TBMM Genel Kurulu'nda, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu terör örgütü PKK'nın Gara'daki katliamı ile Pençe Kartal-2 Harekatı konusunda bilgilendirme yapıyor.

Soylu'nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Bu çocuklarımızın hiçbiri pikniğe giderken kaçırılmadı. Kimisi bayramdan dönerken kaçırıldı. Kimisi 'üniversite imtihanını kazanabilir miyiz' diye açıköğretim imtihanına giderken kaçırıldı. Yaklaşık 5 yıldır bu olayı hükümetimizin bütün birimleriyle hep beraber yaşıyoruz. Biz, bu ailelere sadece bir vatandaş muamelesi yapmadık, Allah şahittir, evlat olduk. Her üç ayda bir görüştük. Ama kimlerin nasıl görüştüğünü, bu ailelerimizi nasıl istismar etmeye çalıştıklarını, nasıl PKK'ya yönelik yeni bir alan açmak için çaba sarf ettiklerini söyleyeceğim.

Üç boyutlu fotoğraflarını görseniz, kara harekatının çok zor yapıldığı yerlerden birisi. Bir milletvekili gitti boy gösterdi yakın zamanda orada, ismini sorarsanız söyleriz. Bu çocuklar ayın 10'unda şehit oldu. Belçika numaralı bir telefondan dediler ki, 'Bombalıyorlar, çıkın deyin ki TSK burayı bombalıyor, bombalamasınlar'. Terör örgütünden merhamet, vicdan bekleyen vicdansızdır. Terör örgütünden ahlak bekleyen ahmaktır. Terör örgütünden hukuk bekleyen, 'Acaba bir şey olur mu?' diye ona yasalanan hain oğlu haindir. Derdimiz ne bizim Gara'da? Niçin Hakurk, niçin Haftanin, niçin buralara giriyoruz? 2019 yılında terör örgütünün yaptığı tacizlerin yüzde 70'i o bölgelerden bize geldi.

Şehitlerimizin aileleriyle görüşülmediği yalandır. Sadece benim bakan yardımcım ailelerle 5 kere görüştü. Devlet burada üstüne düşen her şeyi yerine getirmiştir. İnsani olan hiçbir kapıyı kapatmadık. Getirilmeleri için "Her teminata hazırız" dedik.

Bu çocuklar kaçırıldıklarında Pervin Buldan dedi ki, 'Biraz misafir edecekler sonra bırakacaklar'. 10 tane çocuğa acımayan, askerime, polisime ve oradaki kahraman jandarmama acımayan sivil vatandaşıma acır mı? Vücut bütünlüklerinin fotoğrafların hepsi burada. İçimiz kan ağlıyor; ama bu fotoğraflara baktığınız zaman Allah şahittir o Murat Karayılan'ı bin parçaya bölmezsek rahat etmeyiz.

 

Ayrıntılar geliyor...