Ömer Temür - Bugünkü dijital fotoğrafçılığın temelini atan Russell Kirsch 91 yaşında hayatını kaybetti. Kirsch'ün 50 yıllık meslek hayatındaki en büyük başarısı hiç şüphesiz 'Piksel'di. Kirsch'ün geliştirdiği teknoloji bugün hâlâ birçok tartışmanın da kaynağında yer alıyor. 1929 doğumlu Amerikalı mühendis Russell A. Kirsch 1951’de Ulusal Standartlar Bürosuna (NBS), SEAC’yi kullanan Standart Doğu Otomatik Bilgisayarı ekibinin bir parçası olarak katıldı. SEAC, ABD’nin 1950’de hizmete giren ilk işletme programlı bilgisayarı oldu. 1957’de Kirsch’in ekibi fotoğrafların yüzeyleri üzerindeki yoğunluk değişimlerini izlemek için bir dijital görüntü tarayıcısı geliştirdi ve ilk dijital taramaları yaptı. Taranan ilk fotoğraf Kirsch’in üç aylık oğlu Walden Kirsch’in fotoğrafıydı. 5 cm x 5 cm ölçülerindeki bir alanda yalnızca 176 x 176 dizi olan 30,976 piksel olarak çekilen fotoğraf, Instagram profil fotoğrafı olabilecek büyüklükteydi. Bit derinliği ise piksel başına sadece bir bitti.

Kirsch, Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsünün arşivlenmiş gönderisinde görüntünün nasıl elde edildiği de açıklamıştı. Buna göre tarayıcı, büyük boy bir tambur, ona monte edilmiş dönen bir tambur ve bir foto çoğaltıcı kullanılmış. Dönen tambur görüntülerin yansımalarını yakalamak amacıyla kullanılırken resim ile foto çoğaltıcı arasına yerleştirilmiş olan delikli bir kumaş görüntünün çizgi çizgi ayrılmasını engelleyerek noktacıklara ayrılmasını, yani piksel piksel ayrılmasını sağladı. Başlangıçta elde edilen görüntüler yalnızca siyah veya beyaz renkteyken Kirsch ve ekibi, görüntüyü farklı eşiklerde birden çok kez tarayıp, sonrasında bu taramaları üst üste dizerek gri rengi elde edebilmeye başardı. Bu çalışma, bugünkü dijital görüntülemenin de temelini oluşturdu. 

Dijital fotoğrafçılığın geliştirilmesindeki önemi nedeniyle, 2003 yılında Kirsch’in oğlunun taranmış fotoğrafı, Life World tarafından “Dünyayı Değiştiren 100 Fotoğraf” tan biri olarak seçildi. Orijinal görüntü Portland Sanat Müzesinde sergileniyor.  Kirsch NASA için çalışmadı ancak bu buluşu Apollo ay inişi de dâhil olmak üzere 1960’larda ve sonrasında uzay araştırmaları için çok önemli olmasına neden oldu. Öyle ki “insanoğlunun aya iniş yapmadığını” ileri sürenler ay fotoğraflarının bu teknoloji sayesinde stüdyo ortamında üretildiğini iddia etti. Dijital görüntü üzerinde oynamaya yapılabilmesine imkân sağlayan piksel teknolojisi bugün yapay zekâ eşliğinde fotoğrafları güzelleştirmek için kullanılıyor.