Tahminlerden biri, Jüpiter'in geçmişte bebek gezegenleri tüketmiş olabileceği yönünde. Jüpiter, bu potansiyel gezegenleri yiyerek kendi kütle merkezine dönüştürdü. 
Jüpiter, Güneş'in oluşumundan arta kalan hidrojen gazının çoğunu vakumlayarak, diğer tüm gezegenlerin toplam kütlesinin iki katını içeren, Güneş Sistemindeki en büyük gezegendir. Bu bol hidrojen, dev gezegenin uçsuz bucaksız atmosferinin büyük bölümünü oluşturur ve daha derinlerde, Jüpiter'in devasa manyetik alanının kaynağı olan, elektriksel olarak iletken, metalik sıvı hidrojenden oluşan uçsuz bucaksız bir okyanusa basınçla sıvılaştırılır.

NASA'NIN JUNO'SU, JÜPİTER'İ KARIŞ KARIŞ İNCELİYOR

Bilim insanları, 2016'dan beri gaz devi Jüpiter’in yörüngesinde dolaşan ve gezegeni inceleyen NASA'nın Juno uzay aracının aldığı yerçekimi ölçümleri sayesinde gezegene ilişkin yeni bilgiler elde ediyor. İşte Juno'nun sağladığı verileri analiz eden araştırmacılar bir anormallik buldu; önceki modeller, Jüpiter'in çekirdeğinin ne olursa olsun gezegenin kütlesinin yaklaşık yüzde 10'unu oluşturduğunu öne sürüyordu. Ancak Juno verilerine bakan ekip, bu bölgenin gezegenin kütlesinin yüzde 30'unu veya daha fazlasını oluşturduğunu buldu. Bu da hidrojen ve helyumdan beklenenden daha fazla ağır element anlamına geliyor. 

Birkaç ihtimali düşünen araştırmacılar, sonunda bir senaryoya karar verdi; Jüpiter'in erken büyümesi, küçük uzay kayalarının yığılmasından büyümek yerine, çok daha büyük gezegenler arasındaki çarpışmalar tarafından körüklenebilirdi. Bu, Jüpiter'in çekirdeğinde bulunan daha ağır elementleri açıklayabilir ancak aynı zamanda Güneşimiz ve diğer yıldızların etrafındaki gezegen oluşumunu nasıl anladığımız konusunda da büyük çıkarımlara sahip olabilir.

JÜPİTER HAKKINDA YENİ SENARYOLAR

Bilim insanları, Jüpiter'in yerçekiminin diğer gezegenlerin oluşumunu ve yörüngelerini etkilediğini ve diğer yıldız sistemlerindeki büyük, erken oluşan gaz devlerinin benzer bir etkiye sahip olabileceğini biliyorlar. Ancak gaz devleri, bir gün dünya gibi kayalık gezegenlere dönüşebilecek gezegenleri de yutmak zorunda kalırlarsa, bu gaz devlerinin diğer gezegenlerin ve bildiğimiz anlamıyla yaşamın oluşumu üzerinde bir kereden daha fazla etkisi olabilir. 

Araştırmacılar, Jüpiter'in ağır merkezi için biraz daha az olası açıklamalar olsa da, Jüpiter'in ilk yıllarında bir noktada büyük bir kayalık cismin devasa bir etkisi de dahil olmak üzere makalede belirtti. Kesin olarak bilmek, ‘dev gezegenlere sahip güneş dışı sistemlerin gözlemlenen ve modellenen mimarilerinden ve genişletilmiş görevi sırasında elde edilen gelecekteki Juno verilerinden, diğer yıldızların etrafındaki gezegen oluşturan bölgelerin gelecekteki yüksek çözünürlüklü gözlemlerini’ gerektirecek.

Oysa ki hayatın izlerini arıyorlardı… NASA, Mars’ta çöp buldu Oysa ki hayatın izlerini arıyorlardı… NASA, Mars’ta çöp buldu NASA, Mars kapısı ve ağaç gibi görünen tuhaf kayaların ardından ilginç bir keşifle daha gündemde. ABD Havacılık ve Uzay Ajansı'nın Kızıl Gezegen'i karış karış gezen keşif aracı Perseverance bu kez çöp buldu.

Planlar altüst oldu... NASA uyduları kayboldu! Planlar altüst oldu... NASA uyduları kayboldu! Astra uzay şirketinin geliştirdiği ve 'düşük maliyetli' olarak tanıttığı roketle fırlatılan uydular kayboldu. İki küçük uydu ile NASA, tropik fırtınaları takip etmeyi amaçlıyordu.