Ömer Temür - Etiya Kurucu Ortağı ve CEO’su Aslan Doğan bu kaynağın Türkiye’de kalması için ‘yerli ve millî bir seferberlik hamlesi’ne ihtiyaç olduğunu söyledi. Türkiye’nin stratejik coğrafi konumu, genç nüfusu ve yetişmiş elamanıyla bölgedeki potansiyeli en yüksek ülke olduğunu ifade eden Doğan, “Biz eğer cari açığı kapatmak; refahı artırmak istiyorsak bunun tek bir yolu var, o da yazılım. Bunun için de diyoruz ki, artık bizim ‘yerli ve millî bir yazılım seferberliği’ne ihtiyacımız var. Bunun da temel olarak beş ana bileşeni olduğuna inanıyoruz. İlk olarak KİT Kanunu’nun değiştirilmesi sektöre çok ciddi bir ivme katacaktır. İkinci olarak teşvik mekanizmasının tamamen ürün ve ihracat odaklı olarak güncellenmesi gerekiyor. Üçüncü bir adım olarak sektörel bir yapı kurulmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda teknoloji sektörünü bilen, oradaki ihtiyaçlara göre daha dinamik hareket edebilen bir ‘Teknobank’ın kurulması olmazsa olmaz” dedi. Doğan 4. bileşen olarak Batı’dan gelen anlayış ve yaklaşımların benimsenmesi yerine strateji ve modellerde, yerli olgusunun temel alınmasının önemine dikkat çekti. Bugün Türkiye’de ne zaman bir teknopark açılsa Silikon Vadisi benzetmesiyle karşılaştıklarını dile getiren Doğan “Diyoruz ki; gelin Silikon Vadisi ifadesinden vazgeçelim. Buna mesela Ihlara Vadisi diyelim ve bunu da yerli ve millî stratejinin temeline koyalım. Bizden olan, yerli ve millî, burada büyüyecek, burada yeşerecek bir anlayışı koyalım. Yoksa biz sürekli o Batı’dan gelen anlayışın altında eziliyoruz. Biz burada yerli ve millî kavramıyla kendi fırsatlarımızı kendi şirketlerimizi ön plana koyarak değerlendirdiğimizde, ürünleşmeye fırsat verdiğimizde zaten bir başarı hikayesi yazıyoruz” diye konuştu. Son olarak Türkiye’nin kendi alanında bir ‘hub’ olabileceğini belirten Doğan bu alanda Türk şirketlerinin dış tehditlere karşı koruma altına alınması gerektiğini kaydetti.