ile birlikte çalışmaya hazırız. Hükûmet politikasıyla tam uyumlu bir varlık paylaşımını sonuna kadar destekliyoruz. Türkiye’deki fiber ayak izini yaygınlaştırmak, sadece sabit pazar için değil, aynı zamanda mobil şebekelerin veri taşıma kapasitesini güçlendirmek için de gerekli. 2019’un, Türkiye’nin dijital dönüşümünde hayati rol oynayacak fiber altyapının yaygınlaştığı ve sabit internet pazarında da rekabetin geliştiği bir yıl olmasını diliyoruz.
Telekom sektörünün hiç olmadığı kadar hızla değiştiğine dikkati çeken Deegan, yatırımların önünün açılması, yatırım ikliminin desteklenmesi ve bu alanda yeni teşviklerin devreye alınmasıyla Türkiye’nin, telekomünikasyon sektöründe bölgesinin lideri olmaya aday olduğunu söyledi.